TARIFNAME PD-l EKSENI BAGLAYICI ANTAGONISTLER VE MEK INHIBITÖRLERININ KULLANILDIGI KANSER TEDAVISINE YÖNELIK YÖNTEMLER Ilgili Basvurulara Çapraz Referans Bulusun Arka Plani T hücresine yönelik iki ayri sinyalin saglanmasi, antijen sunan hücreler (APC) tarafindan dinlenme halindeki T lenfositlerinin lenfosit aktivasyonu için yaygin olarak kabul edilen bir modeldir. Lafferty ve dig, Aust. J. Exp. Biol. Med. ScL 53: 27-42 (1975). Bu model ayrica, self tolerans ile non-self ve immün tolerans ayrimini saglar. Bretscher ve dig, Science 169: Birincil sinyal veya antijen spesifik sinyal, majör histo- uyumluluk kompleksi (MHC) baglaminda sunulan yabanci antijen peptitinin taninmasinin ardindan IP hücresi reseptörü (TCR) yoluyla transdükse edilir. Ikincil veya ortak uyarici sinyal, antijen sunan hücreler (APC) üzerinde eksprese edilen ortak uyarici moleküller tarafindan T hücrelerine iletilir ve klonal genisleme, sitokin sekresyonu ve efektör fonksiyonunu desteklemek üzere T hücrelerini indükler. Lenschow ve dig., Ann. Rev. Immunol. 14:233 (1996). Ortak uyarilmanin olmamasi durumunda, T hücreleri antijen uyarimina karsi direnç gösterebilir, etkili bir bagisiklik tepkisi olusturmaz ve ayrica yabanci antijenlere karsi tolerans veya tükenmislige neden olabilir. Iki sinyalli modelde, T hücreleri, hem pozitif hem de negatif ikincil ortak uyarici sinyalleri alabilir. Bu pozitif ve negatif sinyallerin düzenlenmesi, immün toleransini korurken ve otoimmüniteyi önlerken konagin koruyucu immün yanitlarini en üst düzeye çikarmak için kritik öneme sahiptir. Negatif ikincil sinyallery T hücresi toleransinin indüksiyonu için gerekliyken, pozitif sinyaller, T hücresi aktivasyonünu destekler. Basit iki sinyalli model naif lenfositler için geçerli bir açiklama saglarken, bir konagin immün yaniti dinamik bir süreçtir ve antijene maruz kalan T hücrelerine ortak uyarici sinyaller de saglanabilir. Ortak uyarici sinyallerin manipülasyonu, hücre bazli immün yanitini arttirmak veya sonlandirmak için bir araç sagladigini gösterdigi için ortak uyarilma mekanizmasi terapötik öneme sahiptir. Yakin zamanda, T hücresi disfonksiyonunun veya anerjisinin, inhibitör reseptörü, programlanmis ölüm 1 polipeptitinin (PD-l) indüklenmis ve sürekli ekspresyonu ile eszamanli olarak meydana geldigi kesfedilmistir. Sonuç olarak, PD-l'in ve programlanmis ölüm ligandi 1 (PD-Ll) ve programlanmis ölüm ligandi 2 (PD-L2) gibi PD-l ile girdigi etkilesimler yoluyla sinyal veren diger moleküllerin terapötik hedeflemesi, yogun bir ilgi alanidir. PD-Ll, birçok kanserde asiri eksprese olur ve siklikla zayif prognoz ile iliskilendirilir (Okazaki T ve dig., Intern. Immun. 66(7):338l). Ilginç bir sekilde, tümör infiltre eden T lenfositlerinin büyük çogunlugu, normal dokulardaki T lenfositlerine ve periferal kan T lenfositlerin tersine PD-l'i eksprese eder ve bu, tümör reaktif T hücreleri üzerindeki PD- 1'in yukari regülasyonunun bozulmus antitümör immün yanitlarina katkida bulunabilecegini belirtir (Blood 2009 ll4(8): 1537). Bunun nedeni, T hücresi aktivasyonunun zayiflatilmasi ve immün sürveyansinin kaçisi için PD-l eksprese edici T hücreleri ile etkilesime giren PD-Ll eksprese edici tümör hücreleri tarafindan aracilik edilen PD-Ll sinyallemesinin kullanilmasi olabilir (Sharpe ve dig., Nat ReV nedenle, PD-Ll/PD-l etkilesiminin inhibisyonu, tümörlerin CD8+ T hücreleri ile aracilik edilen ölümünü arttirabilir. Dogrudan ligantlar yoluyla PD-l ekseni sinyallemesinin inhibisyonu (örn. PD-Ll, PD-LZ), kanser tedavisi için T hücresi immünitesini (örn. tümör immünitesi) arttirmak için bir araç olarak önerilmistir. Ayrica, T hücresi immünitesine benzer gelistirmeler, PD-Ll'in baglanma partneri B7-l'e baglanmasinin inhibe edilmesiyle gözlemlenmistir. Ayrica, PD-l sinyalinin inhibisyonunun tümör hücrelerinde deregüle edilen diger sinyalleme yolaklari (örn. MAPK yolagi, "MEK") ile kombine edilmesi tedavi etkililigini daha da arttirabilir. Ancak, optimal bir terapötik tedavi, PD-l reseptörü/ligand etkilesiminin bloke edilmesini tümör büyümesini dogrudan inhibe eden bir ajan ile birlestirir ve ayrica istege bagli olarak tek basina PD-l blokaji tarafindan saglanamayan benzersiz immün arttirici özellikleri içerir. PD-l ekseni antagonistlerinin ve bir MEK inhibitörünün monoterapi olarak kullanimi bilinir (Wen-Jen Hwu, 2010 HemOncToday; AMM WO20lO/O77634). Çesitli kanserlerin gelisimini tedavi etmek, stabilize etmek, önlemek ve/veya geciktirmek için böyle optimal bir tedaviye ihtiyaç vardir. BULUSUN KISA ÖZETI Mevcut bulus, (dogrudan tümöre hedeflenmis etkilere ve bagisiklik arttirici özelliklere sahip olan) bir MEK inhibitörünü ve bir PD-l ekseni baglayici antagonisti içeren bir kombinasyon tedavisini tarif eder. Burada, bir bireyde kanserin tedavi edilmesine veya kanserin ilerlemesinin yavaslatilmasina yönelik, etkili bir Haktarda bir PD-l ekseni baglayici antagonisti ve bir MEK inhibitörünün bireye uygulanmasini içeren yönler saglanir. Burada ayrica, bir bireyde kanserin tedavi edilmesine veya ilerlemesinin geciktirilmesine yönelik bir ilacin imalatinda, bir PD-l ekseni baglayici antagonistinin bir MEK inhibitörü ile kombinasyon halinde kullanimi saglanir. Burada ayrica, bir bireyde kanserin tedavi edilmesine veya ilerlemesinin geciktirilmesine yönelik bir ilacin imalatinda, bir MEK inhibitörünün bir PD-l ekseni baglayici antagonisti ile kombinasyon halinde kullanimi saglanir. Burada ayrica, bir bireyde kanserin tedavi edilmesine veya ilerlemesinin geciktirilmesine yönelik bir ilacin imalatinda, bir PD-l ekseni baglayici antagonisti ve bir MEK inhibitörünün kullanimi saglanir. Burada ayrica, bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesine yönelik ilaçlarin, bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünün kullanilmasiyla karakterize edilen üretim süreci saglanir. Burada ayrica, bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesine yönelik bir MEK inhibitörü ile kombinasyon halinde kullanilmaya yönelik bir PD-l ekseni baglayici antagonist saglanir. Burada ayrica, bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesine yönelik bir PD-l ekseni baglayici antagonist ile kombinasyon halinde kullanilmaya yönelik bir MEK inhibitörü saglanir. Tedavi edilen kanser, bir BRAF V6OOE mutasyonu, bir BRAF yabani tip, bir KRAS yabani tip veya aktive edici bir KRAS mutasyonu içerebilir. Kanser, bir melanom, bir kolorektal kanser, küçük hücreli bir akciger kanseri, bir yumurtalik kanseri, bir meme kanseri, bir prostat kanseri, bir pankreas kanseri, hematolojik malignite veya renal hücreli bir karsinom olabilir. Kanser, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda tedavi edilen birey, bir insandir. Bazi yönlerde tedavi, tedavinin kesilmesinden sonra bireyde sürekli bir yanita neden olur. Bazi yönlerde tedavi, bireyde tam bir yanit, kismi bir yanit veya stabil bir hastaliga neden Burada ayrica, kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik, etkili bir miktarda bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünün uygulanmasini içeren yönler saglanir. Bazi uygulamalarda söz konusu birey, bir insandir. Burada ayrica, kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik bir ilacin imalatinda, bir PD-l ekseni baglayici antagonistin bir MEK inhibitörü ile kombinasyon halinde kullanimi saglanir. Burada ayrica, kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik bir ilacin imalatinda, bir MEK inhibitörünün bir PD-l ekseni baglayici antagonist ile kombinasyon halinde kullanimi saglanir. Burada ayrica, kanseri olan bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik ilaçlarin imalatinda, bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünün kullanimi saglanir. Burada ayrica, bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik ilaçlarin, bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünün kullanilmasiyla karakterize edilen üretim. süreci saglanir. Burada ayrica, kanseri olan bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik bir MEK inhibitörü ile kombinasyon halinde kullanilmaya yönelik bir PD-l ekseni baglayici antagonist saglanir. Burada ayrica, kanseri olan bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik bir PD-l ekseni baglayici antagonist ile kombinasyon halinde kullanilmaya yönelik bir MEK inhibitörü saglanir. Bazi uygulamalarda söz konusu birey, bir insandir. Bazi uygulamalarda, PD-l ekseni baglayici antagonist, bir PD- l baglayici antagonist, bir PD-Ll baglayici antagonist veya bir PD-L2 baglayici antagonisttir. Bazi yönlerde, PD-l baglayici antagonist, PD-l'in PD-Ll'e baglanmasini ve/veya PD- l'in PD-L2'ye baglanmasini inhibe eder. Bazi yönlerde, PD-l baglayici antagonist, bir antikor (örn. burada tarif edilen antikor MDX-llO6, CT-Oll ve Merck 3745) ve antikorun antijen baglayici parçaciklari, bir immünoadezin, bir füzyon proteini veya bir oligopeptittir. Bazi yönlerde, PD-l baglayici antagonist, bir PC domenine kaynasmis bir PD-LZ hücre disi domeni içeren bir immünoadezindir (örn. burada tarif edilen AMP-224). Bazi uygulamalarda, PD-Ll baglayici antagonist, PD- Ll'in PD-l'e baglanmasini ve/Veya PD-Ll'in B7-l'e baglanmasini inhibe eder. Bazi uygulamalarda, PD-Ll baglayici antagonist, bir antikor (örn. burada tarif edilen antikor YW243.55.S70, MPDL ve antikorun antijen baglayici parçaciklari, bir immünoadezin, bir füzyon proteini veya bir oligopeptittir. Bazi yönlerde, PD-L2 baglayici antagonist, PD- L2'nin PD-l'e baglanmasini inhibe eder. Bazi yönlerde, PD-L2 baglayici antagonist, bir antikor ve antikorun antijen baglayici parçaciklari, bir immünoadezin, bir füzyon proteini veya bir oligopeptittir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, asagida tarif edildigi gibi bir formül (I), (II), (III), (IV), (V) veya (VI) bilesigi veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, MEK'nin rekabetçi bir inhibitörüdür. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, aktive edici KRAS mutasyonuna karsi daha seçicidir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, MEK'nin allosterik bir inhibitörüdür. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, aktive edici bir BRAF mutasyonuna karsi daha seçicidir. Bazi uygulamalarda MEK O973'ten veya bunlarin kabul edilebilir bir tuzu veya solvatindan olusan gruptan seçilir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitöru, sürekli veya aralikli olarak uygulanir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, PD-l ekseni baglayici antagonist uygulamasindan önce, PD-l ekseni baglayici antagonist uygulamasi ile es zamanli olarak veya PD- l ekseni baglayici antagonist uygulamasindan sonra uygulanir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü ve PD-l ekseni baglayici antagonist, farkli dozlama sikligi ile uygulanir. Baska bir yönde, bir bireyde bir kanserin tedavi edilmesine veya. bir kanserin ilerlemesinin. ertelenmesine veya kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve/Veya bir MEK inhibitörünü içeren bir kit saglanir. Kit, bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesi için veya kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasi için PD-l ekseni baglayici antagonistin bir MEK inhibitörü ile kombinasyon halinde kullanilmasina yönelik talimatlari içeren prospektüs içerebilir. Kit, bir MEK inhibitörü ve bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesi veya kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun. arttirilmasi için› bir MEK inhibitörünün PD-l ekseni baglayici antagonist ile kombinasyon halinde kullanilmasina yönelik talimatlari içeren bir prospektüs içerebilir. Kit, bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitöru ve PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünün bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesi veya kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasi için kullanilmasina yönelik talimatlari içeren bir prospektüs içerebilir. Sekillerin kisa açiklamasi Sekil 1, MEK inhibitörü ile gerçeklestirilen tedavinin ardindan melanoma ve kolorektal tümör hücre hatlari üzerinde artmis MHC I yüzey ekspresyonunu gösterir. (A) MEK inhibitörü ile tedavi edilen insan tümör hatlarinin yüzeyinde artmis MHC tedavi edilen fare tümör hatlarinin yüzeyinde artmis MHC I ekspresyonunu gösteren histogram. Sekil 2, BRAF inhibitörü ile gerçeklestirilen insan melanom hücre hatlarini tedavisinin (BRAF mutanti olan 5/8 hücre hatti; yildiz ile gösterilen BRAF yabani tip hücreler) MHC I yüzey ekspresyonunu yukari regüle etmedigini gösteren bir histogramdir. Sekil 3, MEK inhibitörü ile gerçeklestirilen insan periferik kan mononükleer hücrelerinin tedavisinin, MHC I yüzey ekspresyonunu yukari regüle etmedigini gösterir. (A-D) MEK inhibitörü tedavisinin ardindan CD4+ T hücreleri, CD8+ T hücreleri, B hücreleri veya monositlerde degismis MHC l yüzey ekspresyonunu gösteren histogram. Sekil 4, MEK inhibitörü tedavisine ragmen T hücrelerini duyarli yapan ortak uyarici sinyalleri gösterir. (A) CD8+ T hücresi seviyesinin grafigi, MEK inhibitörü tedavisinin,, normalde CD3 uyarimi ile indüklenen T hücre proliferasyonu ve aktivasyonunu azaltigini gösterir. (B) CD8+ T hücrelerinin grafigi, CD3 ve CD28'in birlikte uyarilmasinin, MEK inhibitör tedavisinin inhibe edici etkisinin ortadan kaldirilmasi için yeterli oldugunu.gösterir. Sekil 5, MEK inhibitör tedavisinin, anti-CD4O antikorlari ile uyarilan dendritik hücrelerin matürasyonunu ve aktivasyonunu arttirdigini gösterir. (A-C) Anti-CD4O antikorlari ile uyarilan ve MEK veya BRAF inhibitörü ile tedavi edilen dendritik hücreleri gösteren histogram. MEK inhibitörü, DC yüzey aktivasyon markörleri CD83, MHC II ve CD86'nin yukari regülasyonu ile kanitlandigi üzere DC aktivasyonunu arttirmistir. (D-F) Aktive dendritik hücre seviyelerinin grafigi, MEK inhibitörünün doza bagli bir sekilde DC aktivasyonunu arttirdigini gösterir. Sekil 6, in vivo kanser modellerinde immünosüpresif ve pro- tümör sitokinlerinin azalmis serum düzeylerini gösteren bir grafiktir. (A ve C) Immünosupresif sitokin IL-lO, tek basina anti-PD-Ll veya MEK inhibitörü tedavisine kiyasla anti-PD-Ll antikorlari ve MEK inhibitörü ile gerçeklestirilen ortak tedaviden 7 gün sonra azalmistir. (B ve D) Pro-tümör kemokin KC, tek basina anti-PD-Ll veya MEK inhibitörü tedavisine kiyasla anti-PD-Ll antikorlari ve MEK inhibitörü ile gerçeklestirilen ortak tedavinin ardindan azalmistir. Sekil 7, MEK inhibitörü tedavisinin, in vivo kolorektal kanser modellerinde anti-PD-Ll antikorlarinin anti-tümör aktivitesini arttirdigini gösterir. (A) Anti-PD-Ll antikorlari ve MEK inhibitörü ortak tedavisi ile tümör hacmindeki degisiklikleri gösteren grafikler, tek basina anti-PD-Ll antikorlari veya MEK inhibitörü tedavisine kiyasla erken evre tümör büyümesi ve sürekli anti-tümör etkisinde önemli bir azalma oldugunu gösterir. (B) Anti-PD-Ll antikorlari ve MEK inhibitörü ortak tedavisi ile tümör hacmindeki degisiklikleri gösteren grafikler, tek basina anti-PD-Ll antikorlari veya MEK inhibitörü tedavisine kiyasla geç evre tümör büyümesinde önemli bir inhibisyon oldugunu gösterir. Sekil 8, MEK inhibitörü dozlarinin, in vivo kolorektal kanser modellerinde tedaviye yönelik olarak anti-PD-Ll antikoru ile kombinasyon halinde kullanildiginda daha etkili oldugunu gösteren bir dizi grafiktir. (A) MEK inhibitörü GDC-O973 tedavisinin artan dozlari ile birlikte tümör hacmindeki azalmayi gösteren grafik. (B) MEK inhibitörü GDC-O973'ün farkli dozlari ile birlikte kombinasyon halinde anti-PD-Ll antikorunun uygulanmasi üzerine tümör hacmindeki azalmayi gösteren grafik. Mpk, kilogram basina miligrami (mg/kg) gösterir. Sekil 9, MEK inhibitörü G024437l4 tedavisinin in vivo kolorektal kanser modellerinde anti-PD-Ll antikorlarinin anti- tümör aktivitesini arttirdigini gösteren bir grafiktir. Tek basina anti-PD-Ll antikoru veya MEK inhibitörü @02443714 ile gerçeklestirilen tedaviye kiyasla, anti-PD-Ll antikoru ve MEK inhibitörü kombinasyon tedavisi ile tümör hacminde artmis bir azalma gözlemlenmistir. kolorektal kanser modellerinde anti-PD-Ll antikorlarinin anti- tümör aktivitesini arttirdigini gösteren bir grafiktir. Tek basina anti-PD-Ll antikoru veya MEK inhibitörü G02442104 ile gerçeklestirilen tedaviye kiyasla, anti-PD-Ll antikoru ve MEK inhibitörü kombinasyon tedavisi ile tümör hacminde artmis bir azalma gözlemlenmistir. Sekil 11, MEK inhibitörü GOOO39805 tedavisinin in Vivo kolorektal kanser modellerinde anti-PD-Ll antikorlarinin anti- tümör aktivitesini arttirdigini gösteren bir grafiktir. Tek basina anti-PD-Ll antikoru veya MEK inhibitörü GOOO39805 ile gerçeklestirilen tedaviye kiyasla, anti-PD-Ll antikoru ve MEK inhibitörü kombinasyon tedavisi ile tümör hacminde artmis bir azalma gözlemlenmistir. Sekil 12, MEK inhibitörü tedavisinin, in vivo melanom kanser modellerinde anti-PD-Ll antikorlarinin anti-tümör aktivitesini arttirdigini gösterir. (A ve B) Anti-PD-Ll antikorlari ve MEK inhibitörü ortak tedavisi ile tümör hacmindeki degisiklikleri gösteren grafikler, tek basina anti-PD-Ll antikorlari veya MEK inhibitörü tedavisine kiyasla önemli ölçüde azalmis tümör büyümesi oldugunu gösterir. Sekil 13, anti-PD-Ll antikorlari ve bir kemoterapötik ajan Temodar ile gerçeklestirilen ortak tedavinin, bir in Vivo melanom modelinde tümör büyümesini azaltmadigini gösteren bir grafiktir. Bu nedenle, MEK inhibitörünün ve anti-PD-Ll antikorlarin anti-tümör etkisi spesifiktir. Sekil 14, anti-OX4O antikorlari ve bir MEK inhibitörü ile gerçeklestirilen ortak tedavinin, bir in Vivo kolorektal modelinde tümör büyümesini azaltmadigini gösteren bir grafiktir. Bu nedenle, MEK inhibitörünün ve anti-PD-Ll antikorlarin anti-tümör etkisi spesifiktir. Sekil 15, MEK inhibitörünün, anti-PD-Ll antikor tedavisinden bagimsiz olarak dendritik hücrelerin aktivasyonunü arttirdigini gösteren birkaç grafik içerir. (A) Anti-PD-Ll antikor tedavisinin, MHC Z[ yüzey ekspresyonunu biraz artirdigini gösteren grafik. MEK inhibitör tedavisi, MHCI ekspresyonunu önemli ölçüde arttirmistir, ancak anti-PD-Ll antikorlari ile gerçeklestirilen ortak tedavi, MEK inhibitör tedavisinin etkisini arttirmamistir. (B-D) Anti-PD-Ll antikor tedavisinin, dendritik hücre aktivasyon narkörleri MHC II, CD80 ve CD86'nin ekspresyonunu artirmadigini gösteren grafikler. Buna karsilik MEK inhibitörü tedavisi, dendritik hücre aktivasyon markörlerini büyük ölçüde arttirmistir. Anti- PD-Ll antikorlari ile ortak tedavi, MEK inhibitörü tedavisinin etkisini arttirmamistir. (E-H) Anti-CD4O antikorlari ile dendritik hücrelerin uyarilmasinin, MEK inhibitörü ve anti-PD- Ll ortak tedavisinin dendritik hücre aktivasyonu üzerindeki etkisini degistirmedigini göstere grafikler. Bulusun ayrintili açiklamasi Burada tarif edilen veya referans gösterilen teknikler ve prosedürler genelde iyi anlasilmistir ve örnegin asagidaki yayinlarda tarif edilen yaygin olarak kullanilan metodolojiler gibi, teknikte yetkin kisiler tarafindan konvansiyonel metodoloji ile yaygin olarak kullanilir: Sambrook ve dig., Molecular Cloning: A Laboratory Manual 3. baski (2001) Cold Spring Harbor Laboratory Press, Cold. Spring Harbor, N.Y.; Current Protocols in Melecular Biology (F.M. Ausubel, ve dig. eds., (2003)): the series Methods in Enzymology (Academic Press, Inc.): PCR 2: A Practical Approach (M.J. MacPherson, B.D. Hames ve G.R. Taylor eds. (1995)), Harlow ve Lane, eds. (1988) Antibodies, A.Laboratory Manual, and Animal Cell Culture (R.I. Freshney, ed. (l987)); Oligonucleotide Synthesis (M.J. Gait, ed., 1984); Methods in Melecular Biology, Humana Press; Cell Biology: A Laboratory Notebook (J.E. Cellis, ed., 1998) Academic Press; Animal Cell Culture (R.I. Freshney), ed., 1987); Introduction to Cell and Tissue Culture (J.P. Mather ve P.E. Roberts, 1998) Plenum Press; Cell and lîssue Culture: Laboratory Procedures (A. Doyle, J.B. Griffiths ve D.G. Newell, eds., 1993-8) J. Wiley ve Sons; Handbook of` Experimental Vectors for Mammalian Cells (J.M. Miller ve M.P. Calos, eds., 1987); PCR: The Polymerase Chain Reaction, (Mullis ve dig., eds., 1994); Current Protocols in Immunology (J.E. Coligan ve dig., eds., 1991); Short Protocols in Mblecular Biology (Wiley ve Sons, 1999); Immunobiology (C.A. Janeway ve P. Travers, 1997); Antibodies (P. Pinch, 1997); Antibodies: A Practical Approach (D. Catty., ed., IRL Press, 1988-1989); Monoclonal Antibodies: A Practical Approach (P. Shepherd ve C. Dean, eds., Oxford University Press, 2000); Using Antibodies: A Laboratory Manual (E. Harlow ve D. Lane (Cold Spring Harbor Laboratory Press, 1999); The Antibodies (M. Zanetti ve J. D. Capra, eds., Harwood Academic Publishers, 1995) ve Cancer: Principles and Practice of Oncology (V.T. DeVita ve dig., eds., J.B. Lippincott Company, 1993). üzerindeki sinyallemeden kaynaklanan T hücresi disfonksiyonunu ortadan kaldirmak için PD-l ekseni baglayici ortagin bir veya daha fazla baglayici ortak ile etkilesimini inhibe eden ve böylece T hücresi fonksiyonunun (örn. proliferasyon, sitokin üretimi, hedef hücre öldürme) geri getirilmesine veya arttirilmasina neden olan bir moleküldür. Burada kullanildigi sekliyle bir PD-l ekseni baglayici antagonist, bir PD-l baglayici antagonist, bir PD-Ll baglayici antagonist ve bir PD-LZ baglayici antagonisti içerir. gibi bir veya daha fazla baglayici ortak ile etkilesimden kaynaklanan sinyal transdüksiyonunu azaltan, bloke eden, inhibe eden, iptal eden veya sinyal transdüksiyonuna müdahale eden bir moleküldür. Bazi yönlerde, PD-l baglayici antagonist, PD-l'in baglayici ortaklarina baglanmasini inhibe eden bir moleküldür. Belirli bir yönde, PD-l baglayici antagonist, PD- Ll'in PD-Ll ve/veya PD-L2'ye baglanmasini inhibe eder. Örnegin PD-l baglayici antagonistler, anti-PD-l antikorlari, bunlarin antijen baglayici parçaciklari, immünoadezinler, füzyon proteinleri, oligopeptitler ve PD-l'in PD-Ll ve/veya PD-LZ ile etkilesiminden kaynaklanan sinyal transdüksiyonunu azaltan, bloke eden, inhibe eden, iptal eden veya sinyal transdüksiyonunu müdahale eden diger molekülleri içerir. Bir yönde, bir PD-l baglayici antagonist, disfonksiyonel bir T hücresini daha az disfonksiyonel hale getirmek için (örn. antijen tanimaya karsi efektör yanitlarinin arttirilmasi), PD- l yoluyla sinyallemeye aracilik eden T lenfositleri üzerinde eksprese edilen hücre yüzeyi proteinleri tarafindan veya bunlar yoluyla aracilik edilen negatif ortak uyariciyi azaltir. Bazi yönlerde, PD-l baglayici antagonisti, bir anti- PD-l antikorudur. Spesifik bir yönde, bir PD-l baglayici antagonist, burada tarif edilen MDX-1106'dir. Bir baska spesifik yönde, bir PD-l baglayici antagonist, burada tarif edilen Merck 3745'tir. Bir baska spesifik bir yönde, bir PD-l baglayici antagonist, burada tarif edilen CT-Oll'dir. gibi bir veya daha fazla baglayici ortak ile etkilesimden kaynaklanan sinyal transdüksiyonunu azaltan, bloke eden, inhibe eden, iptal eden veya sinyal transdüksiyonuna müdahale eden bir moleküldür. Bazi uygulamalarda bir PD-Ll baglayici antagonist, PD-Ll'in baglayici ortaklarina baglanmasini inhibe eden bir moleküldür. Spesifik bir yönde, PD-Ll baglayici antagonist, PD-Ll'in PD-Ll ve/veya B7-l'ye baglanmasini inhibe eder. Bazi uygulamalarda, PD-Ll baglayici antagonistler, anti- PD-Ll antikorlari, bunlarin antijen baglayici parçaciklari, immünoadezinler, füzyon proteinleri, oligopeptitler ve PD- Ll'in PD-l, B7-l gibi bir veya daha fazla baglayici ortak ile etkilesiminden kaynaklanan sinyal transdüksiyonunu azaltan, bloke eden, inhibe eden, iptal eden veya sinyal transdüksiyonunu müdahale eden diger molekülleri içerir. Bir uygulamada, bir PD-Ll baglayici antagonist, disfonksiyonel bir T hücresini daha az disfonksiyonel hale getirmek için (örn. antijen tanimaya karsi efektör yanitlarinin arttirilmasi), PD- Ll yoluyla sinyallemeye aracilik eden T lenfositleri üzerinde eksprese edilen hücre yüzeyi proteinleri tarafindan veya bunlar yoluyla aracilik edilen negatif ortak uyariciyi azaltir. Bazi uygulamalarda bir PD-Ll baglayici antagonist, bir anti-PD-Ll antikorudur. Spesifik bir yönde, bir anti-PD- Ll antikoru, burada tarif edilen YW243.55.S70'dir. Bir baska spesifik yönde, bir anti-PD-Ll antikoru, burada tarif edilen MDX-llOS'tir. Yine bir baska spesifik yönde, bir anti-PD-Ll antikoru, burada tarif edilen MPDL328OA'dir. bir veya daha fazla baglayici ortak ile etkilesimden kaynaklanan sinyal transdüksiyonunu azaltan, bloke eden, inhibe eden, iptal eden veya sinyal transdüksiyonuna müdahale eden bir moleküldür. Bazi yönlerde, bir PD-LZ baglayici antagonist, PD-LZ'nin baglayici ortaklarina baglanmasini inhibe eden bir moleküldür. Spesifik bir yönde, PD-L2 baglayici antagonist, PD-L2'nin PD-l'e baglanmasini inhibe eder. Bazi yönlerde, PD-L2 antagonistleri, anti-PD-LZ antikorlari, bunlarin antijen baglayici parçaciklari, immünoadezinler, füzyon proteinleri, oligopeptitler ve PD-L2'in PD-l gibi bir veya daha fazla baglayici ortak ile etkilesiminden kaynaklanan sinyal transdüksiyonunu azaltan, bloke eden, inhibe eden, iptal eden veya sinyal transdüksiyonunu müdahale eden diger molekülleri içerir. Bir yönde, bir PD-L2 baglayici antagonist, disfonksiyonel bir T hücresini daha az disfonksiyonel hale getirmek için (örn. antijen tanimaya karsi efektör yanitlarinin arttirilmasi), PD-L2 yoluyla sinyallemeye aracilik eden T lenfositleri üzerinde eksprese edilen hücre yüzeyi proteinleri tarafindan veya bunlar yoluyla aracilik edilen negatif ortak uyariciyi azaltir. Bazi yönlerde bir PD- L2 baglayici antagonist, bir immünoadezindir. Immün disfonksiyonu baglaminda "disfonksiyon" terimi, antijen uyarimina karsi immün yanitinin azaldigi bir durumu ifade eder. Söz konusu terim, antijen tanimanin gerçeklesebilecegi hem tükenmislik hem de anerjinin ortak unsurlarini içerir, ancak sonraki immün yaniti, enfeksiyonu veya tümör büyümesini Burada kullanildigi sekliyle "disfonksiyonel" terimi ayrica, antijen tanimasina karsi dirençli veya duyarsiz olma durumunu, özellikle antijen tanimasini asagiya dogru T hücre efektör fonksiyonlarina, örnegin proliferasyon, sitokin üretimi (örn. bozulmus olmasini içerir. veya yetersiz sinyallerden kaynaklanan antijen uyarimina karsi duyarsizlik durumunu ifade eder (örn. ras aktivasyonunun yoklugunda hücreiçi Caü'de artis). T hücre anerjisi, ortak uyarilma olmaksizin antijen ile uyarildiktan sonra da ortaya çikabilir' ve bu, hücrenin, ortak uyarilma baglaminda. bile antijen tarafindan gerçeklestirilecek aktivasyonar karsi dirençli hale gelmesine neden olur. Duyarsizlik durumu genellikle Interlökin-Z'nin varligi ile giderilebilir. Anerjik T hücreleri, klonal genisleme yapmaz ve/Veya efektör fonksiyonlari kazanmaz. sirasinda ortaya çikan sürekli TCR sinyalinden kaynaklanan bir T hücresi disfonksiyonu durumu olarak T hücresi tükenmisligini ifade eder. Tamamlanmamis veya eksik sinyalden kaynaklanmayip, sürekli sinyalden kaynaklanmasi ile anerjiden ayirt edilir. Bu, zayif efektör fonksiyonu, inhibitör reseptörlerinin sürekli ekspresyonu ve fonksiyonel efektör veya hafiza T hücrelerininkinden farkli bir transkripsiyonel durumu ile tanimlanir. Tükenmislik, enfeksiyonun ve tümörlerin optimal kontrolünü önler. Tükenmislik, hem ektrinsik negatif regülatör yolaklar (örn. immünoregülatör sitokinler) hem de hücre intrinsik negatif regülatör (ortak uyarici) yolaklardan (PD- 1, B7-H3, B7-H4 Vb.) kaynaklanabilir. sürekli veya güçlendirilmis bir biyolojik fonksiyona sahip olmasi veya tükenmis veya aktif olmayan T hücrelerinin yenilenmesi veya yeniden aktiflesmesi için T hücresinin indüklenmesi veya uyarilmasi anlamina gelir. Artan T hücresi fonksiyonu örnekleri arasinda müdahaleden önceki seviyelere göre CD8+ T hücrelerinden y-interferonun artmis salgilamasi, artmis antijen duyarliligi (örn. Viral, patojen veya tümör temizligi) bulunur. Bir yönde artis düzeyi, en az %50, kisilerce bilinir. Bir "T .hücresi disfonksiyonel bozuklugu", T hücrelerinin, antijen uyarimina duyarliliginin azalmasi ile karakterize edilen bir bozukluk veya durumdur. Baska bir yönde, bir T hücresi disfonksiyonel bozuklugu, PD-l yoluyla uygun olmayan bir sekilde artmis sinyal ile spesifik olarak iliskili bir bozukluktur. Baska bir yönde, bir T hücresi disfonksiyonel bozuklugu, T hücrelerini anerjik oldugu veya sitokinleri salgilama, çogaltma veya sitolitik aktiviteyi gerçeklestirme kabiliyetinin düsük oldugu bir bozukluktur. Spesifik bir yönde, azalmis duyarlilik, bir immünojen eksprese eden bir patojenin veya tümörün etkisiz kontrolüne neden olur. T hücresi disfonksiyonu ile karakterize edilen T hücresi disfonksiyonel bozukluklarinin örnekleri arasinda çözülmemis akut enfeksiyon, kronik enfeksiyon ve tümör immünitesi bulunur. (clearance) önledigi süreci ifade eder. Bu nedenle, terapötik bir kavram olarak tümör immünitesi, bu kaçis hafifletildiginde ve saldiriya ugrar. Tümör taninmasinin örnekleri arasinda tümör baglanmasi, tümör küçülmesi ve tümör temizlenmesi tetikleme kabiliyetini ifade eder. Tümörler immünojeniktir ve artan tümör immünojenisitesi, tümör hücrelerinin immün yaniti tarafindan temizlenmesine yardimci olur. Artan tümör immünojenisitesinin örnekleri arasinda, anti-PDL antikorlari ve bir MEK inhibitörü ile tedavi bulunur. büyümesinin azaltilmasindaki sürekli etkiyi ifade eder. Örnegin tümör boyutu, uygulama asamasinin basindaki boyutu ile karsilastirildigina ayni veya daha küçük kalabilir. Bazi yönlerde sürekli yanit, en az tedavinin süresi ile ayni süreye, tedavi süresinin en az 1,5X, 2,0X, 2,5X veya 3,0X uzunluguna sahiptir. Fc bölgesine sahip tam uzunluklu antikorlar dahil), poliepitopik spesifiklige sahip antikor bilesimleri, multispesifik antikorlar (örn. bispesifik antikorlar, diyakorlar ve tek zincirli moleküller) ve ayni zamanda antikor parçaciklari (örn. Fab, F(ab')2 ve FV) bulunur. kullanilabilir. Temel 4 zincirli antikor birimi, iki özdes açik (L) zinciri ve iki özdes agir (H) zincirinden olusan bir heterotetramerik glikoproteindir. Bir IgM antikoru, 5 temel heterotetramer birimi ve ayrica bir J zinciri adi verilen ilave bir polipeptitten olusur ve 10 antijen baglanma alani içerirken, degerlikli topluluklar olusturmak üzere polimerize olabilen temel 4 zincirli birimin 2-5'ini olusturur. IgG'lerde, 4 zincirli birim genellikle yaklasik 150.000 daltondur. Her bir L zinciri, bir kovalent disülfit bagi ile bir H zincirine baglidir, bununla birlikte iki H zinciri ise, H zincir izotipine bagli olarak bir veya daha fazla disülfit bagi ile birbirine baglidir. Her bir H ve L zinciri ayni zamanda düzenli aralikli zincir içi disülfit köprülerine sahiptir. Her bir H zincirinin, N ucunda bir degisken domen (VH) ve bunu takiben, d ve y zincirlerinin her biri için üç sabit domen (CH) ve u ve 8 izotipleri için dört CH domeni bulunur. Her bir L zincirinin, N ucunda bir degisken domeni (V1) ve bunu takiben diger ucunda bir sabit domen bulunur. Vi, VH ile hizalanmistir ve CL ise, agir zincirin ilk sabit domeni (CHl) ile hizalanmistir. Belirli amino asit kalintilarinin, hafif zincir ve agir zincir degisken domenleri arasinda bir arayüz olusturdugu düsünülür. Bir VH ve olusturur. Farkli antikor siniflarinin yapilari ve özellikleri için bkz. örn. Basic and Clinical Immunology, 8. Baski, Daniel P. Sties, Abba l. Terr and Tristram G. Parsolw (eds), Appleton omurgali türünden elde edilen L zinciri, sabit domenlerinin amino asit sekanslarina dayali olarak, kappa ve lambda olarak adlandirilan açikça farkli iki türden birine ayrilabilir. Agir zincirlerinin (CH) sabit domeninin amino asit sekansina bagli olarak, immünoglobülinler farkli siniflara veya izotiplere atanabilir. Bes immünoglobülin sinifi bulunmakta olup, bunlar: sirasiyla, atanmis d, 6, 8, V ve u agir zincirlerine sahip sekansindaki ve fonksiyonundaki nispeten küçük farklara dayali olarak daha fazla alt siniflara ayrilmakta olup, örnegin insanlar, asagida verilen alt siniflari ifade eder: IgGl, Bir antikorun "degisken bölgesi" veya "degisken domeni", antikorun agir veya hafif zincirinin amino terminal domenlerini ifade eder. Agir zincirin ve hafif zincirin degisken domenleri, sirasiyla "VH" ve "VL" olarak ifade edilebilir. Bu domenlert genellikle (ayni sinifa ait diger antikorlara göre) antikorun en degisken kisimlaridir ve antijen baglayici alanlari içerir. antikorlar arasinda sekans bakimindan büyük farklar gösterdigini ifade eder. V domeni antijen baglanmasina aracilik eder ve belirli bir antikorun belirli antijeni için olan spesifikligini tanimlar. Bununla birlikte, degiskenlik, degisken domenlerin tamaminda esit dagilim göstermez. Bunun yerine, hem hafif zincir hem de agir zincir degisken domenlerinde yüksek degisken bölgeler (HVR'lar) olarak adlandirilan üç segmentte yogunlasir. Degisken domenlerin daha fazla korunan bölümlerine çerçeve bölgeleri (FR) adi verilir. Dogal agir ve hafif zincirlerin degisken domenlerinin her biri, beta-tabaka yapisini baglayan ve bazi durumlarda beta-tabaka yapisinin bir kismini olusturan ilmekler olusturan üç HVR ile bagli bir beta-tabaka konfigürasyonunu büyük ölçüde benimseyen dört FR bölgesinden olusur. Her bir zincirdeki HVR'ler, FR bölgeleri tarafindan birbirlerine yakin mesafede tutulur ve diger zincirden HVR'lerle birlikte, antikorlarin antijen baglama alaninin olusmasina katkida bulunurlar (bkz. Kabat ve dig., Sequences of` Immunological Interest, Besinci Baski, National Institute of Health, Bethesda, MD (1991)). Sabit domenler bir antikorun bir antijene baglanmasinda dogrudan rol almaz; ancak, antikorun, antikora bagimli hücresel toksisiteye katilimi gibi çesitli efektör fonksiyonlar gösterir. antikorlarin bir popülasyonundan elde edilen bir antikoru belirtir; baska bir ifadeyle, bu popülasyonu içeren antikorlar, küçük miktarlarda mevcut bulunabilecek dogal olarak meydana gelen mutasyonlar ve/veya translasyon sonrasi modifikasyonlar (örn. izomerizasyonlar, amidasyonlar) haricinde özdestir. Monoklonal antikorlar oldukça spesifik olup, tek bir antijen alanina yöneliktir. Tipik olarak farkli determinantlara (epitoplar) yönlendirilmis farkli antikorlari içeren poliklonal antikor preparatlarinin aksine, her bir monoklonal antikor tipik olarak antijen üzerindeki tek bir belirleyiciye yöneltilir. Monoklonal antikorlar, spesifik olmalarinin yani sira, diger immünoglobülinler tarafindan kirletilmemis hibridom kültürü ile sentezlenmeleri bakimindan avantajlidir. "Monoklonal" ifadesi, antikorun büyük. ölçüde homojen bir antikor popülasyonundan elde edilmis özellikte oldugunu belirtir ve antikorun, herhangi bir belirli yöntem ile üretimini gerektirecek sekilde sinirlandirilmamalidir. Örnegin, mevcut bulusa uygun olarak kullanilacak monoklonal antikorlar, örnegin hibridom yöntemi dahil olmak üzere çesitli tekniklerle yapilabilir` (örn. Kohler* ve Milstein., Nature, (1995), Harlow ve dig., Antibodies: A Laboratory Manual, (Cold Spring Harbor Laboratory Press, 2. baski, 1988); Hammerling ve dig., in: MOnoclonal Antibodies and T-Cell Hybridomas , rekombinant DNA yöntemleri (bkz. örn. U.S. Patent No. 4,816,567), faj görüntüleme teknolojileri insan immünoglobülini kodlayan insan immünoglobülin lokuslarinin veya genlerinin bir kismina veya tamamina sahip hayvanlarda insan benzeri antikorlara yönelik teknolojiler Bruggemann ve dig., Year in Immunol. 7:33 (1993); U.S. Patent etikete konjuge olmayan bir antikoru ifade eder. terimleri burada, bir antikor parçaciginin tersine, büyük ölçüde intakt formdaki bir antikoru ifade etmek için birbirinin yerine kullanilir. Spesifik olarak tam antikorlar, bir PC bölgesini içeren agir ve hafif zincirlere sahip antikorlari içerir. Sabit domenler, natif sekans sabit domenleri (örnegin insan natif sekans sabit domenleri) veya bunlarin amino asit sekansi varyantlari olabilir. Bazi durumlarda intakt antikor, bir veya daha fazla efektör fonksiyona sahip olabilir. Bir "antikor parçacigi" terimi, bir tam antikorun bir kismini, tercihen tam antikorun antijen baglanma ve/veya degisken bölgesini içerir. Antikor parçaciklarinin örnekleri arasinda Fab, Fab', F(ab')2 ve FV parçaciklari; diyakorlari; dogrusal antikorlari (bkz. ABD Patent No. 5,641,870, Örnek 2; Zapata ve antikor molekülleri ve antikor parçaciklarindan olusan multispesifik antikorlar bulunur. Antikorlarin papaini parçalamasi sonucunda "Fab" parçaciklari olarak adlandirilan iki özdes antijen baglayici parçacik ve kolayca kristallesebilme özelligini gösteren bir isim olarak bir kalinti "Fc" parçacigini üretmistir. Fab parçacigi, H zincirinin degisken bölge domeni (VH) ile birlikte tüm bir L zincirinden ve bir agir zincirin (CHl) birinci sabit domeninden olusur. Her bir Fab parçacigi, antijen baglanmasina göre tek degerlidir, yani tek bir antijen baglayici alana sahiptir. Bir antikorun pepsin ile isleme tabi tutulmasi sonucunda, farkli antijen baglama aktivitesine sahip iki disülfit. bagli Fab parçacigina kabaca karsilik gelen. ve hala antijeni çapraz baglama kapasitesine sahip olan tek bir büyük F(ab')2 parçacigi elde edilir. Fab' parçaciklari, antikor mentese bölgesinden bir veya birden fazla sistein içeren Chl domeninin karboksi ucundaki birkaç ilave kalintiya sahip olmasi bakimindan Fab parçaciklarindan farklilik gösterir. Fab'-SH burada, içerisinde sabit alanlarin sistein kalintisinin/kalintilarinin bir serbest tiyol grubu tasidigi Fab' için verilen isimdir. F(ab')2 antikor parçaciklari baslangiçta aralarinda mentese sisteinler bulunan Fab' parçacik çiftleri olarak üretilmistir. Antikor parçaciklarinin diger kimyasal kenetlenmeleri de FC parçacigi, disülfit baglari ile bir arada tutulan her iki H zincirinin karboksi terminal kisimlarini içerir. Antikorlarin efektör fonksiyonlari, Fc bölgesindeki sekanslara göre belirlenmekte olup, söz konusu bölge ayni zamanda belirli hücre tipleri üzerinde bulunan FC reseptörleri (FCR) tarafindan taninan bir bölgedir. içeren minimum antikor parçacigidir. Bu parçacik, siki, kovalent olmayan birlesme halindeki bir agir ve bir hafif zincirli degisken. domeninin bir dimerinden olusur. Bu iki domenin katlanmasi sonucunda, antijen baglanmasi bakimindan amino asit kalintilarina katkida bulunan ve antikora antijen baglanma spesifikligi kazandiran alti adet asiri degisken ilmek (H ve L zincirinden 3'er ilmek) olusur. Bununla birlikte, tek bir degisken domen (veya bir antijen için spesifik yalnizca üç HVR içeren bir Fv'nin yarisi) bile, tüm baglanma alanina göre daha düsük afiniteyle olsa da antijeni tanima ve baglama yetenegine sahiptir. Ayni zamanda sFV ya da "scFv" olarak da kisaltilan "tek zincirli FV" terimi, tek bir polipeptit zincirine baglanan VH ve VL antikor domenlerini içeren antikor parçaciklaridir. Tercihen, sFV polipeptidi ayrica, V& ve VL domenleri arasinda, sFV'nin antijen baglanmasi için istenen yapiyi olusturmasina olanak taniyan bir polipeptit baglayici içerir. sFV ile ilgili bir inceleme için bkz. Pluckthun in The Pharmacology of Monoclonal Antibodies, vol. 113, Rosenburg' ve Moore eds., Bulusun antikorlarinin "fonksiyonel parçaciklari", genel olarak antijen baglama veya degisken bölgesi veya FcR baglama kabiliyetini muhafaza eden veya degistiren bir antikorun Fc bölgesi dahil olmak üzere bir intakt antikorun bir kismini içerir. Antikor parçaciklarinin örnekleri arasinda dogrusal antikor, tek Zincirli antikor molekülleri ve antikor parçaciklarindan olusturulan multispesifik antikorlar bulunur. gerçeklesirken zincir içi eslesmesi gerçeklesmeyecek sekilde ve böylece iki degerli bir parçacik, baska bir ifadeyle iki antijen baglanma alanina sahip bir parçacik. elde edilecek sekilde, VH ve VL domenleri arasinda kisa baglayicilar (yaklasik 5-10 kalinti) ile sFV parçaciklarinin olusturulmasiyla (bkz. önceki paragraf) hazirlanan küçük antikor parçaciklarini ifade eder. Bispesifik diyakorlar, iki içerisinde iki antikorun vn ve VL domenleri farkli polipeptit zincirleri üzerinde bulunur. Diyakorlarin daha ayrintili Burada bahsi geçen monoklonal antikorlar, özellikle agir ve/veya hafif zincirin bir kisminin özel bir antikor sinifi veya alt sinifina ait veya özel bir türden köken alan antikorlardaki ilgili sekanslarla özdes veya bu sekanslarin homologu oldugu "kimerik" antikorlari (immünoglobülinleri) içerirken, zincir(ler)in geri kalani, istenen biyolojik etkinligi sergilemek kosuluyla, bir baska antikor sinifina veya alt sinifina ait veya bir baska türden köken alan antikorlardaki ilgili sekanslarin yani sira bu tür antikorlarin parçaciklariyla özdes veya bunlarin homologudur (U.S. Patent No. 4,816,567; Morrison ve dig., Proc. Natl. Acad. kimerik antikorlar arasinda, antikorun antijen baglanma bölgesinin, örnegin makak maymunlarinin ilgili bir antijen ile immünize edilmesi yoluyla üretilen bir antikordan türetildigi PRIMATIZED® antikorlari bulunur. Burada kullanildigi sekliyle kümesi olarak kullanilir. Insan kökenli olmayan (örn. murin) antikorlarin türetilen minimum sekansi içeren kimerik antikorlardir. Bir uygulamada, insanlastirilmis bir antikor, bir insan immünoglobülinidir (alici antikor), burada alicinin bir HVR'sine (daha sonra tanimlanacaktir) ait kalintilar, insan olmayan bir türün (verici antikor), örnegin fare, siçan, tavsan ya da istenen antikor spesifikligine, afinitesine ve/veya kapasitesine sahip olan insan disi primatin bir HVR'sinden elde edilen kalintilarla ikame edilir. Bazi durumlarda, insan immünoglobülinin çerçeve ("FR") kalintilari, ilgili insan olmayan kalintilarla degistirilirx Ayrica, insanlastirilmis antikorlar, alici antikorda veya verici antikorda bulunmayan kalintilar içerebilir. Bu modifikasyonlar, baglanma afinitesi gibi antikor performansini daha da iyilestirmek için yapilabilir. Genelde insanlastirilmis bir antikor, en az bir ve tipik olarak iki degisken domen içerecektir ve burada FR bölgeleri, baglanma afinitesi, izomerizasyon, immünojeniklik vb. antikor performansini artiran en az bir veya iki FR kalintisi içermesine ragmen, FR bölgelerinin tamami veye neredeyse tamami, bir insan immünoglobülin sekansininkilere ve asiri degisken ilmeklerin tamami veya neredeyse tamami, insan kökenli olmayan immünoglobülin sekansininkilere karsilik geldigi FR'de yer alan bu amino asit ornatimlarinin sayisi, H zincirinde tipik olarak 6'dan, L zincirinde ise 3'ten fazla degildir. Insanlastirilmis antikor, istege bagli olarak ayrica immünoglobülin sabit bölgesinin (Fc), tipik olarak bir insan immunoglobülinin en az bir kismini içerir. Daha ayrintili bilgi Bir "insan antikoru", bir insan tarafindan üretilen bir antikorunkine karsilik gelen bir amino asit sekansina sahip olan ve/veya burada açiklanan insan antikorlarinin üretilmesine yönelik tekniklerinden herhangi birisi kullanilarak üretilen bir antikordur. Bir insan antikoruna ait bu tanimda, spesifik olarak insan kökenli olmayan antijen baglayici kalintilari içeren insanlastirilmis bir antikor hariç tutulur. Insan antikorlari, faj görüntüleme kitapliklari da dahil olmak üzere teknikte bilinen çesitli teknikler kullanilarak üretilebilir. Hoogenboom ve Winter, J) Mol. (1991). Insan monoklonal antikorlarinin hazirlanmasi için Cole ve dig., Monoclonal Antibodies and Cancer Therapy, Alan R. 95 (1991) yayinlari da incelenebilir. Ayrica bkz. van Dijk ve van de Winkel, Curr. Opin. Pharmacol., g: 368-74 (2001). Insan antikorlari, antijeni, antijenik yüklemeye yanit olarak bu antikorlari üretmek üzere modifiye edilmis, ancak endojen alanlari devre disi birakilmis olan bir transgenik hayvana, örnegin immünize edilmis ksenofarelere verilerek hazirlanabilir (XENOMOUSETM teknolojisi ile ilgili bkz. örn. hibridoma teknolojisi ile üretilen insan antikorlari ile ilgili olarak ayrica bkz. Li ve dig., Proc. Natl. Acad. Sci. Burada kullanildigi sekliyle "asiri degisken, bölge", "HVR" veya "HV" terimi, bir antikor degisken domeninin, sekans bakimindan asiri degisken olan ve/Veya yapisal olarak tanimli ilmikler olusturan bölgelerini ifade eder. Antikorlar genellikle alti HVR içerir; bunlarin üçü VH'de (Hl, H2, H3) ve üçü VL'de (L1, L2, L3) bulunur. Natif antikorlarda, H3 ve L3, alti HVR'nin çesitliligini gösterir ve özellikle H3'ün antikorlara kaliteli spesifiklik kazandirmada essiz bir rol oynadigina inanilir. Bkz. örn. Xu el al., Immunity lgz37-45 (2000); Johnson ve Wu, in Methods in Molecular Biology &50:1- (Lo, ed., Human Press, Totowa, NJ, 2003). Aslinda, bir agir zincirden olusan dogal olarak meydana gelen devegil antikorlari, hafif zincir yoklugunda fonksiyonel ve stabildir. Bir takim HVR çizimleri kullanimdadir ve bu netnin kapsami dahilindedir. Kabat Tamamlayicilik Belirleme Bölgeleri (CDR'ler), sekans degiskenligine dayanir ve en yaygin olarak kullanilanlardir (Kabat ve dig., Sequences of› Proteins of National Institutes of Health, Bethesda, MD. (1991)). Chothia, bunun yerine, yapisal ilmeklerin konumuna atifta bulunur HVR'ler, Kabat HVR'leri ve Chothia yapisal ilmekleri arasinda bir uyusmayi temsil eder ve Oxford Molecular'in AbM antikor modelleme yaziliminda kullanilir. "Temas" HVR'leri, mevcut kompleks kristal yapilarin bir analizine dayanir. Bu HVR'lerin her birinden olan kalintilar asagida belirtilmistir. Loon Kabat AbM Chothia Temas H35B H35B Numaralandirmasi) H102 H102 HlOl HVR'ler asagidaki gibi "genisletilmis HVR"ler içerebilir: VL içinde 24-36 veya ve 89-97 bu tanimlarin her biri için yukarida yer alan Kabat ve digerlerinin yayinina göre numaralandirilir. ifadesi ve varyasyonlari, yukaridaki Kabat ve digerlerinde yer alan antikorlarin derlenmesinin agir zincir degisken domenleri veya hafif zincir degisken domenleri için kullanilan numaralandirma sistemini belirtir. Bu numaralandirma sistemini kullanarak, gerçek lineer amino asit sekansi, degisken domenin bir FR veya HVR'sinin kisaltilmasi veya eklenmesine karsilik gelen daha az veya ilave amino asitler içerebilir. Örnegin, bir agir zincir degisken domeni, H2'nin 52 numarali kalintisindan sonra tekli bir amino asit ekini (Kabat'a göre 52a numarali kalinti) ve FR agir zinciri 82 numarali kalintisindan sonra sokulan (örnegin Kabat'a göre 82a, 82b ve 82c numarali kalintilar ve benzeri) kalintilari içerebilir. Kalintilarin Kabat numaralandirilmasi, belirli bir antikor için, "standart" Kabat numarali bir sekans ile antikorun sekansinin homoloji bölgelerinde hizalanmasi ile belirlenebilir. HVR kalintilarinin disinda kalan degisken domen kalintilaridir. Bir "insan konsensus çerçevesi" veya "akseptör insan çerçevesi", insan immünoglobulin VL veya VH çerçeve sekanslarinin. bir seçiminde en sik rastlanilan amino asit kalintilarini temsil eden bir çerçevedir. Genellikle, insan immünglobülin VL veya VH sekanslarinin seçimi, degisken domen sekanslarinin bir alt grubu içinden yapilir. Sekanslarin alt grubu genel olarak, Kabat ve dig., Sequences of Proteins of National Institutes of Health, Bethesda, MD (1991) yayininda yer alan bir alt gruptur. VL'ye örnek olarak alt grup, yukarida bahsedilen Kabat ve digerleri yayininda yer alan kappa I, kappa için alt grup, yukarida bahsedilen Kabat ve digerleri yayininda yer alan alt grup I, alt grup II veya alt grup III olabilir. Alternatif olarak bir insan konsensus çerçevesi, donör çerçeve sekansinin, çesitli insan çerçeve sekanslarindan olusan bir koleksiyon ile hizalanmasiyla, bir insan çerçeve kalintisi, donör çerçeveye olan homolojisine dayali olarak seçildiginde oldugu gibi belirli kalintilarin oldugu yukaridan türetilebilir. Bir insan immünglobülin çerçevesinden veya insan konsensus çerçevesinden "türetilen" bir akseptör insan çerçevesi, bununla ayni amino asit sekansini ya da önceden var olan amino asit sekansi degisikliklerini içerebilir. Bazi yönlerde önceden var olan amino asit degisikliklerinin sayisi, Bir "VH alt grup III konsensüs çerçevesi", yukaridaki Kabat ve digerleri yayininin degisken agir alt grup III'deki amino asit sekanslarindan elde edilen konsensus sekansini içerir. Bir yönde, VH alt grup III konsensüs çerçeve amino asit sekansi, asagidaki sekanslarin her birinin en azindan bir kismini veya tamamini içerir: EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAAS (HC-FRl)(SEQ ID No:4), WVRQAPGKGLEWV (HC-FRZ), (SEQ ID No:5), RFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCAR (HC-FR3, SEQ ID No:6), WGQGTLVTVSA (HC-FR4), (SEQ ID No:7). Bir "VL kappa konsensüs çerçevesi", yukarida bahsedilen Kabat ve digerleri yayininin degisken hafif kappa alt grup I'deki amino asit sekanslarindan elde edilen konsensüs sekansini içerir. Bir yönde, VH alt grup I'de konsensüs çerçeve amino asit sekansi, asagidaki sekanslarin her birinin en azindan bir kismini veya tamamini içerir: DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITC (LC-FRl) (SEQ ID NO:11), WYQQKPGKAPKLLIY (LC-FRZ) (SEQ ID NO:12), GVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYC (LC-FR3)(SEQ ID NO:13), FGQGTKVEIKR (LC-FR4)(SEQ ID NO:14). Belirtilen bir pozisyonda, örnegin FC bölgesindeki bir pozisyonda bir "amino asit ,modifikasyonu", belirtilen kalintinin ornatimini veya delesyonunu veya belirtilen kalintinin bitisigine en az bir amino asit kalintisinin yerlestirilmesini ifade eder. Belirtilen bir kalintinin arasina yerlestirme anlamina gelir. Yerlestirme, belirtilen kalintiya göre N terminaline veya C terminaline dogru olabilir. Burada tercih edilen amino asit modifikasyonu bir ornatimdir. degisiklige/degisikliklere sahip olmayan bir ana antikor ile karsilastirildiginda, sahip oldugu bir veya daha fazla HVR'de, antikorun antijene olan afinitesinde bir gelismeye neden olan bir veya daha fazla degisiklige sahip olan bir antikordur. Bir yönde, afinitesi olgunlasmis bir antikor, hedef antijen için nanomolar veya hatta pikomolar afinitelere sahiptir. Afinitesi olgunlasmis antikorlar, teknikte bilinen prosedürlerle üretilir. Örnegin, Marks ve dig., Bio/Technology 10:779-783 (1992) yayininda. VH ve 'VL domen karilmasi (shuffling) ile afinite matürasyonu tarif edilir. HVR ve/veya çerçeve kalintilarin rastgele mutagenezi asagidaki belgelerde tarif edilmistir: Barbas ve dig. Proc Nat. Acad. Sci. USA 91:3809- Burada kullanildigi sekliye "spesifik olarak baglanir" veya heterojen bir molekül popülasyonunun varliginda hedef varliginin belirleyici olan bir hedef ve bir antikor arasindaki baglanma gibi ölçülebilir` ve tekrarlanabilir etkilesimleri ifade eder. Örnegin bir hedefe spesifik olarak baglanan bir antikor (bir epitop olabilir), bu hedefe diger hedeflere baglandigindan daha yüksek afiniteyle, aviditeyle, daha kolay sekilde ve/veya daha uzun süreler baglanan bir antikordur. Bir yönde, bir antikorun iliskisiz bir hedefe baglanma düzeyi, örnegin bir radyoimmün test (RIA) yoluyla ölçüldügü üzere, antikorun hedefe baglanmasinin yaklasik %10'undan daha azdir. Belirli yönlerde, bir hedefe spesifik olarak baglanan bir antikor, S luM, S 100 nM, S 10 nM, S 1 nM veya 5 0,1 nM'lik bir ayrisma sabitine (Kd) sahiptir. Belirli yönlerde, bir antikor, farkli türlerden elde edilen protein arasinda korunan bir protein üzerindeki bir epitopa spesifik olarak baglanir. Baska bir yönde spesifik baglanma, özel baglanma seklinde olabilir, ancak bu sekilde olmasi zorunlu degildir. Burada kullanildigi sekliyle, "immünoadezin" terimi, heterolog bir proteinin (bir ``adezin") baglanma spesifikligini, immünoglobülin sabit domenlerinin efektör fonksiyonlariyla birlestiren molekülleri isaret eder. Yapisal olarak immünoadezinler, bir antikorun antijen tanima ve baglanma alanindan farkli olan (baska bir ifadeyle "heterolog" olan) istenen baglanma spesifikligine sahip bir amino asit sekansi ile bir immünoglobülin sabit domen sekansinin bir füzyonunu içerir. Bir immünoadezin molekülünün adezin kismi tipik olarak, bir reseptör veya bir ligandin en azindan baglama alanini içeren bir bitisik amino asit sekansidir. Immünoadezin içindeki immünoglobülin sabit domen sekansi herhangi bir immünoglobülinden, örnegin IgG-l, IgG-Z (IgGZA ve IgGZB dahil), IgG-3 veya IgG-4 alt tipleri, IgA (örnegin IgA-l ve tercihen burada tarif edilen bir polipeptitin veya antikorun bir domeninin, bir Ig molekülü içindeki en az bir degisken bölge yerine ornatilmasini içerir. Özellikle tercih edilen bir uygulamada, immünoglobülin füzyonu, bir IgGl molekülünün mentese, CH2 ve CH3 veya mentese, CHl, CHZ ve CH3 bölgelerini içerir. Immünoglobulin füzyonlarinin üretimi için ayrica Örnegin, buradaki kombinasyon terapisi için yararli ikinci ilaçlar olarak yararli immünoadezinler, PD-Ll veya PD-LZ'nin hücre disi veya PD-l baglayici kisimlari ve PD-l'in hücre disi veya PD-Ll veya PD-Ll veya PD-L2 baglayici kisimlarini içeren, örnegin sirasiyla PD-Ll ECD - Fc, bir PD-L2 ECD - Fc ve bir PD-l ECD - Fc gibi bir immünoglobülin sekansinin sabit bir domenine kaynasmis bir polipeptitleri içerir. Hücre yüzeyi reseptörlerinin Ig Fc ve ECD'sinin immünoadezin kombinasyonlari, bazen çözünür reseptörler olarak adlandirilir. Bir "füzyon proteini" ve bir "füzyon polipeptiti", birbirine kovalent olarak bagli iki parça içeren ve söz konusu parçalarin her birinin, farkli bir özellige sahip birer polipeptit oldugu bir polipeptiti ifade eder. Özellik, in vitro veya in vivo aktivite gibi biyolojik bir özellik olabilir. Özellik, basit bir kimyasal veya fiziksel özellik, örnegin bir hedef moleküle baglanma, bir reaksiyonun katalizi vb. olabilir. Iki parça, tekli bir peptit bagi ile dogrudan veya bir peptit baglayici araciligiyla baglanabilir, ancak her biri ile okuma çerçevesi içindedir. Bir "PD-1 oligopeptiti,' "PD-Li oligopeptiti," veya "PD-L2 oligopeptiti", burada tarif edildigi gibi sirasiyla bir reseptör, ligand veya sinyal bileseni dahil sirasiyla bir PD- 1, PD-Ll veya PD-L2 negatif ortak uyarici polipeptite tercihen spesifik olarak baglanan bir oligopeptittir. Bu oligopeptitler, bilinen oligopeptit sentez metodolojisi kullanilarak kimyasal olarak sentezlenebilir veya rekombinant teknoloji kullanilarak hazirlanabilir veya saflastirilabilir. Bu oligopeptitler, genellikle en az yaklasik: 5 amino asit uzunlugunda, alternatif olarak en az yaklasik 6, 7, 8, 9, 10, 100 veya daha fazla amino asit uzunlugundadir. Bu oligopeptitler, iyi bilinen teknikler kullanilarak tanimlanabilir. Bu baglamda, bir polipeptit hedefine spesifik olarak baglanabilen oligopeptitler için oligopeptit kitapliklarinin taranmasina yönelik tekniklerin teknik alanda iyi bilindigi belirtilir (bkz. örn. U.S. Patent No. 5,556,762, (1984); Geysen ve dig., Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A., 82:178- 182 (1985); Geysen ve dig., in Synthetic Peptides as Antigens, Cwirla, S. E. ve dig. Proc. Natl. Acad. Sci. USA, 81:6378 Clackson, T. ve dig. Nature, ggâ: 624 (1991); Marks, J. D. ve dig., J) Mbl. Biol., &22:581 (1991); Kang, A.S. ve dig. Proc. Opin. Biotechnol., 2:668 (1991). Bir "bloke edici" antikor veya bir "antagonist" antikoru, baglandigi antijenin bir biyolojik aktivitesini inhibe eden veya azaltan bir antikordur. Bazi uygulamalarda, bloke edici antikorlar` veya antagonist antikorlar, antijenin biyolojik aktivitesini büyük ölçüde veya tamamen inhibe eder. Bulusun anti-PD-Ll antikorlari, disfonksiyonel bir durumdan antijen uyarilmasina kadar, T hücreleri tarafindan fonksiyon bir yanitin (örn. proliferasyon, sitokin üretimi, hedef hücre öldürmesi) geri getirilmesi için PD-l araciligiyla sinyallemeyi bloke eder. Bir "agonist" veya aktive edici antikor, baglandigi antijen tarafindan sinyallemeyi arttiran veya baslatan bir antikordur. Bazi uygulamalarda, agonist antikorlar, dogal ligandin varligi olmaksizin sinyale neden olur veya sinyali aktive eder. Buradaki "Fc bölgesi" terimi, natif sekans FC bölgeleri ve varyant Fc bölgeleri de dahil olmak üzere, bir immünoglobülin agir zincirinin bir C terminal bölgesini tanimlamak için kullanilir. Bir immünoglobülin agir zincirinin Fc bölgesinin sinirlarinin degisebilmesine ragmen, insan IgG agir zincir FC bölgesi genellikle Cy5226 konumundaki bir amino asit kalintisindan, veya Pro230'dan, karboksil terminaline uzanmasi olarak tanimlanir. FC bölgesinin C terminal lizini (AB numaralandirma sistemine göre 447 numarali kalinti), örnegin antikorun üretimi veya saflastirilmasi esnasinda veya antikorun bir agir zincirini kodlayan nükleik asidin rekombinant sekilde islenmesi ile çikartilabilir. Buna uygun olarak, bütün antikorlarin bir bilesimi, tüm K447 kalintilari çikarilmis antikor popülasyonlarini, K447 kalintisi çikarilmamis antikor popülasyonlarini ve K447 kalintisi ile veya olmaksizin antikorlarin bir karisimina sahip antikor popülasyonlari içerebilir. Bulusun antikorlarinda kullanilmaya yönelik uygun natif sekans FC bölgeleri, insan IgGl, IgG2 (IgGZA, IgGZB), 1gG3 ve IgG4'ü içerir. bir reseptörü tanimlar. Tercih edilen Fc, bir natif sekans insan FcR'sidir. Ayrica, tercih edilen bir FcR, bir IgG antikorunu (bir gama reseptörü) baglayan bir FcR'dir ve FcyRI, FcyRII reseptörlerini ve bu reseptörlerin allelik varyantlari ve alternatif olarak birlestirilmis biçimleri dahil olmak üzere FcyRIII alt siniflarini içerir, FcyRII reseptörleri, esas olarak bunlarin sitoplasmik domenlerinde farklilik gösteren benzer amino asit sekanslari olan FcyRIIA (bir reseptör") kapsar. Aktiflestirici reseptör FcyRIIA , sitoplazmik domeninde bir immünoreseptör tirozin esasli aktivasyon motifi (ITAM) içerir. Inhibe edici reseptör FcyRIIB, sitoplazmik domeninde bir immünoreseptör tirozin bazli inhibisyon motifi (ITIM) içerir (bkz. M. Daeron, Annu. ele alinmistir: Ravetch ve Kinet, Annu. ReV. Immunol. 9: 457- Haas vedig., J. Lab. Clin. Med. lgg: 330-41 (1995). Gelecekte tanimlanacak olanlar da dahil olmak üzere diger FcR'ler, burada verilen "FcR" ifadesinin kapsami dahilindedir. aktarimindan sorumlu olan neonatal reseptör FcRn'yi de içerir. yönelik yöntemler bilinmektedir (bkz. örn. Ghetie ve Ward, In vivo olarak FcRn'ye baglanma. ve insan FcRn'sine yüksek afiniteyle baglanan polipeptitlerinin serum yari ömrü, örnegin insan FcRn'sini eksprese eden transfekte insan hücre hatlari veya transgenik fareler içinde veya Fc bölgesi varyanti olan polipeptitlerin verildigi primatlarda test edilebilir. WO yayini, FcR'lere baglanmasi gelismis veya azaltilmis antikor varyantlarini tarif eder. Ayrica bkz. örn. Burada kullanildigi sekliyle "büyük ölçüde azaltilmis" veya iki deger arasindaki farkin, söz konusu degerler (örnegin Kd degerleri, HAMA yaniti) tarafindan ölçülen biyolojik özellik baglaminda istatistiksel olarak önemi oldugunu düsünecegi sekilde (genellikle biri, bir molekül ile baglantili ve digeri ise bir referans/karsilastirici molekül ile baglantili olan) iki sayisal deger arasinda yeterince yüksek bir fark oldugu anlamina gelir. Söz konusu iki deger arasindaki fark, referans/karsilastirici molekülü için degerin bir fonksiyonu olarak, yaklasik %10'dan büyük, tercihen yaklasik %20'den büyük, yaklasik %30'dan büyük, yaklasik %40'dan büyük ve/veya yaklasik %50`den büyüktür. Burada kullanildigi sekliyle "büyük ölçüde benzer" veya "büyük ölçüde ayni" terimi, teknikte yetkin kisilerin, iki deger arasindaki farkin, söz konusu degerler (örnegin Kd degerleri) tarafindan ölçülen biyolojik özellik baglaminda biyolojik ve/veya istatistiksel öneminin az oldugunu veya hiç olmadigini düsünecekleri sekilde (örnegin biri, bulusa ait bir antikor ile baglantili olan ve digeri bir referans/karsilastirmali antikor ile baglantili olan) iki sayisal deger arasinda yeterince yüksek bir benzerlik derecesi oldugu anlamina gelir. Söz konusu iki deger arasindaki fark, referans/karsilastirici degerin bir fonksiyonu olarak yaklasik %50'den az, yaklasik yaklasik %lO'dan azdir. Burada kullanildigi sekliyle "tasiyicilar" terimi, uygulanan dozajlar ve konsantrasyonlarda bunlara maruz kalan hücre veya memeli için toksik olmayan farmasötik olarak kabul edilebilir tasiyicilari, eksipiyanlari veya stabilizörleri içerir. Genellikle fizyolojik olarak kabul edilebilir tasiyici, sulu pH tamponlu bir çözeltidir. Fizyolojik olarak kabul edilebilir tasiyicilarin örnekleri arasinda; tamponlar, örnegin fosfat, sitrat ve diger organik asitler; askorbik asit dahil antioksidanlar; düsük moleküler agirlikli (yaklasik 10 kalintidan az) polipeptit; proteinler, örnegin serum albumin, jelatin ya da immünoglobülinler; hidrofilik polimerler, örnegin polivinilpirolidon, amino asitler, örnegin glisin, glutamin, asparagin, arginin ya da lizin; monosakkaritler, disakkaritler ve diger karbohidratlar, örnegin glukoz, mannoz ya da dekstrinler; selatlayici ajanlar, örnegin EDTA; seker alkoller, örnegin manitol ya da sorbitol; tuz Olusturucu karsi iyonlar, örnegin sodyum; ve/veya TWEENm, polietilen glikol (PEG) ve PLURONICSTM gibi iyonik olmayan yüzey aktif maddeler Bir "prospektüs", endikasyonlar, kullanim, dozaj, uygulama, kontraendikasyonlar, paketli ürün le birlestirilecek diger ilaçlar ve/Veya bu ilaçlarin kullanimina yönelik uyarilar Vb. ile ilgili bilgileri içeren ilaçlarin ticari paketlerinde geleneksel olarak bulunan talimatlari içerir. Burada kullanildigi sekliyle "tedavi" terimi, klinik patoloji sürecinde tedavi edilen bireyin veya hücrenin dogal seyrini degistirmek üzere tasarlanmis klinik müdahaleyi ifade eder. Tedavinin arzu edilebilir etkileri, hastaligin ilerleme hizini azaltilmasini, hastalik durumunun iyilestirilmesini veya hafifletilmesini ve remisyon veya iyilestirilmis prognozu içerir. Örnegin, kanserli hücrelerin proliferasyonunun azaltilmasi (veya tahrip edilmesi), hastaligin neden oldugu semptomlarin azalmasi, hastaliktan muzdarip olanlarin yasam kalitesinin arttirilmasi, hastaligin tedavi edilmesi için gerekli diger ilaçlarin dozunun azaltilmasi, hastaligin ilerlemesinin geciktirilmesi ve/veya bireylerin sagkaliminin uzatilmasi dahil, ancak bunlarla sinirli olmamak üzere kanser ile iliskili bir veya daha fazla semptomun hafiflemesi ve ortadan kalkmasi halinde, bir birey basarili bir sekilde Burada kullanildigi haliyle "bir hastaligin ilerlemesinin geciktirilmesi", söz konusu hastaligin (Örnegin kanserin) gelismesinin ertelenmesi, engellenmesi, yavaslatilmasi, geciktirilmesi, stabillestirilmesi veya ertelenmesi anlamina gelir. Bu geciktirme, hastaligin ve/veya tedavi edilen bireyin öyküsüne bagli olarak farkli sürelerde gerçeklesebilir. Ilgili teknigin uzmanlarina asikar gelecegi üzere, yeterli veya anlamli bir gecikme aslinda bireyin hastaligi gelistirmedigi önleme durumunu kapsayabilir. Örnegin, metastaz gelisimi gibi geç evrede bir kanser geciktirilebilir. iyilesmesinin veya önlenmesinin saglanmasi için gereken en düsük konsantrasyondur. Burada etkili bir miktar, hastaligin durumu, hastanin yasi, cinsiyeti ve agirligi ve antikorun bireyde istenen bir yaniti ortaya çikarma kabiliyeti gibi faktörlere göre degisebilir. Etkili bir miktar ayrica, tedavinin her türlü toksik veya zararli etkilerinin, terapötik olarak yararli etkilerinden agir basmadigi bir miktardir. Profilaktik kullanim itibariyla faydali veya arzu edilen sonuçlar, hastaligin biyokimyasal, histolojik ve/Veya davranissal semptomlari, komplikasyonlari ve hastaligin gelisimi esnasinda görülen patolojik ara fenotipleri de dahil olmak üzere hastaligin riskinin ortadan kaldirilmasi veya azaltilmasi, agirligin azaltilmasi veya baslangicinin geciktirilmesi gibi sonuçlari içerir. Terapötik kullanima yönelik olarak, yararli ve arzu edilen sonuçlar, hastaliktan kaynaklanan bir veya daha fazla semptomun azaltilmasi, hastaliktan muzdarip olanlarin hayat kalitesinin arttirilmasi, hastaligin tedavi edilmesi için gerekli diger ilaçlarin dozunun azaltilmasi, örnegin hedefleme yoluyla diger ilacin etkisinin arttirilmasi, hastaligin gelismesinin geciktirilmesi ve/veya sagkalimin uzatilmasi gibi klinik sonuçlari içerir. Kanser ve tümör söz konusu oldugunda, ilacin etkili miktari, kanser hücrelerinin sayisini azaltabilir; tümör boyutunu küçültebilir; periferik organlara kanser hücresi infiltrasyonunu inhibe edebilir (örn. bir miktar yavaslatabilir ya da tercihen durdurabilir); tümör metastazini inhibe edebilir (örn. bir miktar yavaslatabilir ya da tercihen durdurabilir); tümör` büyümesini bir dereceye kadar inhibe edebilir ve/veya bozuklukla iliskili semptomlardan bir ya da daha fazlasini bir miktar hafifletebilir. Etkili bir miktar, bir veya daha fazla uygulamada verilebilir. Mevcut bulusun amaçlari itibariyla ilacin, bilesigin veya farmasötik bilesimin etkili bir miktari, dogrudan veya dolayli olarak profilaktik veya terapötik tedaviyi gerçeklestirmek için yeterli bir miktardir. Klinik baglamda anlasilacagi üzere bir ilaç, bilesik veya farmasötik bilesimin etkili bir miktari, bir baska ilaç, bilesik veya farmasötik bilesim ile birlikte gerçeklestirilebilir veya gerçeklestirilmeyebilir. Dolayisiyla bir "etkili miktar", bir veya daha fazla terapötik maddenin uygulanmasi baglaminda kabul edilebilir ve tek bir ajan, arzu edilen bir sonucun elde edilebilmesi veya elde edilmesi halinde, bir veya daha fazla baska ajan ile birlikte etkili bir miktarda verilecek sekilde kabul edilebilir. Burada kullanildigi sekliyle "ile birlikte" ifadesi, bir tedavi yönteminin, baska bir tedavi yöntemine ek olarak uygulanmasini ifade eder. Dolayisiyla, "ile birlikte" ifadesi, bir bireye bir tedavi yönteminin, baska bir tedavi yönteminin uygulanmasindan önce, o sirada veya söz konusu uygulamadan sonra uygulanmasini ifade eder. Burada kullanildigi sekilde "tam yanit" veya "CR", tüm hedef lezyonlarin kaybolmasini ifade eder; "kismi yanit" veya "PR", baslangiç en uzun çap toplami (SLD) referans alinarak hedef lezyonlarin SLD'sinde en az %30'luk bir azalmayi ifade eder; ve "stabil hastalik" veya "SD", tedavi baslangicindan beri en küçük toplam SLD referans olarak alinarak, ne PR olacak kadar yeterli küçülme ne de PD olacak kadar yeterli artisin bulunmamasini ifade eder. Burada kullanildigi sekliyle "ilerleyici hastalik" veya "PD", tedavi basladigindan beri kaydedilen en küçük SLD referans alinarak hedef lezyonlarin SLD'sinde en az %20'lik bir artisi veya bir veya daha fazla yeni lezyonun varligini ifade eder. Burada kullanildigi sekliyle "ilerlemesiz sagkalim" (PFS), tedavi sirasinda ve sonrasinda tedavi edilen hastaligin (örnegin kanserin) daha kötüye gitmedigi süreyi ifade eder. Ilerlemesiz sagkalim, hastalarin bir tam yanit veya bir kismi yanit sergiledikleri süreyi ve ayni zamanda hastalarin stabil hastalik sergiledikleri süreyi içerebilir. Burada kullanildigi sekliyle "genel yanit orani" (ORR), tam yanit (CR) orani ve kismi yanit (PR) oraninin toplamini ifade Burada kullanildigi sekliyle "genel sagkalim", bir grupta belirli bir süre sonra hayatta kalmasi muhtemel bireylerin yüzdesini ifade eder. Bir "kemoterapötik ajan", kanser tedavisinde faydali bir kimyasal bilesiktir. Kemoterapötik ajanlarin örnekleri arasinda alkillestirici ajanlar, Örnegin tiyotepa ve siklofosfamit (CYTOXAN®); alkil sülfonatlar, örnegin busülfan, improsülfan ve piposülfan; aziridinler, örnegin benzodopa, karbokuon, meturedopa ve üredopa; etileniminler ve metilamelaminler, örnegin altretamin, trietilenmelamin, trietilenfosforamit, trietilentiyofosforamit ve trimetilolomelamin da dahil; asetogeninler (Özellikle bullatasin ve bullatasinon); delta-9-tetrahidrokanabinol (dronabinol, MARINOL®); beta-lapakon; lapakol; kolkisinler; betülinik asit; bir kamptotesin (örnegin sentetik analog topotekan (HYCAMTING), CPT-ll (irinotekan, CAMPTOSAR®), asetilkamptotesin, skopolektin ve 9-aminokamptotesin); bryostatin; pemetrekset; kalistatin; CC-1065 (örnegin adozelesin, karzelesin ve bizelesin sentetik analoglari da dahil); podofilotoksin; podofilinik asit; tenipozit; kriptofisinler* (özellikle kriptofisin 1. ve kriptofisin 8); dolastatin; duokarmisin (örnegin, sentetik analoglar, KW-2189 ve CBl-TMl de dahil); eleuterobin; pankratistatin; TLK-286; CDP323, bir oral alfa-4 integrin inhibitorü; bir sarkodiktin; spongistatin; azot hardallari, örnegin klorambusil, klornafazin, kolofosfamit, estramustin, ifosfamit, mekloretamin, mekloretamin oksit hidroklorür, melfalan, novembikin, fenesterin, prednimustin, trofosfamit, urasil hardali; nitrozoüreler, Örnegin karmustin, klorozotosin, fotemustin, lomustin, nimustin ve ranimnustin; antibiyotikler, örnegin enediyen antibiyotikleri (örnegin kalikeamisin, özellikle kalikeamisin gammall ve kalikamisin omegalI (bkz. örn. Nicolaou ve dig., Angew. Chem Intl. Ed. Engl., 33: 183- 186 (1994)): dinemisin, örnegin dinemisin A; bir esperamisin; meokarzinostatin kromofor ve iliskili kromoprotein enediyen antibiyotik kromoforlari), aklasinomisinler, aktinomisin, autramisin, azaserin, bleomisinler, kaktinomisin, karabisin, karminomisin, karzinofilin, kromomisinler, daktinomisin, daunorubisin, detorubisin, 6-diazo-S-okso-L-norlösin, doksorubisin (ADRIAMYCIN®, morfolino-doksorubisin, siyanomorfolino-doksorubisin, 2-pirolino-doksorubisin, doksorubisin HCI lipozom enjeksiyonu (DOXIL®) ve deoksidoksorubisin de dahil), epirubisin, esorubisin, idarubisin, marselomisin, mitomisinler, örnegin mitomisin C, mikofenolik asit, nogalamisin, olivomisinler, peplomisin, potfiromisin, puromisin, kuelamisin, rodorubisin, streptonigrin, streptozosin, tubersidin, ubenimeks, zinostatin, zorubisin; anti-metabolitler, örnegin metotreksat, gemsitabin (GEMZAR®), tegafur (UFTORAL®), kapesitabin (XELODA®), bir epotilon ve 5-fluorourasil (5-FU); folik asit analoglari, örnegin denopterin, metotreksat, pteropterin, trimetreksat; pürin analoglari, örnegin fludarabin, 6- merkaptopürin, tiyamiprin, tiyöguanin; pirimidin analoglari, örnegin ansitabin, azasitidin, 6-azaüridin, karmofur, sitarabin, dideoksiüridin, doksifluridin, enositabin, floksüridin ve imatinib (bir 2-fenilaminopirimidin türevi) ve ayni zamanda diger c-Kit inhibitörleri; anti-adrenaller, örnegin aminoglütetimit, mitotan, trilostan; folik asit yenileyiciler, örnegin frolinik asit; aseglaton; aldofosfamit glikozit; aminolevülinik asit; enilurasil; amsakrin; bestrabusil; bisantren; edatraksat; defofamin; demekolsin; diazikon; elfornitin; eliptinyuni asetat; etoglusit; galyum nitrat; hidroksiüre; lentinan; lonidainin; maytansinoidler, örnegin maytansin ve ansamitosinler; mitoguazon; mitoksantron; mopidanmol; nitraerin; pentostatin; fenamet; pirarubisin; losoksantron; 2-etilhidrazit; prokarbazin; PSK® polisakkarit kompleksi (JHS Natural Products, Eugene, OR); razoksan; rizoksin; sizofiran; spirogermanyum; tenuazonik asit; triazikon; 2,2',2"-triklorotrietilamin; trikotesenler (özellikle T-2 toksin, verakürin A, roridin A ve anguidin); üretan; Vindesin (ELIDINE®, FILDESIN®); dakarbazin; manomustin; mitobronitol; mitolaktol; pipobroman; gasitozin; arabinozit ("Ara-C"); tiyotepa; taksoitler, örn. paklitaksel (TAXOL®), albumin ile tasarllanmis paklitaksel (ABRAXANEW) ve doksetaksel (TAXOTERE®) nanoparçacik formülasyonu; kloranbusil; 6-tiyoguanin; merkaptopürin; metotreksat; platin analoglari, örnegin sisplatin ve karboplatin; Vinblastin (VELBAN®); platin; etopozit (VP-16); ifosfamit; mitoksantron; Vinkristin (ONCOVIN®); oksaliplatin; lökovovin; vinorelbin (NAVELBINE®); novantron; edatreksat; daunomisin; aminopterin; ibandronat; topoizomeraz inhibitörü RFS 2000; diflorometilornitin (DMFO); retinoidler, örnegin retinoik asit; yukaridakilerden herhangi birinin farmasötik olarak kabul edilebilir tuzlari, asitleri veya türevleri; yukaridakilerden ikisi veya daha fazlasindan olusan kombinasyonlar, örnegin siklofosfamid, doksorubisin, Vinkristin› ve prednizolondan olusan kombine bir tedavinin kisaltmasi olan CHOP ve S-FU ve lökovovin ile birlestirilmis oksaliplatin (ELOXATINW) ile gerçeklestirilen bir tedavi rejiminin kisaltmasi olan FOLFOX bulunur. Kemoterapötik ajanlarin ilave örnekleri arasinda, kanser büyümesini kolaylastirabilecek hormonlarin etkilerini düzenleyici, azaltici, bloke edici ya da inhibe edici etki gösteren ve genellikle sistemik ya da tüm vücut tedavisi biçiminde olan anti-hormonal ajanlar da bulunur. Bunlarin kendileri de hormon olabilir. Örnekler arasinda anti- östrojenler ve seçici östrojen reseptör modülatörleri (SERM'ler), örnegin tamoksifen (örnegin NOLVADEX® tamoksifen de dahil), raloksifen (EVISTAQ), droloksifen, 4- hidroksitamoksifen, trioksifen, keoksifen, LYll70l8, onapriston ve toremifen (FARESTONQ): anti-progesteronlar; östrojen reseptörünü azaltarak düzenleyiciler (ERD'ler); östrojen reseptörü antagonistleri, örnegin fulvestrant (FASLODEX®); yumurtaliklari bastirma ya da kapatma fonksiyonu gösteren ajanlar, örnegin lötinize edici hormon salan hormon (LHRH) agonistleri, örnegin löprolit asetat (LUPRON® ve ELIGARD®), goserelin asetat, buserelin asetat ve tripterelin; diger anti-androjenler, örnegin flutamid, nilutamit ve bikalutamit; ve böbreküstü bezinde östrojen üretimini düzenleyen aromataz enzimini inhibe eden aromataz inhibitörleri, örnegin 4(5)-imidazoller, aminoglutetimit, megestrol asetat (MEGASE®), eksemestan (AROMASIN®), formestan, fadrozol, vorozol (RIVISOR®), letrozol (FEMARA®) ve anastrozol (ARIMIDEX®) bulunur. Bunlara ek olarak, kemoterapötik ajanlarin söz konusu tanimi, klodronat (örnegin BONEFOS® veya OSTAC®), etidronat (DIDROCAL®), NE-58095, zoledronik asit/zoledronat (ZOMETA®), allendronat (FOSAMAX®), pamidronat (AREDIA®), tiludronat (SKELID®) veya risedronat (ACTONEL®); ayni zamanda troksasitabin (bir 1,3-dioksalan nükleosit sitozin analogu); anti-sens oligonükleotitler, özellikle abherant hücre proliferasyonunda belirtilen sinyal yolaklarinda genlerin ekspresyonunu inhibe edenler, örnegin PKC-alfa, Raf, H-Ras ve epidermal büyüme faktörü reseptörü (EGF-R); THERATOPE® asisi ve gen terapi asilari gibi asilar, örnegin ALLOVECTIN® asisi, LEUVECTIN® asisi ve VAXID® asisi; topoizomeraz 1 inhibitörü (örn. LURTOTECAN®); fulvestrant gibi bir anti-östrojen; imatinib veya EXEL-O862 gibi bir Kit inhibitörü (bir tirosin kinaz inhibitörü); erlotinib veya setuksimab gibi EGFR inhibitörü; bevacizumab gibi bir anti- VEGF inhibitörü; arinotekan; rmRH (örn. ABARELIX®); lapatinib ve lapatinib ditosilat (bir ErbB-Z ve GW572016 olarak da bilinen EGFR çift tirozin kinaz küçük moleküllü inhibitör); 17AAG (bir isi soku proteini (Hsp) 90 zehri olan geldanamisin türevi) ve yukaridakilerden herhangi birinin farmasötik olarak kabul edilebilir tuzlarini, asitlerini ve türevlerini içerir. Burada kullanildigi sekliyle "sitokin" terimi, genel olarak hücreiçi aracilar olarak etki eden veya proteinleri üreten hücreler üzerinde bir otokrin etkiye sahip bir hücre popülasyonu tarafindan salinan proteinleri ifade eder. Bu sitokinlerin örnekleri arasinda lenfokinler, monokinler; interlökinler ("IL'ler"), örnegin IL-l, IL-ld, IL-2, IL-3, IL- PROLEUKIN® rlL-2 dahil; TNF-d veya TNF-ß, TGF-ßl-3 gibi bir tümör nekroz faktörü ve lösemi inhibe edici faktör ("LIF"), siliyer nörotrofik faktör ("CNTF"), CNTF benzeri sitokin ("CLC"), kardiyoprofin ("CT") ve kit ligandi ("KL") dahil olmak üzere diger polipeptit faktörleri bulunur. Burada kullanildigi sekliyle "kemokin" terimi, seçici olarak kemotaksiyi ve lenfositlerin aktivasyonunu indükleme kabiliyetine sahip çözünür faktörleri (örn. sitokinler) ifade eder. Bunlar ayrica anjiyogenez, inflamasyon, yara iyilesmesi ve tümör olusumunu da tetikler. Örnek kemokinler arasinda murin keratinosit kemoatraktaninin (KC) bir insan homologu lL-8 Burada ve ekte verilen istemlerde kullanildigi sekliyle, "bir" veya "bu" gibi tekil biçimler, aksi baglamda açikça belirtilmedigi sürece çogul biçimleri de içerir. Burada bir deger veya parametre "yaklasik" olarak verildiginde, kendi basina bu deger veya parametreye yönelik varyasyonlari içerir (ve tanimlar). Örnegin "yaklasik X" olarak belirtilen bir tanimlama, "X" tanimlamasini kapsar. Burada kullanildigi sekliyle "alkil" terimi, bir ila oniki karbon atomlu doymus bir dogrusal veya dallanmis Zincirli tek degerli hidrokarbon radikalini ifade eder. Alkil gruplarinin örnekleri arasinda, bunlarla sinirli kalmamak kaydiyla, metil (Me, -CH3), etil (Et, -CHzCH3), l-propil (n-Pr, n-propil, -CHthCH3), 2-propil (i-Pr, i-propil, -CH(CHH2), l-butil (n- Bu, n-butil, -CH2CHÄHhCH3), 2-metil-1-propil (i-Bu, i-butil, -CH2CH(CH3)2), 2-butil (s-Bu, s-butil, -CH(CH3)CH2CH3), 2-metil- 2-propil (t-Bu, t-butil, -C(CH93), l-pentil (n-pentil, (-CH(CH2CH92), 2-metil-2-butil (-C(CH3)ÄHhCH3), 3-metil-2- metil-l-butil (-CH2CH(CH3)CH2CH3), l-heksil metil-3-pentil (-CH(CHX}h)CH(CHQ2), 2,3-dimetil-2-butil heptil, l-oktil ve benzerleri bulunur. ila on iki karbon atomuna sahip dogrusal veya dallanmis Zincirli hidrokarbon radikalini, baska bir ifadeyle, bir karbon-karbon, sp2 Çift bagini ifade eder ve burada alkenil radikal, "cis" ve "trans" oryantasyonlari veya alternatif olarak "E" ve "Z" oryantasyonlarina sahip radikalleri içerir. Örnekler arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, etilenil veya vinil (-CH=CH2), allil (-CH2CH=CH2) ve benzerleri bulunur. on iki karbon atomuna sahip dogrusal veya dallanmis Zincirli hidrokarbon radikalini, baska bir ifadeyle, bir karbon-karbon, sp üçlü bagini ifade eder. Örnekler arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, etinil (-CECH), propinil (propargil, -CH2CECH) ve benzerler bulunur. karbon atomuna veya bir bisiklik halka olarak 7 ila 12 karbon atomuna sahip, tek degerli aromatik.olmayan, doymus veya kismen doymamis bir halkayi ifade eder. 7 ila 12 atoma sahip bisiklik karbosikler, örnegin bir bisiklo [4,5], [5,5], [5,6] veya [6,6] sistem olarak düzenlenebilir ve 9 veya 10 halka atomuna sahip bisiklik karbosikler, bir bisiklo [5,6] veya [6,6] sistemi veya bisiklo[2.2.l]heptan, bisiklo[2.2.2]oktan ve bisiklo[3.2.2]nonan gibi köprülü sistemler olarak düzenlenebilir. Monosiklik karbosikler arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, siklopropil, siklobutil, siklopentil, l-siklopent-l-enil, l-siklopent-Z-enil, l-siklopent-3-enil, sikloheks-3-enil, sikloheksadienil, sikloheptil, siklooktil, siklononil, siklodesil, sikloundekil, siklododesil ve benzerleri bulunur. atomundan bir hidrojen atomunun çikarilmasiyla türetilen 6-18 karbon atomuna sahip tek degerli aromatik. bir hidrokarbon radikalini ifade eder. Bazi aril gruplari, örnek yapilarda halkaya veya aromatik karbosiklik veya heterosiklik bir halka kaynasmis aromatik bir halkayi içeren bisiklik radikalleri içerir. Tipik aril gruplari arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, benzen (fenil), ornatilmis benzenler, naftalin, antrasen, indenil, indanil, 1,2-dihidronaftalin, l,2,3,4- tetrahidronaftil ve benzerlerindan türetilmis radikaller terimleri, burada birbirlerinin yerine kullanilabilir ve en az bir halka atomunun nitrojen, oksijen ve sülfürden seçilen bir heteroatom oldugu ve kalan atomlarin C oldugu 3 ila 18 halka atomuna sahip doymus veya kismen doymamis (baska bir ifadeyle halka içinde bir veya daha fazla çift ve/veya üçlü baga sahip) bir karbosiklik radikali ifade eder ve burada bir veya daha fazla halka atomu, asagida tarif edildigi gibi bir veya daha fazla ornatik ile istege bagli olarak ornatilir. Bir heterosikl,3 ila 7 halka üyesine sahip bir tek degerli (N, O, P ve S'den seçilen 2 ila 6 karbon atomu ve 1 ila 4 heteroatom) veya 7 ila 10 halka üyesine sahip bir bisiklik (N, O, P ve S'den seçilen 4 ila 9 karbon atomu ve 1 ila 6 heteroatom), örnegin bir bisiklo [4,5], [5,5], [5,6] veya [6,6] sistemi olabilir. Heterosikliler, Paquette, Leo A.; "Principles of Modern Heterocyclic Chemistry" (W.A. Benjamin, New York, Heterocyclic Compounds, A series of Monographs" (John Wiley & tarif edilmistir. "Heterosiklil" ayrica, heterosikl radikallerinin, doymus, kismen doymus bir halkaya veya aromatik karbosiklik veya heterosiklik bir halkaya kaynasmis oldugu radikallari içerir. Heterosiklik halkalarin örnekleri arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, pirrolidinil, tetrahidrofuranil, dihidrofuranil, tetrahidrotienil, tetrahidropiranil, dihidropiranil, tetrahidrotiyopiranil, piperidinil, morfolinil, tiyomorfolinil, tiyoksanil, piperazinil, homopiperazinil, azetidinil, oksetanil, tietanil, homopiperidinil, oksepanil, tiepanil, oksazepinil, diazepinil, tiyazepinil, 2-pirrolinil, 3-pirrolinil, indolinil, 2H- piranil, 4H-piranil, dioksanil, 1,3-dioksolanil, pirazolinil, ditiyanil, ditiyolanil, dihidropiranil, dihidrotienil, dihidrofuranil, pirazolidinilimidazolinil, imidazolidinil, 3- azabisiko[3.1.0]heksanil, 3-azabisiklo[4.1.0]heptanil ve azabisiklo[2.2.2]heksanil bulunur. Bu tanimin kapsamina spiro parçalari da dahil edilmistir. Halka atomlarinin okso (=O) parçalari ile ornatildigi bir heterosiklik grubu örnekleri, pirimidinonil ve 1,1-diokso-tiyomorfolinildir. aromatik bir radikali ifade eder ve nitrojen, oksijen ve sülfürden bagimsiz olarak seçilen bir veya daha fazla heteroatomu içeren, 5-18 atoma sahip kaynasik halka sistemlerini (en az biri aromatik) kapsar. Heteroaril gruplarin örnekleri arasinda, piridinil (örnegin 2- hidroksipiridinil dahil ), imidazolil, imidazopiridinil, pirimidinil (örnegin 4-hidroksipirimidinil dahil), pirazolil, triazolil, pirazinil, tetrazolil, furil, tienil, izoksazolil, tiyazolil, oksazolil, izotiyazolil, pirrolil, kinolinil, izokinolinil, indolil, benzimidazolil, benzofuranil, sinolinil, indazolil, indolizinil, ftalazinil, piridazinil, triazinil, izoindolil, fteridinil, pürinil, oksadiazolil, triazolil, tiyadiazolil, furazanil, benzofurazanil, benzotiyofenil, benzotiyazolil, benzoksazolil, kinazolinil, kinoksalinil, naftiridinil ve furopiridinil bulunur. Heterosikl veya heteroaril gruplar, mümkün oldugu yerlerde karbon (karbon baglantili) veya nitrojen (nitrojen baglantili) bagli olabilir. Örnek olarak ve sinirlamak olmaksizin, karbon ile bagli heterosikler veya heteroariller, bir piridinin 2, 3, 4, 5 veya 6 numarali pozisyonunda, bir piridazinin 3, 4, 5 veya 6 numarali pozisyonunda, bir pirimidinin 2, 4, 5 veya 6 numarali pozisyonunda, bir pirazinin 2, 3, 5 veya 6 numarali pozisyonunda, bir furan, tetrahidrofuran, tiyofuran, tiyofen, pirrol veya tetrahidropirrolün 2, 3, 4 veya 5 numarali pozisyonunda, bir oksazol, imidazol veya tiyazolün 2, 4 veya numarali pozisyonunda, bir izoksazol, pirazol veya izotiyazolün 3, 4 veya 5 numarali pozisyonunda, bir aziridinin 2 veya 3 numarali pozisyonunda, bir azetidinin 2, 3 veya 4 pozisyonunda, bir kinolinin 2, 3, 4, 5, 6, 7 veya 8 numarali pozisyonunda veya bir izokinolinin 1, 3, 4, 5, 6, 7 veya 8 numarali pozisyonunda baglidir. Örnek olarak ve sinirlamak olmaksizin, nitrojen ile bagli heterosikler veya heteroariller, bir aziridin, azetidin, pirrol, pirrolidin, 2-pirrolin, 3-pirrolin, imidazol, imidazolidin, 2-imidazolin, 3-imidazolin, pirazol, pirazolin, Z-pirazolin, 3-pirazolin, piperidin, piperazin, indol, indolin, lH-indazolün 1 numarali pozisyonunda, bir izoindol veya izoindolinin 2 numarali pozisyonunda, bir morfolinin 4 numarali pozisyonunda ve bir karbazol veya ß-karbolinin 9 numarali pozisyonunda baglidir. Heteroaril veya heterosiklsil içinde mevcut heteroatomlar arasinda Ntgr, S(O) ve S(O)2 gibi oksidize formlar bulunur. Burada kullanildigi sekliyle "farmasötik. olarak kabul edilebilir tuzlar" ifadesi, bulusun bir bilesiginin farmasötik olarak kabul edilebilir organik veya inorganik tuzlarini ifade eder. Örnek niteligindeki tuzlar arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, ila sülfat, sitrat, asetat, oksalat, klorür, bromid, iyodit, nitrat, bisülfat, fosfat, asit fosfat, izonikotinat, laktat, salisilat, asit sitrat, tartrat, oleat, tannat, pantotenat, bitartrat, askorbat, süksinat, maleat, jentisinat, fumarat, glukonat, glukuronat, sakkarat, format, benzoat, glutamat, metansülfonat "mesilat", etansülfonat, benzensülfonat, p-tolüenlerulfonat, pamoat (baska bir deyisle, 1,1'-metilen-bis -(2-hidroksi-3-naftoat)) tuzlari, alkali metal (örnegin, sodyum.ve potasyum) tuzlar, toprak.alkali metal (örnegin, magnezyum) tuzlar ve amonyum tuzlari bulunur. Farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuz, bir asetat iyonu, bir süksinat iyonu veya baska bir karsi iyon gibi baska bir molekülün dahil edilmesini içerebilir. Karsi iyot, ana bilesik üzerindeki yükü stabilize eden herhangi bir organik veya inorganik parça olabilir. Ayrica, farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuz, yapisinda birden fazla yüklü atoma sahip olabilir. Birden fazla yüklü atomun farmasötik olarak kabul edilebilir tuzun bir parçasi oldugu durumlarda, birden fazla karsi iyon bulunabilir. Dolayisiyla, farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuz, bir veya daha fazla yüklü atom ve/Veya bir veya daha fazla karsi iyona sahip olabilir. Mevcut bulusun bilesiginin bir baz olmasi halinde, arzu edilen farmasötik olarak kabul edilebilir tuz, teknikte mevcut herhangi bir uygun yöntem. ile, örnegin serbest bazin bir inorganik asit, örnegin hidroklorik asit, hidrobromik asit, sülfürik asit, nitrik asit, metansülfonik asit, fosforik asit ve benzerleri veya bir organik asit, örnegin asetik asit, maleikr asit, süksinikr asit, mandelikr asit, fumarikr asit, malonik asit, piruvik asit, oksalik asit, glikolik asit, salisilik asit, bir piranosidil asit, örnegin glukuronik asit veya galakturonik asit, bir alfa hidroksi asit, örnegin sitrik asit veya tartarik asit, bir amino asit, örnegin aspartik asit veya glutamik asit, bir aromatik asit, örnegin benzoik asit veya sinnamik asit, bir sülfonik asit, örnegin p- tolüensülfonik asit veya etansülfonik asit veya benzerleri ile muamele edilmesi yoluyla hazirlanabilir. Mevcut bulusun bilesiginin bir asit olmasi halinde, arzu edilen farmasötik olarak kabul edilebilir tuz, herhangi bir uygun yöntem ile, örnegin serbest asidin, bir amin (primer, sekonder veya tersiyer), bir alkali metal hidroksit veya alkalin toprak metal hidroksit veya benzeri inorganik veya organik bir baz ile islenmesi yoluyla hazirlanabilir. Uygun tuzlarin açiklayici örnekleri arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, amino asitlerden türetilen organik tuzlar, örnegin glisin ve arginin, amonyak, primer, sekonder ve tersiyer aminler ve siklik aminler, örnegin piperidin, morfolin ve piperazin ve sodyum, kalsiyum, potasyum, magnezyum, manganez, demir , bakir , çinko, alüminyuni ve lityumdan türetilen inorganik tuzlar bulunur. bilesimin kimyasal olarak ve/veya toksikolojik olarak, bir formülasyon içeren diger maddelerle ve/Veya bunlarla tedavi edilen memeli ile uyumlu olmasi gerektigini belirtir. Bir "solvat", bir veya daha fazla çözücü molekül ve bulusun bir bilesiginin bir araya gelmesini veya kompleksini ifade eder. Solvatlari olusturan çözücülerin örnekleri arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, su, izopropanol, etanol, metanol, DMSO, etil asetat, asetik asit ve etanolamin bulunur. Anlasilacagi üzere, bulusun burada tarif edilen yönleri ve varyasyonlari, yönler ve varyasyonlardan "olusan" ve/veya Bir yönde, bir bireyde kanserin tedavi edilmesine veya kanserin ilerlemesinin yavaslatilmasina yönelik, etkili bir miktarda bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünün bireye uygulanmasini içeren bir yön saglanir. Bazi yönlerde tedavi, tedavinin kesilmesinden sonra bireyde sürekli bir yanita neden olur. Mevcut bulusun yönleri, kanser tedavisi için tümör immünojenikliginin arttirilmasi gibi artmis immünojenikligin istendigi durumlarin tedavisinde kullanilabilir. Bir BRAF V6OOE mutasyonu içerebilen bir kanser, bir BRAF yabani türünü içerebilen bir kanser, bir KRAS yabani türünü içerebilen bir kanser veya aktive edici bir KRAS mutasyonu içerebilen bir kanser dahil, ancak bunlarla sinirli olmamak üzere çesitli kanser türleri tedavi edilebilir veya ilerlemeleri geciktirilebilir. Bazi uygulamalarda söz konusu bireyde melanom bulunur. Melanom, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu bireyde kolorektal kanser bulunur. Kolorektal kanser, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu bireyde, küçük hücreli olmayan akciger kanseri bulunur. Küçük hücreli olmayan akciger kanseri, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu bireyde, pankreas kanseri bulunur. Pankreas kanseri, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu bireyde, hematolojik bir malignite bulunur. Hematolojik malignite, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu bireyde yumurtalik kanseri bulunur. Yumurtalik kanseri, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu bireyde meme kanseri bulunur. Meme kanseri, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu bireyde, renal hücreli karsinom bulunur. Renal hücreli karsinom, erken evrede veya geç evrede olabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu birey, ehlilestirilmis hayvanlar (örnegin inekler, koyun, kediler, köpekler ve atlar), primatlar (örnegin insanlar ve insan harici primatlar, örnegin maymunlar), tavsanlar ve kemirgenler (örnegin fareler ve siçanlar) gibi bir memelidir. Bazi uygulamalarda tedavi edilen birey, bir insandir. Baska bir yönde, kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik, etkili bir miktarda bir PD-l ekseni baglayici antagonisti ve bir MEK inhibitörünün uygulanmasini içeren bir yön saglanir. Bazi yönlerde, bireydeki CD8 T hücreleri, PD-l yolagi antagonisti ve MEK inhibitörünün uygulanmasindan önceye göre artmis hazirlama (priming), aktivasyon, proliferasyon ve/veya sitolitik aktiviteye sahiptir. Bazi yönlerde, CD8 T hücresi hazirlama, CD8 T hücrelerinde yüksek CD44 ekspresyonu ve/veya artmis sitolitik aktivite ile karakterize edilir. Bazi yönlerde, CD8 T hücre aktivasyonu, v-IFN+ CD8 T hücrelerinin yüksek bir frekansi ile karakterize edilir. Bazi yönlerde, CD8 T hücreleri, antijen spesifik bir T hücresidir. Bazi uygulamalarda, PD-Ll yüzey ekspresyonuyla sinyal yoluyla immün kaçisi inhibe edilir. Bazi yönlerde, bireydeki kanser hücreleri, PD-l yolagi antagonisti ve MEK inhibitörü uygulamasindan önceye göre yüksek MHC sinif I antijen ekpresyonuna sahiptir. Bazi yönlerde, bireydeki antijen sunan hücreler, PD-l yolagi antagonisti ve MEK inhibitörü uygulamasindan önceye göre yüksek matürasyon ve aktivasyona sahiptir. Bazi yönlerde, antijen sunan hücreler dendritik hücrelerdir. Bazi yönlerde, antijen sunan hücrelerin matürasyonu, CD83+ dendritik hücrelerin artmis frekansi ile karakterize edilir. Bazi yönlerde, antijen sunan hücrelerin aktivasyonu, dendritik hücreler üzerinde yüksek CD8O ve CD86 ekspresyonu ile karakterize edilir. Bazi yönlerde, bireydeki sitokin IL-lO ve/Veya murin KC'nin bir homologu olan kemokin IL-8'in serum seviyeleri, anti-PD- Ll antikoru ve MEK inhibitörü uygulamasindan önceye göre azalmistir. Bazi yönlerde kanserde, yüksek seviyelerde T hücresi infiltrasyonu bulunur. Bazi yönlerde, bulusun kombinasyon terapisi, bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörü uygulamasini içerir. PD-l ekseni baglayici antagonisti ve MEK inhibitörü, teknikte bilinen herhangi bir uygun sekilde uygulanabilir. Örnegin, PD-l ekseni baglayici antagonist ve MEK inhibitörü, sirayla (farkli zamanlarda) veya eszamanli olarak (ayni anda) uygulanabilir. Bazi yönlerde MEK inhibitörü, sürekli olarak uygulanir. Bazi yönlerde MEK inhibitörü, aralikli olarak uygulanir. Bazi yönlerde MEK inhibitörü, PD-l ekseni baglayici antagonist uygulamasindan önce uygulanir. Bazi yönlerde MEK inhibitörü, PD-l ekseni baglayici antagonist uygulamasi ile ayni anda uygulanir. Bazi yönlerde MEK inhibitörü, PD-l ekseni baglayici antagonist uygulamasindan sonra uygulanir. Bazi yönlerde, bir bireyde kanserin tedavi edilmesine veya kanserin ilerlemesinin yavaslatilmasina yönelik, etkili bir miktarda. bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünün bireye uygulanmasini ve ayrica ek bir terapinin uygulanmasini içeren bir yön saglanir. Söz konusu ek terapi, radyasyon terapisi, cerrahi islem (örn. lumpektomi ve mastektomi), kemoterapi, gen terapisi, DNA terapisi, viral terapi, RNA terapisi, immüno terapi, kemik iligi transplantasyonu, nanoterapi, monoklonal antikor terapisi veya bunlarin bir kombinasyonu olabilir. Söz konusu ek terapi, adjuvan veya neoadjuvan terapi biçiminde olabilir. Bazi yönlerde söz konusu ek terapi, küçük moleküllü enzimatik inhibitör veya anti-metastatik ajan uygulamasidir. Bazi yönlerde ek terapi, yan etki sinirlayici ajanlarin (örn. tedavinin yan etkilerinin ortaya çikmasini ve/Veya siddetini azaltacak mide bulantisi önleyici ajanlar gibi ajanlar) uygulamasidir. Bazi yönlerde söz konusu ek terapi, radyasyon terapisidir. Bazi yönlerde söz konusu ek terapi, cerrahi islemdir. Bazi yönlerde söz konusu ek terapi, bir radyasyon terapisi ve cerrahi islem kombinasyonudur. Bazi yönlerde söz konusu ek terapi, gamma isinlamasidir. Bazi yönlerde söz konusu ek terapi, PI3K/AKT/mTOR yolagi, HSP9O inhibitörü, tubulin inhibitörü, apoptoz inhibitörü ve/veya kemokoruyucu ajani hedefleyen terapidir. Söz konusu ek terapi, yukarida tarif edilen kemoterapötik ajanlardan biri veya daha fazlasi olabilir. PD-l ekseni baglayici antagonist ve MEK inhibitörü, ayni uygulama yolu veya farkli uygulama yollari ile uygulanabilir. Bazi yönlerde, PD-l ekseni baglayici antagonist, intravenöz olarak, intramüskuler olarak, subkutanöz olarak, topikal olarak, oral olarak, transdermal olarak, intraperitoneal olarak, intraorbital olarak, implantasyon yoluyla, inhalasyon yoluyla, intratekal olarak, intraventriküler veya intranazal olarak uygulanir. Bazi yönlerde MEK inhibitörü, intravenöz olarak, intramüsküler olarak, subkütan olarak, topikal olarak, oral olarak, transdermal olarak, intraperitoneal olarak, intraorbital olarak, implantasyon yoluyla, inhalasyon yoluyla, intratekal olarak, intraventriküler olarak veya intranazal olarak uygulanir. PD-l ekseni baglayici antagonistin ve MEK inhibitörünün etkili bir miktari, hastaligin önlenmesi veya tedavi edilmesi için uygulanabilir. PD-l ekseni baglayici antagonist ve/veya MEK inhibitörünün uygun dozu, tedavi edilecek hastaligin türüne, PD-l ekseni baglayici antagonist ve MEK inhibitörünün türüne, hastaligin siddetine ve seyrine, bireyin klinik durumuna, bireyin klinik öyküsüne ve hastaligina verdigi yanita ve ilgili doktorun takdirine bagli olarak belirlenebilir. Teknikte bilinen veya asagida tarif edilen PD-l ekseni baglayici antagonistler ve MEK inhibitörlerinin herhangi biri, söz konusu yöntemlerde kullanilabilir. PD-l ekseni baglayici antagonistler Burada, bir bireyde kanserin tedavi edilmesine veya kanserin ilerlemesinin yavaslatilmasina yönelik, etkili bir miktarda bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünun bireye uygulanmasini içeren bir yön saglanir. Örnegin bir PD- 1 ekseni baglayici antagonist, bir PD-l baglayici antagonist, bir PD-Ll baglayici antagonist ve bir PD-LZ baglayici antagonisti içerir. "PD-l" için alternatif isimler arasinda CD279 ve SLEBZ'dir. "PD-Ll" için alternatif isimler arasinda B7-Hl, B7-4, CD274 ve B7-H bulunur. "PD-LZ" için alternatif isimler arasinda B7-DC, Btdc ve CD273 bulunur. Bazi uygulamalarda PD-l, PD-Ll ve PD-LZ, insan PD-l, PD-Ll ve PD- L2'dir. Bazi yönlerde, PD-l baglayici antagonist, PD-l'in ligand baglayici ortaklarina baglanmasini inhibe eden bir moleküldür. Spesifik bir yönde, PD-l ligand baglayici ortaklar, PD-Ll ve/veya PD-L2'dir. Baska uygulamalarda, bir PD-Ll baglayici antagonist, PD-Ll'in baglayici ortaklarina baglanmasini inhibe eden bir moleküldür. Spesifik bir yönde, PD-Ll baglayici ortaklar, PD-l ve/Veya B7-l'dir. Baska yönlerde, PD-L2 baglayici antagonist, PD-L2'in baglayici ortaklarina baglanmasini inhibe eden bir moleküldür. Spesifik bir yönde bir PD-LZ baglayici ortak, PD-l'dir. Söz konusu antagonist, bir antikor ve antikorun antijen baglayici parçaciklari, bir immünoadezin, bir füzyon proteini veya oligopeptit olabilir. Bazi yönlerde, PD-l baglayici antagonist, bir anti-PD-l antikorudur (örn. bir insan antikoru, bir insanlastirilmis antikor veya bir kimerik antikor). Bazi yönlerde, anti-PD-l antikoru, MDX-llOG, Merck 3475 ve CT-Oll'den olusan gruptan seçilir. Bazi yönlerde, PD-Ll baglayici antagonist, bir immünoadezindir (örn. bir sabit bölgeye (örnegin bir immünoglobülinin bir PC bölgesine) kaynasmis PD-Ll veya PD- L2'nin bir hücre disi veya PD-l baglayici kismini içeren bir immünoadezin). Bazi yönlerde PD-l baglayici antagonist, AMP- 224'tür. Bazi uygulamalarda, PD-Ll baglayici antagonist, anti- PD-Ll antikorudur. Bazi uygulamalarda, anti-PD-Ll baglayici gruptan seçilir. EMS-936559 olarak da bilinen MDX-llO5, antikorudur. Antikor YW243.55.S7O (sirasiyla SEQ ID NO: 20 ve Zl'de gösterilen agir ve hafif zincir degisken bölge bilinen Merck 3745, WOZOO9/ll4335 yayininda tarif edilen bir anti-PD-l antikorudur. hBAT veya hBAT-l olarak da bilinen CT- Oll, WOZOO9/lOl6ll yayininda tarif edilen bir anti-PD-l ve WOZOll/O66342 yayinlarinda tarif edilen bir PD-LZ-Fc füzyonu çözünür reseptörüdür. Bazi yönlerde anti-PD-l antikoru, MDX-llO6'dir. "MDX-llO6" için alternatif isimler arasinda MDX-llO6-O4, ONO-4538, BMS- 936558 veya Nivolumab bulunur. Bazi yönlerde anti-PD-l antikoru, Nivolumab'tir (CAS Kayit Numarasi: 9464l4-94-4). Yine baska bir yönde, SEQ ID NO:22'den agir zincir degisken bölge amino asit sekansini içeren bir agir zincir degisken bölgesini ve/Veya SEQ ID NO: 23'ten hafif zincir degisken bölge amino asit sekansini içeren bir hafif zincir degisken bölgesini içeren izole edilmis bir anti-PD-l antikoru saglanir. Yine baska bir yönde, bir agir zincir ve/veya bir hafif zincir sekansi içeren izole edilmis bir anti-PD-l antikoru saglanir ve burada: (a) agir zincir sekansi, asagidaki agir zincir sekansina en veya %100 sekans özdesligine sahiptir: ()\-'(_)I .VI78(`i(1(,}\"\-'(`)P(}RSI ,RI .DCK ,A\S(.1I'I'I7$\S(î\1l I\\"\-'R().-\ P(`iK(_'iI .I'WV AVIWY DGSKRYYADSVKGRFTßRDNSKNTLFUDMXSLRAEDTAVYYCATNDDYWIKXIHAW` VSSASI KGPSVH'LAP(`SRS'I`SI;S`I`.-\:\l.(`i("l-\"KDYl<'Pl-LP\-"I`VS\\'VSGALI SGVH'I I~`P.-'\\"l- QSSGLYSLSSVV1\PSSSLGIK1\"H`\\1M!RPSNTK\H)KRVLSKY(W?(VPFPAP[LLUG PSVFLFPPKPKDTLNHSRTPEVTCVVVDVSQEDPEVQFY"WWWM3VEVHNAKTKPREEQF NS I YR \-' VSVL'I VLHQDWLN(iI\liYKCKV SNMSLPSSIhK'I lSKi\K(lQPRli1'()\-' Y'l LI'PSQ hhM1K\QVSL1CLVKGIYPMNAVLWWSNGQPEN\YKFHWWTDSDGSH&NNRL]VUK SRWQI'.(_`i\'\"I~`S(_`$\-'\AHIFAI HNHYTQKSI SI SI .(_îK !SI'Q ID ,\'(_)'32i, ui' (b) hafif zincir sekanslari, asagidaki hafif zincir en az %99 veya %100 sekans özdesligine sahiptir: FHVITQSPATISISPGFRATISCRASQSVSSYLAßWKXQKPGQAPRIIhîlxSVRAT (HPARFSGSGSGTDFTKIßSLEPEDFÄVYYCQQSSNWPRTFGÇKHIÄWHKRTVAAPSVH SSTI,TLSKADYFKIIK\-'Y»\(`F\I'TI IQGLSSPVTKSFNRGFC :SFQ ID NO:23!. Mevcut bulusun yönleri için yararli anti-PD-Ll antikorlarinin örnekleri ve bunlarin üretilmesine yönelik yöntemler, PCT Bazi uygulamalarda, PD-l ekseni baglayici antagonist, bir anti-PD-Ll antikorudur. Bazi uygulamalarda, anti-PD-Ll antikoru, PD-Ll ve PD-l arasinda ve/Veya PD-Ll ve B7-l arasinda baglanmayi inhibe edebilir. Bazi uygulamalarda anti-PD-Ll antikoru, bir monoklonal antikordur. Bazi uygulamalarda anti- PD-Ll antikoru, Fab, Fab'-SH, FV, scFv ve (Fab')2 parçaciklarindan seçilen bir antikor parçacigidir. Bazi uygulamalarda anti-PD-Ll antikoru, bir insanlastirilmis antikordur. Bazi uygulamalarda anti-PD-Ll antikoru, bir insan antikordur. mevcut bulusta yararli anti-PD-Ll antikorlari, kanserin tedavi edilmesi için bir MEK inhibitörü ile kombinasyon halinde kullanilabilir. Bazi uygulamalarda anti-PD-Ll antikoru, SEQ ID NO: 20'nin amino asit sekansini içeren bir agir zincir degisken bölgesi ve SEQ ID NO:2l'in amino asit sekansini içeren bir hafif zincir degisken bölgesini içerir. Bir uygulamada, anti-PD-Ll antikoru, bir HVR-Hl, HVR-H2 ve HVR-H3 sekansini içeren bir agir zincir degisken bölgesini içerir ve burada: (a) HVR-Hl sekansi, GFTFSXisWIH'dir (SEQ ID NO:1); (b) HVR-HZ sekansi, (SEQ ID NO:2); AWIXzPYGGSX3YYADSVKG'dir (c) HVR-H3 sekansi, RHWPGGFDY'dir (SEQ ID NO:3); ayrica burada: X1 ifadesi D veya G'dir; X2 ifadesi 8 veya L'dir; X3 ifadesi T veya S'dir. Belirli bir yönde, X1 ifadesi D'dir; X2 ifadesi S'dir ve X3 ifadesi T'dir. Baska bir yönde, polipeptit ayrica, asagidaki formüle göre HVR'ler arasinda yan yana dizilmis degisken bölge agir zincir çerçeve sekanslarini içerir: (HC-FRl)-(HVR-Hl)- (HC-FR2)-(HVR-H2)-(HC-FR3)-(HVR-H3)-(HC-FR4). Yine baska bir yönde çerçeve sekanslari, insan konsensus çerçeve sekanslarindan türetilir. Baska bir yönde çerçeve sekanslari, VH altgrup III konsensus çerçevesidir. Baska bir yönde, çerçeve sekanslarindan en az biri, asagidaki gibidir: HC-FRl, EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAAS'dir (SEQ ID No:4) HC-FRZ, WVRQAPGKGLEWV'dir (SEQ ID No:5) HC-FR3, RFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCAR'dir(SEQ ID No:6) HC-FR4, WGQGTLVTVSA'dir (SEQ ID No:7). Yine baska bir yönde, agir zincir polipeptiti, bir HVR-Ll, HVR-L2 ve HVR-L3'ü içeren bir degisken bölge hafif zincir ile birlestirilir ve burada: (a) HVR-Ll sekansi, RASQXQßXsTXûhA'dir (SEQ ID NO:8); (b) HVR-L2 sekansi, SASXgLXmS'dir, (SEQ ID NO:9); (C) HVR-L3 sekansi, QQX ; ayrica burada: X4 ifadesi D veya V'dir; X5 ifadesi V veya I'dir; X6 ifadesi S veya N'dir; X7 ifadesi A veya F'dir; X8 ifadesi V veya L'dir; X9 ifadesi F veya T'dir; Xm ifadesi Y veya A'dir; Xn ifadesi Y, G, F veya S'dir; Xp ifadesi L, Y, F veya W'dur; Xm ifadesi Y, N, A, T, G, F veya I'dir; XM ifadesi H, V, P, T veya I'dir; Xß ifadesi A, W, R, P veya T'dir. Yine baska bir yönde X4 ifadesi D'dir; X5 ifadesi V'dir; X6 ifadesi S'dir; X7 ifadesi A'dir; X8 ifadesi V'dir; X9 ifadesi F'dir; Xm ifadesi Y'dir; Xn ifadesi Y'dir; Xn ifadesi L'dir; Xn ifadesi Y'dir; XM ifadesi H'dir; Xm ifadesi A'dir. Yine baska bir yönde, hafif zincir ayrica, asagidaki formüle göre HVR'ler arasinda yan yana dizilmis degisken bölge hafif zincir çerçeve sekanslarini içerir: (LC-FR1)-(HVR-Ll)-(LC-FR2)-(HVR- L2)-(LC-FR3)-(HVR-L3)-(LC-FR4). Baska bir yönde çerçeve sekanslari, insan konsensus çerçeve sekanslarindan türetilir. Baska bir yönde çerçeve sekanslari, VL kappa I konsensus çerçevesidir. Baska bir yönde, çerçeve sekanslarindan en az biri, asagidaki gibidir: LC-FRl , DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITC'dir (SEQ ID NO:11) LC-FRZ , WYQQKPGKAPKLLIY'dir (SEQ ID NO:12) LC-FR3 , (SEQ ID NO:13) GVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYC'dir LC-FR4 , FGQGTKVEIKR'dir (SEQ ID NO:14). Baska bir uygulamada, bir agir zincir ve bir hafif zincir degisken bölge sekansini içeren izole edilmis bir anti-PD-Ll antikoru veya bunun antijen baglayici parçacigini saglanir ve a) söz konusu agir zincir, HVR-Hl, HVR-HZ ve HVR-H3'ü içerir ve burada ayrica: (1) HVR-Hl sekansi, GFTFSX18WIH'dir; (SEQ ID No:1) (ii) HVR-HZ sekansi, (SEQ ID No:2) AWIX2PYGGSX3YYADSVKG'dir (iii) HVR-H3 sekansi, RHWPGGFDY'dir (SEQ ID No:3) b) söz konusu hafif zincir, HVR-Ll, HVR-LZ ve HVR-L3'ü içerir ve burada ayrica: (i) HVR-Ll sekansi, RASQX (ii) HVR-L2 sekansi, SASXgLXmS'dir; ve (SEQ ID No:9) (iii) HVR-L3 sekansi, (SEQ ID NO:10) Ayrica burada: X1 ifadesi D veya G'dir; X2 ifadesi 8 veya L'dir; X3 ifadesi T veya S'dir; X4ifadesi D veya V'dir; X5 ifadesi V veya I'dir; X6 ifadesi S veya N'dir; X7 ifadesi A veya F'dir; X9 ifadesi V veya L'dir; X9 ifadesi F veya T'dir; Xm ifadesi Y veya A'dir; Xu ifadesi Y, G, F veya S'dir; XM ifadesi L, Y, F veya W'dur; Xn ifadesi Y, N, A, T, G, F veya I'dir; XM ifadesi H, V, P, T veya I'dir; Xß ifadesi A, W, R, P veya T'dir. Spesifik bir yönde, X1 ifadesi D'dir; X2 ifadesi S'dir ve X3 ifadesi T'dir. Baska bir yönde, X4 ifadesi D'dir; X5 ifadesi V'dir; X6 ifadesi S'dir; X7 ifadesi A'dir; X8 ifadesi V'dir; X9 ifadesi F'dir; Xw ifadesi Y'dir; Xn ifadesi Y; XM ifadesi L; Xu ifadesi Y; XM ifadesi H; X5 ifadesi A'dir. Yine baska bir yönde X1 ifadesi D; X2 ifadesi S ve X3 ifadesi T, X4 ifadesi D; X5 ifadesi V; X6 ifadesi S; X7 ifadesi A; X8 ifadesi V; X9 ifadesi EV X10 ifadesi› Y; X11 ifadesi `Y; X12 ifadesi lu Xn ifadesi Y; XM ifadesi H ve Xw ifadesi A'dir. Baska bir yönde agir zincir degisken bölgesi, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (HC-FRl)-(HVR-Hl)-(HC-FR2)-(HVR-H2)-(HC- FR3)-(HVR-H3)-(HC-FR4) ve hafif zincir degisken bölgeleri, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (LC-FRl)-(HVR-Ll)-(LC- FRZ)-(HVR-L2)-(LC-FR3)-(HVR-L3)-(LC-FR4). Baska bir yönde çerçeve sekanslari, insan konsensus çerçeve sekanslarindan türetilir. Yine baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat alt grubu I, II veya III sekansindan türetilir. Yine baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekansi, bir VH alt grubu III konsensus çerçevesidir. Yine baska bir yönde, bir veya daha fazla agir zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: HC-FRl EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAAS (SEQ ID No:4) HC-FRZ WVRQAPGKGFEWV (SEQ ID No:5) HC-FR3 RFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCAR (SEQ ID No:6) HC-FR4 WGQGTLVTVSA (SEQ ID No:7). Yine baska bir yönde, hafif zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat kappa I, II, II veya IV alt grubu sekansindan türetilir. Baska bir yönde hafif zincir çerçeve sekanslari, VL kappa I konsensus çerçevesidir. Yine baska bir yönde, bir veya daha fazla hafif zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: LC-FRl DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITC (SEQ ID NO:11) LC-FRZ WYQQKPGKAPKLLIY (SEQ ID NO:12) LC-FR3 GVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYC (SEQ ID NO:13) LC-FR4 FGQGTKVEIKR (SEQ ID NO:14). Yine bir baska spesifik yönde, antikor ayrica bir insan veya murin sabit bölgesini içerir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi, IgGl, IgGZ, IgGZ, IgG3, IgG4'ten olusan gruptan seçilir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi IgGl'dir. Yine baska bir yönde murin sabit bölgesi, IgGl, IgGZA, IgG2B, sabit bölgesi, IgG2A'dir. Yine baska spesifik bir yönde antikor, azalmis veya minimal efektör fonksiyonuna sahiptir. Yine baska spesifik bir yönde minimal efektör fonksiyonu, bir Yine baska bir uygulamada, sabit bölgede efektörsüz FC mutasyonu, bir N297A veya D265A/N297A ornatimidir. Yine baska bir uygulamada, bir agir zincir ve bir hafif zincir degisken bölge sekansini içeren bir anti-PD-Ll antikoru saglanir ve burada: a) agir zincir ayrica, sirasiyla GFTFSDSWIH (SEQ ID NO:15), AWISPYGGSTYYADSVKG (SEQ ID NO:16) ve RHWPGGFDY'ye (SEQ ID No:3) en az %85 sekans özdesligine sahip bir HVR-Hl, HVR-HZ ve bir HVR-HB sekansini içerir veya b) hafif zincir ayrica, sirasiyla RASQDVSTAVA (SEQ ID NO:17), SASFLYS (SEQ ID NO:18) ve QQYLYHPAT'ye (SEQ ID NO:19) en az %85 sekans özdesligine sahip bir HVR-Ll, HVR-LZ ve bir HVR-L3 sekansini içerir. Baska bir yönde agir zincir degisken bölgesi, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (HC-FRl)-(HVR-Hl)-(HC-FR2)-(HVR-H2)-(HC- FR3)-(HVR-H3)-(HC-FR4) ve hafif zincir degisken bölgeleri, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (LC-FRl)-(HVR-Ll)-(LC- FR2)-(HVR-L2)-(LC-FR3)-(HVR-L3)-(LC-FR4). Yine baska bir yönde çerçeve sekanslari, insan konsensus çerçeve sekanslarindan türetilir. Yine baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat alt grubu I, II veya III sekansindan türetilir. Yine baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekansi, bir VH alt grubu III konsensus çerçevesidir. Yine baska bir yönde, bir veya daha fazla agir zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: HC-FRl EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAAS (SEQ ID No:4) HC-FRZ WVRQAPGKGLEWV (SEQ ID No:5) HC-FR3 RFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCAR (SEQ ID No:6) HC-FR4 WGQGTLVTVSA (SEQ ID No:7). Yine baska bir yönde, hafif zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat kappa I, Il, Il veya IV alt grubu sekansindan türetilir. Baska bir yönde hafif zincir çerçeve sekanslari, VL kappa l konsensus çerçevesidir. Yine baska bir yönde, bir veya daha fazla hafif zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: LC-FRl DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITC (SEQ ID NO:11) LC-FRZ WYQQKPGKAPKLLIY (SEQ ID NO:l2) LC-FR3 GVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYC (SEQ ID NO:13) LC-FR4 FGQGTKVEIRR (SEQ ID NO:l4). Yine bir baska spesifik yönde, antikor ayrica bir insan veya murin sabit bölgesini içerir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi, IgGl, IgG2, IgGZ, IgG3, IgG4'ten olusan gruptan seçilir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi IgGl'dir. Yine baska bir yönde murin sabit bölgesi, IgGl, IgGZA, IgGZB, sabit bölgesi, IgGZA'dir. Yine baska spesifik bir yönde antikor, azalmis veya minimal efektör fonksiyonuna sahiptir. Yine baska spesifik bir yönde minimal efektör fonksiyonu, bir Yine baska bir uygulamada, sabit bölgede efektörsüz FC mutasyonu, bir N297A veya D265A/N297A ornatimidir. Yine baska bir yönde, bir agir zincir ve bir hafif zincir degisken bölge sekansini içeren izole edilmis bir anti-PD-Ll antikoru saglanir ve burada: (a) agir zincir sekansi, agir zincir sekansina en az %85 sekans özdesligine sahiptir: EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAASGFTFSDSWIHWVRQAPGKGLEWVAWISPYGGSTY YADSVKGRFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCARRHWPGGFDYWGQGTLVTVSA (SEQ ID NO:20) veya (b) hafif zincir sekanslari, asagidaki hafif zincir sekansina en az %85 sekans özdesligine sahiptir: DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITCRASQDVSTAVAWYQQKPGKAPKLLIY SASF LYSGVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYCQQYLYHPATFGQGTKVEIKR (SEQ ID NO:21). Baska bir yönde agir zincir degisken bölgesi, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (HC-FRl)-(HVR-Hl)-(HC-FR2)-(HVR-H2)-(HC- FR3)-(HVR-H3)-(HC-FR4) ve hafif zincir degisken bölgeleri, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (LC-FRl)-(HVR-Ll)-(LC- FRZ)-(HVR-L2)-(LC-FR3)-(HVR-L3)-(LC-FR4). Yine baska bir yönde çerçeve sekanslari, insan konsensus çerçeve sekanslarindan türetilir. Baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat alt grubu I, II veya III sekansindan türetilir. Yine baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekansi, bir VH alt grubu daha fazla agir zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: HC-FRl EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAAS (SEQ ID No:4) HC-FR2 WVRQAPGKGLEWV (SEQ ID No:5) HC-FR3 RFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYY CAR (SEQ ID No:6) HC-FR4 WGQGTLVTVSA (SEQ ID No:7). Yine baska bir yönde, hafif zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat kappa I, II, II veya IV alt grubu sekansindan türetilir. Baska bir yönde hafif zincir çerçeve sekanslari, VL kappa I konsensus çerçevesidir. Yine baska bir yönde, bir veya daha fazla hafif zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: LC-FRl DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITC (SEQ ID NO:11) LC-FRZ WYQQKPGKAPKLLIY (SEQ ID NO:12) LC-FR3 GVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYC (SEQ ID NO:13) LC-FR4 FGQGTKVEIKR (SEQ ID NO:14). Yine bir baska spesifik yönde, antikor ayrica bir insan veya murin sabit bölgesini içerir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi, IgGl, IgG2, IgG2, IgG3, IgG4'ten olusan gruptan seçilir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi IgGl'dir. Yine baska bir yönde murin sabit bölgesi, IgGl, IgGZA, IgGZB, sabit bölgesi, IgGZA'dir. Yine baska spesifik bir yönde antikor, azalmis veya minimal efektör fonksiyonuna sahiptir. Yine bir~ baska spesifik. yönde minimal efektör fonksiyonu, prokaryotik hücrelerde üretimden kaynaklanir. Yine baska spesifik bir yönde minimal efektör fonksiyonu, bir "efektörsüz Fc mutasyonu" veya aglikozilasyondan kaynaklanir. Yine baska bir uygulamada, sabit bölgede efektörsüz Fc Hmtasyonu, bir N297A veya D265A/N297A ornatimidir. Baska bir uygulamada, bir agir zincir ve bir hafif zincir degisken bölge sekansini içeren izole edilmis bir anti-PD-Ll antikoru saglanir ve burada: (a) agir zincir sekansi, asagidaki agir zincir sekansina en az %85 sekans özdesligine sahiptir: EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAASGFTFSDSWIHWVRQAPGKGLEWVAWISPYGGSTY YADSVKGRFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCARRHWPGGFDYWGQGTLVTVSS (SEQ ID NO:24) veya (b) hafif zincir sekanslari, asagidaki hafif zincir sekansina en az %85 sekans özdesligine sahiptir: DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITCRASQDVSTAVAWYQQKPGKAPKLLIY SASF LYSGVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYCQQYLYHPATFGQGTKVEIKR (SEQ ID NO:21). Baska bir yönde agir zincir degisken bölgesi, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (HC-FR1)-(HVR-Hl)-(HC-FR2)-(HVR-H2)-(HC- FR3)-(HVR-H3)-(HC-FR4) ve hafif zincir degisken bölgeleri, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (LC-FR1)-(HVR-L1)-(LC- FR2)-(HVR-L2)-(LC-FR3)-(HVR-L3)-(LC-FR4). Yine baska bir yönde çerçeve sekanslari, insan konsensus çerçeve sekanslarindan türetilir. Baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat alt grubu I, II veya III sekansindan türetilir. Yine baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekansi, bir VH alt grubu daha fazla agir zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: HC-FRl EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAAS (SEQ ID No:4) HC-FRZ WVRQAPGKGLEWV (SEQ ID No:5) HC-FR3 RFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCAR (SEQ ID No:6) HC-FR4 WGQGTLVTVSS (SEQ ID NO:25). Yine baska bir yönde, hafif zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat kappa I, II, II veya IV alt grubu sekansindan türetilir. Baska bir yönde hafif zincir çerçeve sekanslari, VL kappa I konsensus çerçevesidir. Yine baska bir yönde, bir veya daha fazla hafif zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: LC-FRl DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITC (SEQ ID NO:11) LC-FRZ WYQQKPGKAPKLLIY (SEQ ID NO:12) LC-FR3 GVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYC (SEQ ID NO:13) LC-FR4 FGQGTRVEIRR (SEQ ID NO:14). Yine bir baska spesifik yönde, antikor ayrica bir insan veya murin sabit bölgesini içerir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi, IgGl, IgG2, IgG2, IgG3, IgG4'ten olusan gruptan seçilir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi IgGl'dir. Yine baska bir yönde murin sabit bölgesi, IgGl, IgGZA, IgG2B, sabit bölgesi, IgGZA'dir. Yine baska spesifik bir yönde antikor, azalmis veya minimal efektör fonksiyonuna sahiptir. Yine bir baska spesifik yönde minimal efektör fonksiyonu, prokaryotik hücrelerde üretimden kaynaklanir. Yine baska spesifik bir yönde minimal efektör fonksiyonu, bir "efektörsüz FC mutasyonu" veya aglikozilasyondan kaynaklanir. Yine baska bir uygulamada, sabit bölgede efektörsüz Fc Hmtasyonu, bir N297A veya D265A/N297A ornatimidir. Yine baska bir uygulamada anti-PD-l antikoru, MPDL3280A'dir. Yine baska bir uygulamada, SEQ ID NO:24'ten agir zincir degisken bölge amino asit sekansini içeren bir agir zincir degisken bölgesini ve/veya SEQ ID NO: 25'ten hafif zincir degisken bölge amino asit sekansini içeren bir hafif zincir degisken bölgesini içeren izole edilmis bir anti-PD-l antikoru saglanir. Yine baska bir uygulamada, bir agir zincir ve/veya bir hafif zincir sekansi içeren izole edilmis bir anti-PD-l antikoru saglanir ve burada: (a) agir zincir sekansi, asagidaki agir zincir sekansina en veya %100 sekans özdesligine sahiptir: EVQLVHKKKHNIWGGSUUSCAASGFHSDS"HHWVRQAPGKGLEWVA"W$N{KET YYADSVKGRFHSADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCARRH"TGGFDYWGQCTLVT VSSASTKGPSVFPLAPSSKSTSCKILAALGCHAHU)YFPEPV1\%WVNSÜAIJSCÄHYFFRAVL QSSGLYSLSSVVTVPSSSLGTQTYKTVVNHKPSNTK\1M(KVEPKSCDKTHTCPPCPAPEL LGGPSVFLFPPKPKDTLNUSRTPEVTCVVVDVSHEDPEVKFNWWWWMJVEVHXAKTKPR EEQYASTYRVVSVLTVLHQD"H3«3KEYKCKVSNKALPAPHHCHSKAKGQPREPQVYT LWKREEMTK\QV$JIIVKGFYPNNAVE"TSNGQPENNYKTTWÃIDSDGSHIÄSK (b) hafif zincir sekanslari, asagidaki hafif zincir en az %99 veya %100 sekans özdesligine sahiptir: DIQMTQSPSS LSASVGDR VTITCR ASQDVSTA \i"AW\"'QQK PG K A PK LLIYSA SFL.YSCi\~"PS RFSGSGSGTDtTLPßSLQPEDFATYYCQQYLYHPATFGQGTKVTJKRTVAAPSVFWPPS DEQLKSGTASVVCLLNNFYPREAKVtßVKVDNALQSGNSQESVTEQDSKDSTYSLSSTL Yine baska bir uygulamada mevcut bulus, en az bir farmasötik olarak kabul edilebilir tasiyici ile kombinasyon halinde yukarida tarif edilen anti-PD-Ll antikorlarindan herhangi birini içeren bilesimler sunar. Yine baska bir uygulamada, bir anti-PD-Ll antikorunun bir hafif zincir ve bir agir zincir degisken bölge sekansini kodlayan bir izole edilmis nükleik asit saglar ve burada: (a) agir zincir ayrica, sirasiyla GFTFSDSWIH (SEQ ID NO:15), AWISPYGGSTYYADSVKG (SEQ ID NO:16) ve RHWPGGFDY'ye (SEQ ID No:3) en az %85 sekans özdesligine sahip bir HVR-Hl, HVR-HZ ve bir HVR-H3 sekansini içerir ve (b) hafif zincir ayrica, sirasiyla RASQDVSTAVA (SEQ ID NO:17), SASFLYS (SEQ ID NO:18) ve QQYLYHPAT'ye (SEQ ID NO:19) en az %85 sekans özdesligine sahip bir HVR-Ll, HVR-LZ ve bir HVR-L3 sekansini içerir. yönde agir zincir degisken bölgesi, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (HC-FR1)-(HVR-Hl)-(HC-FR2)-(HVR-H2)-(HC-FR3)-(HVR- H3)-(HC-FR4) ve hafif zincir degisken bölgeleri, HVR'ler arasinda asagidaki gibi yan yana dizilmis bir veya daha fazla çerçeve sekansini içerir: (LC-FR1)-(HVR-Ll)-(LC-FR2)-(HVR- L2)-(LC-FR3)-(HVR-L3)-(LC-FR4). Yine baska bir yönde çerçeve sekanslari, insan konsensus çerçeve sekanslarindan türetilir. Baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat alt grubu I, II veya III sekansindan türetilir. Yine baska bir yönde, agir zincir çerçeve sekansi, bir' VH alt grubu III konsensus çerçevesidir. Yine baska bir yönde, bir veya daha fazla agir zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: HC-FRl EVQLVESGGGLVQPGGSLRLSCAAS (SEQ ID No:4) HC-FRZ WVRQAPGKGLEWV (SEQ ID No:5) HC-FR3 RFTISADTSKNTAYLQMNSLRAEDTAVYYCAR (SEQ ID No:6) HC-FR4 WGQGTLVTVSA (SEQ ID No:7). Yine baska bir yönde, hafif zincir çerçeve sekanslari, bir Kabat kappa I, II, II veya IV alt grubu sekansindan türetilir. Baska bir yönde hafif zincir çerçeve sekanslari, VL kappa I konsensus çerçevesidir. Yine baska bir yönde, bir veya daha fazla hafif zincir çerçeve sekansi asagidaki gibidir: LC-FRl DIQMTQSPSSLSASVGDRVTITC (SEQ ID NO:11) LC-FRZ WYQQKPGKAPKLLIY (SEQ ID NO:12) LC-FR3 GVPSRFSGSGSGTDFTLTISSLQPEDFATYYC (SEQ ID NO:13) LC-FR4 FGQGTKVEIKR (SEQ ID NO:14). Yine baska bir yönde, burada tarif edilen antikor (örnegin bir anti-PD-l antikoru, bir anti-PD-Ll antikoru veya bir anti-PD- L2 antikoru) ayrica bir insan veya murin sabit bölgesini içerir. Yine baska bir yönde insan sabit bölgesi, IgGl, IgG2, yönde insan sabit bölgesi IgGl'dir. Yine baska bir yönde murin sabit bölgesi, IgGl, IgGZA, IgGZB, IgG3'ten olusan gruptan seçilir. Yine baska bir yönde murin sabit bölgesi, IgGZA'dir. Yine baska spesifik bir yönde antikor, azalmis veya minimal efektör fonksiyonuna sahiptir. Yine bir baska spesifik yönde minimal efektör fonksiyonu, prokaryotik hücrelerde üretimden kaynaklanir. Yine baska spesifik bir yönde ndnimal efektör fonksiyonu, bir "efektörsüz FC mutasyonu" veya aglikozilasyondan kaynaklanir. Yine baska bir yönde, sabit bölgede efektörsüz Fc mutasyonu, bir N297A veya D265A/N297A ornatimidir. Yine baska bir yönde, burada tarif edilen antikorlarin herhangi birini kodlayan nükleik asitler saglanir. Bazi uygulamalarda, nükleik asit ayrica, daha önce tarif edilen anti-PD-Ll, anti- PD-l veya anti-PD-LZ antikorlarindan herhangi birini kodlayan nükleik asidin ekspresyonu için uygun bir vektörü içerir. Yine baska bir spesifik yönde, vektör ayrica, nükleik asidin ekspresyonu için uygun bir konakçi hücreyi içerir. Yine baska bir spesifik yönde konak hücre, ökaryotik bir hücre veya prokaryotik bir hücredir. Yine baska bir spesifik yönde, ökaryotik hücre, Çin Hamsteri Yumurtaligi (CHO) gibi bir memeli hücresidir. Antikor veya bunun antijen baglayici parçaciklari, teknikte bilinen yöntemler kullanilarak, örnegin daha önce tarif edilen ekspresyon için uygun bir formda anti-PD-Ll, anti-PD-l veya anti-PD-LZ antikorlarindan veya antijen baglayici parçaciklarindan herhangi birini kodlayan nükleik asidi içeren bir konak hücrenin böyle bir antikorun veya parçacigin üretilmesi için uygun kosullar altinda kültürlenmesini ve söz konusu antikorun veya parçacigin geri kazanilmasini içeren bir islem ile olusturulabilir. Yine bir baska yönüyle bulus, burada saglanan sekilde bir anti- PD-Ll, bir anti-PD-l veya bir anti-PD-L2 antikoru veya bunlarin antijen baglayici parçacigini ve farmasötik olarak kabul edilebilir bir tasiyici içeren bir bilesim saglar. Bazi yönlerde, bireye uygulanan anti-PD-Ll, anti-PD-l veya anti-PD- L2 antikoru veya bunun antijen baglayici parçacigi, bir veya daha fazla farmasötik olarak kabul edilebilir tasiyici içeren bir bilesimdir. Burada tarif edilen veya teknikte bilinen farmasötik olarak kabul edilebilir tasiyicilarin herhangi biri kullanilabilir. MEK inhibitörleri Mevcut bulus, bir bireyde kanserin tedavi edilmesine veya kanserin ilerlemesinin yavaslatilmasina yönelik, etkili bir miktarda bir PD-l yolagi antagonisti ve bir MEK inhibitörünün uygulanmasini içeren yönler saglar. Örnegin PCT patent inhibitör bilesikleri gibi bilinen herhangi bir MEK inhibitörü kastedilmistir. Uygulanan MEK inhibitörü, farmasötik bir bilesim veya formülasyon içinde olabilir. Bazi uygulamalarda, farmasötik bilesim veya formülasyon, burada tarif edilen bir veya daha fazla. MEK inhibitörü› ve farmasötik olarak kabul edilebilir bir tasiyici veya eksipiyani içerir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, MEK'nin rekabetçi bir inhibitörüdür. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, aktive edici bir KRAS mutasyonuna karsi daha seçicidir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, MEK'nin allosterik bir inhibitörüdür. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, aktive edici bir BRAF mutasyonuna (örn. BRAF V600E mutasyonu) karsi daha seçicidir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitöru, MEKl ve/Veya MEKZ'nin (örnegin insan MEKl ve/Veya insan MEKZ) aktivitesini baglar ve inhibe eder. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, GDC-O973, G-38963, bilinen) veya bunlarin farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuz veya solvatindan olusan gruptan seçilen bir bilesiktir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, bir formül (I) bilesigi veya bunlarin farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir ve burada A, X, R1,Iý, R3,IU, R5,EW ve R7 ifadeleri, Grup A, Grup B, Grup C veya Grup D'de tanimlanan sekildedir: A ifadesi RN, RH, R", R16 ve R19 arasindan seçilen bir, iki, üç veya dört grup ile istege bagli olarak ornatilan arilendir ve burada RÃM RM, IU4 ve RÃö ifadeleri birbirinden bagimsiz olarak hidrojen, alkil, alkenil, alkinil, halo, haloalkoksi, hidroksi, alkoksi, amino, alkilamino, dialkilamino, haloalkil, -NHS(O)2R8, -CN, -C(O)R8, -C(O)OR8Ç -C(O)NRW@' ve -NR3C(O)RW'dir ve R19 ifadesi hidrojen, alkil veya alkenildir; X ifadesi alkil, halo, haloalkil veya haloalkoksidir; RÄ, R2, R3, R4, R5 ve R6 ifadeleri, bagimsiz olarak hidrojen, halo, nitro, -NRSRW, -OR8, -NHS(O)2R8, -CN, _S(O)mR8, -CH2NR25C (NR25aR25b) :CH (N02) , alkil, alkenil, alkinil, sikloalkil, heteroaril veya heterosikloalkildir ve burada alkil, alkenil, alkinil, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; halo, alkil, haloalkil, nitro, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan arilalkil, istege bagli olarak ornatilan heteroaril, -OR8, -NRßRW, -NRGS(O)2R9, -CN, -S(O)mR% -C(O)RS, -C(O)OR8, -C(O)NR3RBÇ -NR5C(O)NR8T@", -NR3C(O)OR3' ve -NR3C(O)RW grubundan bagimsiz olarak seçilen bir, iki, üç, dört, bes, alti veya yedi grup ile istege bagli olarak ornatilir veya eklendikleri karbon ile birlikte Rl ve R2'den biri, eklendikleri karbon ile birlikte Rß ve R4 ve eklendikleri karbon ile birlikte R5 ve R6 ifadeleri C(O) veya C(=NOH) olusturur; m ifadesi O, 1 veya 2'dir; R7 ifadesi hidrojen, halo veya alkildir; R5, RW ve R9' ifadelerinin her biri, hidrojen, hidroksi, istege bagli olarak ornatilan alkoksi, alkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil arasindan bagimsiz olarak seçilir ve burada alkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; alkil, halo, hidroksi, hidroksialkil, istege bagli olarak ornatilan alkoksi, alkoksialkil, haloalkil, karboksi, alkoksikarbonil, alkeniloksikarbonil, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan sikloalkiloksikarbonil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan ariloksi, istege bagli olarak ornatilan ariloksikarbonil, istege bagli olarak ornatilan arilalkil, istege bagli olarak ornatilan arilalkiloksi, istege bagli olarak ornatilan arilalkiloksikarbonil, nitro, siyano, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heteroaril, -S(O)R31 (burada n ifadesi O, 1 veya 2'dir ve R31 ifadesi istege bagli olarak ornatilan alkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), -NR34802R34a (burada R34 ifadesi hidrojen veya alkildir ve R3" ifadesi alkil, alkenil, sikloalkil, aril, heteroaril veya heterosikloalkildir), -SOz`I\TR-35R35a (burada R35 ifadesi hidrojen veya alkildir ve R35a ifadesi alkil, alkenil, sikloalkil, aril, heteroaril veya heterosikloalkildir), -NR32C(O)R32a (burada R32 ifadesi hidrojen veya alkildir ve R32a ifadesi alkil, alkenil, alkoksi veya sikloalkildir), -NRwR3V (burada R3° ve Rw' ifadeleri bagimsiz olarak hidrojen, alkil veya hidroksialkildir) ve -C(O)NR"RÂh (burada R33 ifadesi hidrojen veya alkildir ve R33a ifadesi alkil, alkenil, alkinil veya sikloalkildir) arasindan bagimsiz olarak seçilen bir, iki, üç, dört veya bes grup ile istege bagli olarak ornatilir; Her bir R3 ifadesi, alkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil arasindan bagimsiz olarak seçilir ve burada alkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; halo, hidroksi, alkil, haloalkil, haloalkoksi, amino, alkilamino ve dialkilamino arasindan bagimsiz olarak seçilen bir, iki, üç, dört veya bes grup ile istege bagli olarak ornatilir; A ifadesi Rw, RH, R", R16 ve R19 arasindan seçilen bir, iki, üç veya dört grup ile istege bagli olarak ornatilan heteroarilendir ve burada RN, RN, R14 ve R16 ifadeleri bagimsiz olarak hidrojen, alkil, alkenil, alkinil, halo, haloalkoksi, hidroksi, alkoksi, siyano, amino, alkilamino, dialkilamino, haloalkil, alkilsülfonilamino, alkilkarbonil, alkenilkarbonil, alkoksikarbonil, alkeniloksikarbonil, aminokarbonil, alkilaminokarbonil, dialkilaminokarbonil veya alkilkarbonilaminodur ve burada Rl9 ifadesi, hidrojen, alkil veya alkenildir; ve burada her bir alkil ve alkenil, tek basina veya RN, RH, RM, R16 içinde baska bir grubun parçasi olarak bulunur ve R", bagimsiz olarak halo, hidroksi veya alkoksi ile X ifadesi alkil, halo, haloalkil veya haloalkoksidir; R?, R2, R3, R4, R5 ve R6 ifadeleri bagimsiz olarak hidrojen, halo, nitro, -NRBRW, -ORB, -NHS(O)2R8, -CN, -S(O)mR8, -NR8C (O) NRBIRBI ' , -NRBC (O) OR8' , _NRSC (O) R8' , -CHzN (R25) (NR25aR25b) , -CHÂMÜ5C(NRÄaRßb)=CH(N02), alkil, alkenil, alkinil, sikloalkil, heteroaril veya heterosikloalkildir ve burada alkil, alkenil, alkinil, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; halo, alkil, haloalkil, nitro, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan arilalkil, istege bagli olarak ornatilan heteroaril, -OR8, -NRSRW, -NRßS(O)2R9, -CN, -S(O)mR% -NR$C(O)RW grubundan bagimsiz olarak seçilen bir, iki, üç, dört, bes, alti veya yedi grup ile istege bagli olarak ornatilir veya eklendikleri karbon ile birlikte R1 ve R2'den biri, eklendikleri karbon ile birlikte Rß ve RA ve eklendikleri karbon ile birlikte R5 ve R6 ifadeleri C(O) veya C(=NOH) olusturur; m ifadesi O, 1 veya 2'dir; R7 ifadesi hidrojen, halo veya alkildir; ve R& R" ve RW' ifadelerinden her biri, hidrojen, hidroksi, istege bagli olarak ornatilan alkoksi, alkil, haloalkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil arasindan bagimsiz olarak seçilir ve burada alkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; alkil, halo, hidroksi, hidroksialkil, istege bagli olarak ornatilan alkoksi, alkoksialkil, haloalkil, karboksi, karboksi ester, nitro, siyano, -S(O)&Ül (burada n ifadesi 0, 1 veya 2'dir ve R31 ifadesi istege bagli olarak ornatilan alkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), -NR3GS(O)2R3661 (burada R36 ifadesi hidrojen veya alkenildir ve Rwa ifadesi alkil, alkenil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), -S(O)QHU7R"a (burada alkil, alkenil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan arilalkil, istege bagli olarak ornatilan ariloksi, istege bagli olarak ornatilan arilalkiloksi, istege bagli olarak ornatilan heteroaril, -NHC(O)R32 (burada R32 ifadesi alkil, alkenil, alkoksi veya sikloalkildir) ve -NRWR3W (burada R30 ve Rw'ifadesi bagimsiz olarak hidrojen, alkil veya hidroksialkildir) ve -C(O)NHR33 (burada R33 ifadesi alkil, alkenil, alkinil veya sikloalkildir) arasindan bagimsiz olarak seçilen bir, iki üç, dört veya bes grup ile istege bagli olarak ornatilir; A ifadesi R10 N`R1Oa burada RÃO ifadesi hidrojen, alkil, alkenil, alkinil, halo, haloalkoksi, hidroksi, alkoksi, amino, alkilamino, dialkilamino, haloalkil, -NHS(O)2RR -CN, -C(O)R8, -C(O)OR% RlOa ifadesi hidrojen, alkil veya alkenildir; Yl ifadesi :CH- veya =N-'dir; X ifadesi alkil, halo, haloalkil veya haloalkoksidir; R1, R2, R3, R4, R5 ve R6 ifadeleri bagimsiz olarak hidrojen, halo, nitro, -NRBRW, -ORB, -NHS(O)2R8, -CN, -S(O)mR8, -NR3C(O)NRß'RW', -NR8C(O)ORSÇ -NR8C(O)RSH -CH2N(R?5)(NREER2"U, -CHQMÜ5C(NRÜaRßb)=CH(N02), alkil, alkenil, alkinil, sikloalkil, heteroaril veya heterosikloalkildir ve burada alkil, alkenil, alkinil, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; halo, alkil, haloalkil, nitro, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan arilalkil, istege bagli olarak ornatilan heteroaril, -OR8, -NRQRW, -NRßS(O)2R9, -CN, -S(O)mR% -NRWZKNIw' grubundan bagimsiz olarak seçilen bir, iki, üç, dört, bes, alti veya yedi grup ile istege bagli olarak ornatilir veya eklendikleri karbon ile birlikte R4 ve R2'den biri, eklendikleri karbon ile birlikte R3 ve R4 ve eklendikleri karbon ile birlikte R5 ve R6 ifadeleri C(O) veya C(=NOH) olusturur; m ifadesi 1 veya 2'dir; R7 ifadesi hidrojen, halo veya alkildir; ve R5, RW ve RW' ifadelerinden her biri hidrojen, hidroksi, istege bagli olarak ornatilan alkoksi, alkil, haloalkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil arasindan bagimsiz olarak seçilir ve burada alkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; alkil, halo, hidroksi, hidroksialkil, istege bagli olarak ornatilan alkoksi, alkoksialkil, haloalkil, karboksi, karboksi ester, nitro, siyano, -S(O)J81 (burada n ifadesi O, 1 veya 2'dir ve R31 ifadesi istege bagli olarak ornatilan alkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan veya alkenildir ve R%a ifadesi alkil, alkenil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), -S(O)2NRWR3E- (burada R37 ifadesi hidrojen, alkil veya alkenildir ve R3761 ifadesi alkil, alkenil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan arilalkil, istege bagli olarak ornatilan ariloksi, istege bagli olarak ornatilan arilalkiloksi, istege bagli olarak ornatilan heteroaril, -NHC(O)R32 (burada E82 ifadesi alkil, alkenil, alkoksi veya sikloalkildir) ve *NRWR3W (burada R30 ve RNV ifadeleri bagimsiz olarak hidrojen, alkil veya hidroksialkildir) ve -C(O)NHR33 (burada R33 ifadesi alkil, alkenil, alkinil veya sikloalkildir) arasindan bagimsiz olarak seçilen bir, iki üç, dört veya bes grup ile istege bagli olarak ornatilir; veya A ifadesi 40' `fr R40 ve R4Oa ifadeleri, bagimsiz olarak hidrojen veya alkildir; X ifadesi alkil, halo, haloalkil veya haloalkoksidir; R4, R2, R3, R4, R5 ve R6 ifadeleri bagimsiz olarak hidrojen, halo, nitro, -NRGRW, -ORß, -NHS(O)2R8, -CN, _S(O)mR8, -CHzNRZSC (=NH) (NR25aR25b) , -CH2NR25C (=NH) (N (RZSG) (N02) ) , -CHQHÜ5C(NRüaRßb)=CH(N02), alkil, alkenil, alkinil, sikloalkil, heteroaril veya heterosikloalkildir ve burada alkil, alkenil, alkinil, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; halo, alkil, haloalkil, nitro, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan arilalkil, istege bagli olarak ornatilan heteroaril, -OR8, -NRgRW, -NRßS(O)2R9, -CN, -S(O)mR% -NRWîKNEw' grubundan bagimsiz olarak seçilen bir, iki, üç, dört, bes, alti veya yedi grup ile istege bagli olarak ornatilir veya eklendikleri karbon ile birlikte Rl ve R2'den biri, eklendikleri karbon ile birlikte R3 ve R5 ve eklendikleri karbon ile birlikte R5 ve R6 ifadeleri C(O) veya C(=NOH) olusturur; m ifadesi 1 veya 2'dir; R7 ifadesi hidrojen, halo veya alkildir; ve R& RW ve RW' ifadelerin hidrojen, hidroksi, istege bagli olarak ornatilan alkoksi, alkil, haloalkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil arasindan bagimsiz olarak seçilir ve burada alkil, alkenil, alkinil, aril, sikloalkil, heteroaril ve heterosikloalkil; alkil, halo, hidroksi, hidroksialkil, istege bagli olarak ornatilan alkoksi, alkoksialkil, haloalkil, karboksi, karboksi ester, nitro, siyano, -S(O)nR31 (burada n ifadesi O, 1 veya 2'dir ve R3l ifadesi istege bagli olarak ornatilan alkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), -NR368(O)2R36a (burada R36 ifadesi hidrojen, aril veya alkenildir ve R36a ifadesi alkil, alkenil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), -S(O)2NR37R375 (burada R37 ifadesi hidrojen, alkil veya alkenildir ve R37a ifadesi alkil, alkenil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil veya istege bagli olarak ornatilan heteroarildir), istege bagli olarak ornatilan sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan heterosikloalkil, istege bagli olarak ornatilan aril, istege bagli olarak ornatilan arilalkil, istege bagli olarak ornatilan ariloksi, istege bagli olarak› ornatilan arilalkiloksi, istege bagli olarak ornatilan heteroaril, -NHC(O)R32 (burada R32 ifadesi alkil, alkenil, alkoksi veya sikloalkildir) ve -NRWRÂW (burada R30 ve RW' ifadeleri bagimsiz olarak hidrojen, alkil veya hidroksialkildir) ve -C(O)NHR33 (burada R33 ifadesi alkil, alkenil, alkinil veya sikloalkildir) arasindan bagimsiz olarak seçilen bir, iki üç, dört veya bes grup ile istege bagli olarak ornatilir. Bazi varyasyonlarda, formül (I) MEK inhibitör bilesigi, Grup A'nin I(a) veya I(b) formülüne sahip bir bilesigidir: ÜZ-NRaRB' ÜÄNRSRa' R12 I(a); R1.? I(b) veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir` ve burada. degiskenler, formül (I), Grup A için sekildedir. Bazi varyasyonlarda, formül (I) MEK inhibitör bilesigi, B'niri I(c), I(d), I(e), I(f)i I(g)i I(h)i formülüne sahip bir bilesigidir. X 2 H R1 12R R7 R1D R14 R R 0 R5 4 R5 R R6 R i 3 R3 X 0 N 1:" R7 R1() \ R" R7 Rw is S`N i(e›; R" im; H RT W x 0 N N R12 H R1 W 7 / 10 14 FasliQ R" RGR R4 X 1 R2 X 1 R2 H R 12 1 H R 12 R7 / R1° \ O R7 / R1° N N` 8 ,NR 100; R" R6 R" 5 »L 3 R" x H 1 2 0 N R3 R14 i() ,N R 100; x Ho :fis R7 R10 N_R19 veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu solvatidir` ve burada. degiskenler, formül (I), Grup B sekildedir. Bazi varyasyonlarda, formül (I) MEK inhibitör bilesigi, C'nin l(y) veya I(z) formülüne sahip bir bilesigidir: veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu solvatidir ve burada degiskenler, formül (I), Grup C sekildedir. Bazi varyasyonlarda, formül (I) MEK inhibitör bilesigi, D'nin I(aa) veya I(bb) formülüne sahip bir bilesigidir: veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir* ve burada. degiskenler, formül (I), Grup D için sekildedir. Bazi uygulamalarda, formül (I) MEK inhibitör` bilesigi, WO 1-362 numarali bilesiklerden (burada toplu olarak Formül l Türleri olarak adlandirilir) seçilen bir bilesik veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir. türlü varyasyonu da dahil edilmistir. Formül (1) bilesikleri veya bunlarin varyasyonlari, teknikte bilinen yöntemler, kullanilarak sentezlenebilir. Burada aksi belirtilmedigi sürece, formül (I) bilesiklerinin yayininda tanimlanan anlam.ile ayni anlama sahip olacak sekilde anlasilmalidir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, bir formül (II) bilesigi: veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir ve burada: Zl ifadesi CR1 veya -N'dir; Z2 ifadesi CR2 veya N'dir; Z3 ifadesi CR3 veya N'dir; Z4 ifadesi CR4 veya N'dir; burada Zl, ZZ, Z3 ve Z4 ifadelerinden biri veya ikisi N'dir; R1, R2, R3 ve R4 ifadeleri H, halo, CN, CF3, -OCF3, _N02, alkenil, Cz-Cg alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril ve heteroaril arasindan bagimsiz olarak seçilir; X1/ s" Rii/Osg W ifadesi veya ? anlamina gelir R5 ve R6 ifadeleri H veya C1-C12 alkil arasindan bagimsiz olarak seçilir; X1 ifadesi Rll, -ORll, -NR11R12, -S(O)R11 ve -S(O)2Rll arasindan seçilir; X1 ifadesi, Rll veya -Rl1 veya -ORll' oldugunda, X1 ve -R5 ifadeleri, 0, S ve N arasindan seçilen 0-2 heteroatoma sahip 4-7 üyeli bir doymus veya doyamamis halka olusturmak için eklendikleri nitrojen atomu ile birlikte istege bagli olarak alinirlar ve burada söz konusu halka; halo, CN, CF3, -OCF3, -NOz, okso, -Si (ci-C6 alkil) , - (CR19R20)nC (=Y' )R16, -(CR19RZÜ)nSC(=Y')NR16R17 ve R21 arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; X2 ifadesi karbosiklil, heterosiklil, aril ve heteroaril arasindan seçilir; Rll, R12 ve R13 ifadeleri bagimsiz olarak H, C1-C12 alkil, C2-Cs alkenil, Cz-Cg alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroarildir, veya eklendikleri nitrojen atomu ile birlikte Rll ve R12 ifadeleri 0, S ve N arasindan seçilen 0-2 heteroatoma sahip 3- 8 üyeli doymus, doymamis veya aromatik bir halka olusturur ve burada söz konusu halka; halo, CN, CF3, -OCF3, _N02, C1-C6 alkil, -OH, -SH, -O(C1-C6 alkil), -S(C1-C6 alkil), -NHZ, -NH(C1-C6 alkil), -N(C1-C6 alkil)2, -SO2(C1-C6 alkil), -CO2H, -CO2(Ci-C6 -NHSOz(Ci-C6 alkil), -N(C1-C6 alkil)SOz(C1-C6 alkil), -SOzNHz, -SOzNI-HCi-Ca alkil) , -SOzN(C1-C6 alkil)2 -OC(O)NH2, alkil) ve -N(Ci-C6 alkil)C(O)O(C1-C6 alkil) arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; R14 ve R15 ifadeleri H, C1-C12 alkil, aril, karbosiklil, heterosiklil ve heteroaril arasindan bagimsiz olarak seçilir; m ve n ifadeleri 0, l, 2, 3, 4, 5 veya 6 arasindan bagimsiz olarak seçilir; Y ifadesi bagimsiz olarak 0, NRll veya S'dir; burada söz konusu her bir alkil, alkenil, alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril ve heteroaril R1, R2, R3, R4, R5, R6, X1, X2, RH, RH, RH, R14 ve R15 ifadesi halo, CN, CF3, -OCF% -NO2, okso, bir veya daha fazla grup ile bagimsiz olarak istege bagli olarak ornatilir; her bir RW, R17 ve R18 ifadesi bagimsiz olarak H, Ci-Cn alkil, C24h alkenil, Cy%h alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroarildir ve burada söz konusu alkil, alkenil, alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroaril; halo, okso, CN, -OCF3, CF3, -NOz, C1-C6 alkil, -OH, -SH, -O(C1-C6 alkil)2, -SO2(C1-C6 alkil), -COzH, -C02(C1-C6 alkil), -C(O)NH2, alkil)C(O)(Ci-C6 alkil), -NHC(O)(C1-C6 alkil), -NHSOz(C1-C6 alkil), -N(C1_C6 alkil)802(C1-C6 alkil), -SOzNHz, `-SOzNH(C1-C6 alkil), -SOzN(C1-C5 alkil)2, -OC(O)NH2, -OC(O)NH(C1-C5 alkil), alkil), -N(Ci-C6 alkil)C(O)N(Ci-Cs alkil)2, -NHC(O)NH(C1-C6 alkil) , -NHC(O)N(C1-C6 alkil) 2, -NHC(O)O(C1-C6 alkil) ve -N(C1-C5 alkil)C(O)O(C1-Cs alkil) arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; veya eklendikleri nitrojen atomu ile birlikte R16 ve R17 ifadeleri, 0, S ve N arasindan seçilen 0-2 heteroatoma sahip 3-8 üyeli doymus, doymamis veya aromatik bir halka olusturur ve burada söz konusu halka halo, CN, -OCF3, CF3, -N02, Ci-Ca alkil, -OH, -SH, -O(Ci-C6 alkil), -S(Ci-C6 alkil), -NH2, -NH(C1-C6 alkil), -N(C1-C5 alkil)2, -SOz(C1-C6 alkil), _C02H, alkil)2, -N(Ci-C6 alkil)C(O)(Ci-Ce alkil), -NHC(O)(C1-C6 alkil), -SO2NH(C1-C5 alkil), _SOZN(C1_C6 alkil)2, -OC(O)NH2, alkil) ve -N(C1-C6 alkil)C(O)O(C1-C6 alkil) arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; R19 ve R20 ifadeleri H, Ci-Cn alkil, -(CHnn-aril, -(CHnn-karbosiklil, -(CHýn-heterosiklil ve -(CHQn-heteroaril arasindan bagimsiz olarak seçilir; R21 ifadesi C1-C12 alkil, C2-Cs alkenil, Cz-Cg alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroarildir ve burada Rü'in üyelerinin her biri halo, CN, -OCFg, CF3, _N02, C1-C6 alkil, -OH, -SH, -O(C1-Cs alkil), -S(C1-C6 alkil), -NHz, -NH(C1-C6 alkil), -N(C1-C6 alkil)2, -SOz(C1-C6 alkil), -COzH, -COz(C1-C6 alkil), -C(O)NH2, -C(O)NH(Ci-C6 alkil), -C(O)N(C1-C6 -NHSOz(Ci-C6 alkil), -N(Ci-C6 alkil)SOz(Ci-C6 alkil), -SOzNHz, -SOzNH(C1-C6 alkil), -SOzN(C1-C6 alkil)2, -OC(O)NH2, alkil) ve -N(C1-C5 alkil)C(O)O(C1-C6 alkil) arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; her bir Y' ifadesi bagimsiz olarak 0, NR22 veya S'dir; Ve R22 ifadesi H veya Ci-Cn alkildir. Bazi varyasyonlarda, formül (II) MEK inhibitör bilesigi, bir formül (II-l-a), (II-l-b), (II-l-c), (II-l-d), (II-l-e), (II- 3-f), (II-3-g)i (II-3-h) veya (II-3-i) bilesigidir: veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir ve burada degiskenler, formül (II) için tanimlanan Bazi uygulamalarda, formül (II) MEK inhibitör bilesigi, WO - olarak Formül II Türleri olarak adlandirilir) seçilen bir bilesik veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir. Bu bilesimler, Örnek 8a veya 8b'de tarif edilen testte (MEK aktivite testleri) lO uM'dan daha düsük bir bilesikleri (ve/veya bunlarin solvatlari ve tuzlari), Örnegin örnegin sayfa 3'te formül 1 olarak gösterilmis) ve bunlarin WO Formül (II) bilesikleri, teknikte bilinen yöntemler, örnegin kullanilarak sentezlenebilir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, bir formül (III) bilesigi: veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir ve burada: Zl ifadesi CR1 veya N'dir; R1 ifadesi H, C1-C3 alkil, halo, CF3, CHFz, CN, ORA *veya NRARA' dir; RV ifadesi H, C1-C3 alkil, halo, CF3, CHFz, CN, ORA veya NRARA' dir; burada her bir RA ifadesi bagimsiz olarak H veya C1-C3 alkildir; Z2 ifadesi CR2 veya N'dir; Z3 ifadesi CR3 veya N'dir; ancak Zl, Z2 ve Z3'ten sadece biri N olabilir; R2 ve R3 ifadeleri H, halo, CN, CFa, -OCFy -NOL alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril ve heteroaril arasindan bagimsiz olarak seçilir; R4 ifadesi H, C1-C6 alkil veya C3-C4 karbosiklildir; Y ifadesi W-C(O)- veya W"dir; W ifadesi veya I 1 anlamina gelir R5 ifadesi H veya C1-C12 alkildir; X1 ifadesi RU' ve -OR11' arasindan seçilir; X1 ifadesi RU' oldugunda, X1 ifadesi, istege bagli olarak 0, S ve N arasindan seçilen 0-2 ilave heteroatoma sahip 4-7 üyeli doymus veya doymamis bir halka olusturmak üzere bagli olduklari nitrojen atomu ve R5 ile alinir ve burada söz konusu halka halo, CN, fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; her` bir` Rly ifadesi bagimsiz olarak› H, Ci-Ciz alkil, Cz-Cs alkenil, Cz-Cs alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroarildir; RH, R12 ve R13 ifadeleri bagimsiz olarak H, Ci-Cm alkil, C2-C8 alkenil, Cz-Cs alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroarildir, veya eklendikleri nitrojen atomu ile birlikte R11 ve R12 ifadeleri, 0, S ve N arasindan seçilen 0-2 heteroatoma sahip 3-8 üyeli doymus, doymamis veya aromatik bir halka olusturur ve burada söz konusu halka halo, CN, CF3, -OCF3, -NOz, C1-C6 alkil, -OH, -SH, -O(C1-C6 alkil), -S(C1-C6 alkil), -NHz, -NH(C1-C6 alkil), -N(C1-C6 alkil)2, -s02(c1-c6 alkil), -COzH, -C02(Ci-Cs alkil), -C(O)NH2, -C(O)NH(Ci-C6 alkil), -C(O)N(Ci-C6 -NHSOz(C1-C6 alkil), -N(C1-C6 alkil)SOz(C1-C6 alkil), -SOzNHz, -SOzNH(C1-C6 alkil), -SOzN(C1-C6 alkil)2, -OC(O)NH2, alkil) ve -N(C1-C6 alkil)C(O)O(C1-C6 alkil) arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; R14 ve RÃ5 ifadeleri H, Ci-Cm alkil, aril, karbosiklil, heterosiklil ve heteroaril arasindan bagimsiz olarak seçilir; burada. asagida gibidir her bir X2 ifadesi bagimsiz olarak 0, 8 veya NR9'dur; her bir R7 ifadesi H, halo, CN, CF3, -OCF3, -NOL alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril ve heteroaril arasindan bagimsiz olarak seçilir; her bir R8 ifadesi C1IC12 alkil, aril, karbosiklil, heterosiklil ve heteroaril arasindan bagimsiz olarak seçilir; Ci-Ciz alkil, Cz-Cs alkenil, Cz-Cs alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril ve heteroaril arasindan seçilir; R10 ifadesi H, Ci-C6 alkil veya C3-CM karbosiklildir; X4 ifadesi, R6 ifadesi H, halo, Ci-Ce alkil, Cz-Cg alkenil, C2-C8 alkinil, karbosiklil, heteroaril, heterosiklil, -OCF3, _N02, -Si(Ci-C6 - (CR19R20) n-SR16' dir; RV ifadesi H, halo, Ci-Cs alkil, karbosiklil, CEé, -OCF3, -NOL -(CR19R20)n-SR16, Cz-Cs alkenil, Cz-Cs alkinil, heterosiklil, aril veya heteroarildir; p ifadesi 0, 1, 2 veya 3'tür; n ifadesi 0,1, 2 veya 3'tür; q ifadesi 2 veya 3'tür; alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril ve heteroarili; halo, -(CR19RZÜ)nSC(=Y' )NR16R17 ve R21 arasindan bagimsiz olarak seçilen bir veya daha fazla grup ile bagimsiz olarak istege bagli olarak ornatilir; her bir R16, R17 ve R18 ifadesi bagimsiz olarak H, Ci-Ciz alkil, C2-C8 alkenil, C2-C8 alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroarildir ve burada söz konusu alkil, alkenil, alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroaril; halo, CN, -OCF3, CF3, -NOz, Ci-Ca alkil, -OH, -SH, -O(C1-C6 alkil)2, -SO2(Ci-C6 alkil), -COzH, -COz(Ci-Ce alkil), -C(O)NH2, alkil)C(O)(C, -NHSOz(C1-C6 alkil), -N(C1-C6 alkil)SOz(C1-Cs alkil), -SOzNHz, -SOzNH(C1-C6 alkil), -SOzN(C1-C5 alkil)2, -OC(O)NH2, -OC(O)NH(C1-C5 alkil), alkil), -NHC(O)N(C1-C6 alkil)2, -NHC(O)O(Ci-C6 alkil) ve -N(C1-C6 alkil)C(O)O(C1-C6 alkil) arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; veya eklendikleri nitrojen atomu ile birlikte R16 ve R17 ifadeleri, 0, S ve N arasindan seçilen 0-2 heteroatoma sahip 3-8 üyeli doymus, doymamis veya aromatik bir halka olusturur ve burada söz konusu halka halo, CN, -OCF3, CF3, -NOz, C1-C6 -NH(C1-C6 alkil), -N(C1-C6 alkil)2, -SOZ(C1-C6 alkil), -COzH, -COz(Ci-Cs alkil), -C(O)NH2, -C(O)NH(Ci-C6 alkil), -C(O)N(Ci-C6 -NHSOz(C1-C6 alkil), -N(C1-C6 alkil)SOz(C1-C6 alkil), -SOzNHz, -SOzNH(C1-C6 alkil), -SOzN(C1-C6 alkil)2, -OC(O)NH2, alkil) ve -N(C1-C6 alkil)C(O)O(C1-C6 alkil) arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; R19 ve R20 ifadeleri H, Ci-Ciz alkil, -(CH2)n-aril, -(CHnn-karbosiklil, -(CHnn-heterosiklil ve -(CHnn-heteroaril arasindan bagimsiz olarak seçilir; R21 ifadesi Ci-Ciz alkil, Cz-Cs alkenil, C2-C8 alkinil, karbosiklil, heterosiklil, aril veya heteroarildir ve burada Rü'in üyelerinin her biri halo, CN, -OCF3, CF3, -NOz, C1-C6 alkil, -OH, -SH, -O(C1-C6 alkil), -S(C1-C6 alkil), -NHz, -NH(C1-C6 alkil), -N(Ci-C6 alkil)2, -SOz(C1-C6 alkil), -CO2H, -SOzNH(Ci-C6 alkil), -SOzN(C1-C6 alkil)2, -OC(O)NH2, alkil) ve -N(Ci-Ce alkil)C(O)O(Ci-C6 alkil) arasindan seçilen bir veya daha fazla grup ile istege bagli olarak ornatilir; her bir Y' ifadesi bagimsiz olarak 0, NR22 veya S'dir; ve R22 ifadesi H veya Ci-Ciz alkildir. Bazi varyasyonlarda, formül (III)'ün MEK inhibitör bilesigi, formül (III-a), (III-b) bilesigi: R1- 2&N HI. veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir ve burada degiskenler, formül (III) için tanimlanan Bazi uygulamalarda, formül (III)'ün MEK inhibitör bilesigi, Tablo 1'de siralanan bilesiklerden seçilen bir bilesik veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir. Bilesik Kimyasal Adi Yapisi Numarasi -(2-Floro-4- (III)-5 imidazo[l,5-a]piridin-6- l `\ N karboksilik asit (2- `N» I hidroksietoksi)-amit -(2-Floro-4-iyodo- H fenilamino)-imidazo[l,5- HO/`î{/\O H F (III)-6 a]piridin-6-karboksilik asit OH | \ Nû propoksi)-amit N -(2-Floro-4-iyodo- HO`{/`OJQ 0 F fenilamino)-imidazo[l,5- 5 H Bilesik Numarasi Kimyasal Adi -(4-Bromo-2- florofenilamino)- imidazo[l,5-a]piridin-6- karboksilik asit (2- hidroksietoksi)-amit -(4-Bromo-2-floro- fenilamino)-imidazo[l,5- a]piridin-6-karboksilik asit ((S)-2-hidroksi-propoksi)- -(4-Bromo-2-floro- fenilamino)-8-floro- imidazo[l,5-a]piridin-6- karboksilik asit ((S)-2- hidroksi-propoksi)-amit 8-Floro-5-(2-floro-4-iyodo- fenilamino)-imidazo[l,5- a]piridin-6-karboksilik asit (2-hidroksi-etoksi)-amit 8-Floro-5-(2-floro-4-iyodo- fenilamino)-imidazo[l,5- a]piridin-6-karboksilik asit ((R)-2,3-dihidroksi- propoksi)-amit 8-Floro-5-(2-floro-4-iyodo- fenilamino)-imidazo[l,5- a]piridin-6-karboksilik asit ((S)-2-hidroksi-propoksi)- Bilesik Kimyasal Adi Yapisi Numarasi - 2-Floro-metansülfanil- fenilamino)-imidazo[l,5- N a]piridin-6-karboksilik asit I N S (111)-15 -(2-Floro-4-iyodo- fenilamino)-imidazo[1,5- a]pirazin-6-karboksilik asit (2-hidroksi-etoksi)-amit -(2-Floro-4-iyodo- fenilamino)-imidazo[l,5- a]pirazin-6-karboksilik asit ((S)-2-hidroksi-propoksi)- -(4-Siklopropil-2-floro- fenilamino)-imidazo[l,5- N a]piridin-6-karboksilik asit I N (2-hidroksi-etoksi)-amit \ g Dihidroksipropoksi)-5-(2- HO/\:/\O'N OH F (111)-18 floro-4- i\i\ Ü iyodofenilamino)imidazo[l,5- kw&_» a]pirazin-6-karboksamit N-Etoksi-S-(2-floro-4- /\o'N OH F (III)-l9 iyodofenilamino)imidazo[l,5- N " N`Eî:l\ a]pirazin-6-karboksamit `N» | î7//\O,N 0 H F (111)-20 N \ iyodofenilamino)imidazo[1,5- a]pirazin-6-karboksamit Bilesik Kimyasal Adi Yapisi Numarasi -(2-Floro-4- l iyodofenilamino)-N- H (111)-21 N \\ metilimidazo[l,5-a]pirazin- [\(T 6-karboksamit \ g -(4-Bromo-2- florofenilamino)-N-(2- N hidroksi-etoksi)imidazo[l,5- u\(f 8 a]pirazin-6-karboksamit \ g (8)-5-(4-Bromo-2- florofenilamino)-NL(2- HO\{/\0'N 0 H F (III)-23 hidroksi- - N \~ NWEI:L a]pirazin-6-karboksamit florofenilamino)-N-(2,3- HO/\f/\O' Ol* F (111)-24 dihidroksi- OH N::%/N7[I:L propoksi)imidazo[l,5- L\{? 3 a]pirazin-6-karboksamit -(4-Bromo-2- florofenilamino)-N- Kaf/`O' 0 H F (111)-25 (siklopropil- Ni \ Ü metoksi)imidazo[l,5- L`I;» ü a]pirazin-6-karboksamit yayinin 5-25 sayili örneklerine karsilik gelir. Compounds (III)-5 - (III)-20 ve (III)-22 - (III)-24, Örnek 8b'de tarif edilen testte (MEK aktivite testi) 0,5 uM'den daha düsük bir düsük bir ICw göstermistir. Bilesikler (III)-21 ve (III)-25, Al sayfa 49. bilesikleri (ve/veya bunlarin solvatlari ve tuzlari), örnegin örnegin sayfa 3'te formül I olarak gösterilmis) ve bunlarin WO Formül (III) bilesikleri, teknikte bilinen yöntemler, örnegin kullanilarak sentezlenebilir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, bir formül (IV) bilesigi: veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir ve burada degiskenler, WO 03/077914 A1 sayili yayinda formül I için sayfa 4-9'da tanimlanan sekilde veya WO 03/077914 Al'de tanimlanan uygulanabilir her türlü varyasyondur. Bazi varyasyonlarda, formül (IV)'ün MEK inhibitör bilesigi, formül (IV-a), (IV-b), (IV-c) veya (IV-d) bilesigi: R7_N\,d veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatidir ve burada degiskenler, WO 03/077914 Al sayili yayinda formül II, III, IIIa ve IIIb için sayfa lO-l3'da tanimlanan sekilde veya WO 03/077914 Al'de tanimlanan uygulanabilir her türlü varyasyondur. Bazi uygulamalarda, formül (IV)'ün MEK inhibitör bilesigi, asagidakilerden: 7-Floro-6-(4-bromo-Z-metil-fenilamino)-3H-benzoimidazol-5- karboksilik asit siklopropilmetoksi-amit; 6-(4-Bromo-Z-kloro-fenilamino)-7-floro-3H-benzoimidazol-5- karboksilik asit siklopropilmetoksi-amit; 6-(4-Bromo-2-kloro-fenilamino)-7-floro-3-metil-3H- benzoimidazol-S-karboksilik asit (2-hidroksi-etoksi)-amit: 6-(4-Bromo-2-kloro-fenilamino)-7-floro-3-metil-3H- benzoimidazol-S-karboksilik asit (2,3-dihidroksi-propoksi)- 6-(4-Bromo-2-kloro-fenilamino)-7-floro-3-(tetrahidro-piran-Z- ilmetil)-3H-benzoimidazol-5-karboksilik asit (2-hidroksi- etoksi)-amit; -il]-(4-bromo-2-metil-fenil)-amin; 1-[6-(4-Bromo-2-kloro-fenilamino)-7-floro-3-metil-3H- benzoimidazol-S-il]-2-hidroksi-etanon; l-[6-(4-Bromo-Z-kloro-fenilamino)-7-floro-3H-benzoimidazol-5- il]-2-metoksietanon; 6-(4-Bromo-Z-kloro-fenilamino)-7-floro-3-metil-3H- benzoimidazol-S-karboksilik asit (2-hidroksi-l,l-dimetil- etoksi)-amit; 6-(4-Bromo-2-kloro-fenilamino)-7-flor0-3-(tetrahidro-furan-Z- ilmetil)-3H-benzoimidazol-5-karboksilik asit (2-hidroksi- etoksi)-amit; 6-(4-Bromo-2-kloro-fenilamino)-7-floro-3H-benzoimidazol-5- karboksilik asit (Z-hidroksi-etoksi)-amit; 6-(-Bromo-Z-floro-fenilamino)-7-floro-3-metil-3H- benzoimidazol-5-karboksilik asit (2-hidroksi-etoksi)-amit; ve 6-(2,4-Dikloro-fenilamino)-7-floro-B-metil-3H-benzoimidazol- S-karboksilik asit (2-hidroksi-etoksi)-amit; veya bunlarin farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatindan olusan gruptan seçilmesidir. Ayrica, WO 03/077914 Al'de tarif edilen formül (lV)'ün her türlü varyasyonu da dahil edilmistir. Formül (IV) bilesikleri veya bunlarin varyasyonlari, teknikte bilinen yöntemler, örnegin WO 03/077914 Al'de tarif edilen sentetik yöntemler kullanilarak sentezlenebilir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, bir formül (V) bilesigi: ° 1' "Ü veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya yayinda formül [1] için sayfa 6-10'da tanimlanan sekilde veya varyasyondur. tekli MEK inhibitör bilesikleri, örnegin Tablo 1'de yer alan 2, Tablo 3'te yer alan Örnekler 3-1 ila 3-9, Tablo 4'te yer alan Örnekler 4-1 ila 4-148 dahil edilmistir. Formül (V) bilesikleri veya bunlarin varyasyonlari, teknikte bilinen yöntemler kullanilarak sentezlenebilir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, bir formül (VI) bilesigi: R1 R2 0 H R3 R5 0 veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya esteridir ve burada: R1 ifadesi bromo, iyodo, etinil, sikloalkil, alkoksi, azetidinil, asetil, heterosikil, siyano, düz Zincirli alkil ve dallanmis zincirli alkilden olusan gruptan seçilir; R2 ifadesi hidrojen, klorin, flor ve alkilden olusan gruptan seçilir; R3 ifadesi hidrojen, klorin ve flordan olusan gruptan seçilir; R4 ifadesi hidrojen, istege bagli olarak ornatilan aril, alkil ve sikloalkilden olusan gruptan seçilir; R6_C_R8 R5 ifadesi hidrojen ve R7 `den olusan gruptan seçilir burada R6 ifadesi hidroksil, alkoksi, sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan alkil, istege bagli olarak ornatilan aril ve istege bagli olarak ornatilan heteroarilden olusan gruptan seçilir; R7 ve R8 ifadeleri bagimsiz olarak hidrojen ve istege bagli olarak ornatilan alkilen olusan gruptan seçilir; veya R6 ve R7 ifadeleri birlikte bir sikloalkil grubu olusturabilir ve R8 ifadesi hidrojendir. Bazi varyasyonlarda, MEK inhibitör bilesigi, formül (VI) veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya edilen uygulanabilir her türlü varyasyon için tanimlanan sekildedir. Dahil edilen diger MEK inhibitörleri, WO örneklerde tarif edilen bilesiklerdir. Bazi uygulamalarda, formül (VI)'nin MEK inhibitör bilesigi, asagidakilerden: diokso-imidazolidin-l-il]-3-fenil-butiramit; diokso-imidazolidin-l-il]-3-fenil-butiramit; etoksi)-fenil]-2,5-diokso-imidazolidin-l-il}-3-fenil- butiramit; etoksi)-fenil]-2,5-diokso-imidazolidin-l-il}-3-fenil- butiramit; (2R,3S)-N-(4-Etinil-2-floro-fenil)-2-{(R)-4-[4-(2-hidroksi- etoksi)-fenil]-2,5-diokso-imidazolidin-l-il}-3-fenil- butiramit; etoksi)-fenil]-2,5-diokso-imidazolidin-l-il}-3-fenil- butiramit; (28,3S)-2-{(R)-4-[4-(2-Hidroksi-etoksi)-fenil]-2,5-diokso- imidazolidin-l-il}-N-(4-iyodo-2-metil-fenil)-3-fenil- butiramit; dihidroksi-propoksi)-fenil]-2,5-diokso-imidazolidin-l-il}-3- fenil-butiramit; hidroksi-propoksi)-fenil]-2,5-diokso-imidazolidin-l-il}-3- fenil-butiramit; etoksi)-fenil]-imidazolidin-l-il}-N-(2-floro-4-iyodo-fenil)- 3-fenil-butiramit; (28,3S)-2-((R)-2,5-Diokso-4-tiyofen-3-il-imidazolidin-1-il)- N-(4-iyodo-fenil)-3-fenil-butiramit; (S)-2-[(R)-4-(2,3-Dihidro-benzo[l,4]dioksin-6-il)-2,5-diokso- imidazolidin-l-il]-N-(2-floro-4-iyodo-fenil)-3-fenil- propiyonamit; (S)-2-[(R)-4-(4-Asetilamino-fenil)-2,S-diokso-imidazolidin-l- il]-N-(2-floro-4-iyodo-fenil)-3-fenil-propiyonamit; (4-{(R)-l-[(18,28)-l-(2-Floro-4-iyodo-fenilkarbamoil)-2- fenil-propil]-2,5-diokso-imidazolidin-4-il}-fenoksimetil)- fosfonik asit dimetil ester; diokso-imidazolidin-l-il)-3-fenil-butiramit; (S)-N-(2-Floro-4-iyodo-fenil)-2-{(R)-4-[4-(2-hidroksi- etoksi)-fenil]-2,5-diokso-imidazolidin-l-il}-3-metil- butiramit; (S)-N-(2-Floro-4-iyodo-fenil)-2-[(R)-4-(4-metoksi-fenil)-2,5- diokso-imidazolidin-l-il]-3-o-tolil-propiyonamit; (S)-N-(2-Floro-4-iyodo-fenil)-2-[(R)-4-(4-metoksi-fenil)-2,5- diokso-imidazolidin-l-il]-3-m-tolil-propiyonamit; (S)-N-(2-Floro-4-iyodo-fenil)-2-[(R)-4-(4-metoksi-fenil)-2,5- diokso-imidazolidin-l-il]-3-p-tolil-propiyonamit; ve (8)-N-(4-8iklopropil-Z-floro-fenil)-3-(4-floro-fenil)-2-{(R)- 4-[4-(2-hidroksi-l-hidroksimetil-etoksi)-fenil]-2,5-diokso- imidazolidin-l-il}-propiyonamit; veya bunlarin farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya esterinden olusan gruptan seçilir. Bazi uygulamalarda MEK inhibitörü, bir formül (VII) bilesigi: veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya esteridir ve burada: Rl ifadesi halojen, etinil ve sikloalkilden olusan gruptan seçilir; R2 ifadesi hidrojen ve CH(R3)(R4)lden olusan gruptan seçilir; R3 ifadesi düsük alkil, düsük alkoksi, istege bagli olarak ornatilan aril ve istege bagli olarak ornatilan heteroarilden olusan gruptan seçilir; R4 ifadesi hidrojen ve düsük alkilden olusan gruptan seçilir; R5 ifadesi hidrojendir veya R2 ve R2 ve R5'in eklendigi karbon ile birlikte alindiginda düsük sikloalkil olusturur; ve R6 ifadesi hidrojen, düsük alkil, düsük sikloalkil, istege bagli olarak ornatilan aril ve istege bagli olarak ornatilan heteroarilden olusan gruptan seçilir. Bazi varyasyonlarda, MEK inhibitör bilesigi, formül (VI) veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya edilen uygulanabilir her türlü varyasyon için tanimlanan A1 sayili yayinda yer alan 1-21 numarali örneklerde tarif edilen bilesiklerdir. Bazi uygulamalarda, formül (VI)'nin MEK inhibitör bilesigi, asagidakilerden: (R)-5-[4-(2-Hidroksi-etoksi)-fenil]-3-[(S)-1-(6-iyodo-1H- benzoimidazol-2-il)-Z-fenil-etil]-imidazolidin-2,4-diyon; (R)-5-[4-(2-Hidroksi-etoksi)-fenil]-3-(5-iyodo-1H- benzoimidazol-Z-ilmetil)-imidazolidin-2,4-diyon; (R)-5-[4-(2-Hidroksi-etoksi)-fenil]-3-[(S)-l-(5-iyodo-1H- benzoimidazol-2-il)-2-metil-propil]-imidazolidin-2,4-diyon; (R)-5-[4-(2-Hidroksi-etoksi)-fenil]-3-[(1R,2R)-1-(5-iyodo-1H- benzoimidazol-Z-il)-2-metoksi-propi1]-imidazolidin-2,4-diyon; 3-[(8)-1-(5-Iyodo-lH-benzoimidazol-2-il)-2-fenil-etil]- imidazolidin-2,4-diyon; bilesik ile trifloro-asetik asit; (R)-3-[(8)-2-(4-Floro-fenil)-1-(5-iyodo-lH-benzoimidazol-Z- il)-etil]-5-[4-(2-hidroksi-etoksi)-fenil]-imidazolidin-2,4- (R)-5-[4-(2-Hidroksi-etoksi)-fenil]-3-[(5)-1-(5-iyodo-1H4 benzoimidazol-Z-il)-2-(4-metoksi-fenil)-etil]-imidazolidin- 2,4-diyon; (R)-5-[4-(2-Hidroksi-etoksi)-fenilJ-3-[(8)-1-(5-iyodo-1H- benzoimidazol-Z-il)-2-tiyofen-2-il-etil]-imidazolidin-2,4- (R)-3-[(lS,25)-l-(6-Iyodo-lH-benzoimidazol-Z-il)-2-fenil- propil]-5-fenil-imidazolidin-2,4-diyon; (R)-3-[(18,25)-1-(6-Iyodo-lH-benzoimidazol-Z-il)-2-fenil- propil]-5-(4-metoksi-fenil)-imidazolidin-2,4-diyon; benzoimidazol-Z-il)-2-fenil-propil]-imidazolidin-2,4-diyon; propil]-5-[4-(2-metoksi-etoksi)-fenil]-imidazolidin-2,4- 2-(4-{(R)-l-[(18,28)-l-(6-Iyodo-lH-benzoimidazol-Z-il)-2- fenil-propil]-2,5-diokso-imidazolidin-4-il}-fenoksi)-N,N- dimetil-asetamit; benzoimidazol-Z-il)-2-fenil-propil]-2,5-diokso-imidazolidin- 4-il}-fenoksi)-asetamit; propil]-5-izopropil-imidazolidin-Z,4-diyon; (R)-5-Sikloheksil-3-[(lS,ZS)-l-(5-iyodo-lH-benzoimidazol-Z- il)-2-fenil-propil]-imidazolidin-Z,4-diyon; (R)-5-[4-(2-HidrOkSi-etoksi)-fenil]-3-[1-(5-iyOdO-1H- benzoimidazol-Z-il)-siklopropil]-imidazolidin-2,4-diyon; (R)-3-[(lS,28)-l-(6-Bromo-1Hbenzoimidazol-2-il)-2-fenil- propil]-5-[4-(2-hidroksi-etoksi)-fenil]-imidazolidin-2,4- (R)-3-[(S)-l-(5-8iklopropil-lHFbenzoimidazol-Z-il)-2-fenil- etil]-5-[4-(2-hidroksi-etoksi)-fenil]-imidazolidin-2,4-diyon; (R)-3-[(S)-l-(5-Etinil-lH-benzoimidazol-Z-il)-2-fenil-etil]- -[4-(2-hidroksi-etoksi)-fenil]-imidazolidin-2,4-diyon; ve (R)-3-[(15,23)-l-(5-Etinil-lHFbenzoimidazol-Z-il)-2-fenil- propil]-5-[4-(2-hidroksi-etoksi)-fenil]-imidazolidin-2,4- veya bunlarin farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatindan olusan gruptan seçilir. Bazi uygulamalarda, MEK inhibitörü, GDC-O973 (Metanon, [3,4- difloro-2-[(2-floro-4-iyodofenil)amino]fenil][3-hidroksi-3- veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzudur. (MJHZHM (mmßowß Baska bir yönde, bir bireyde bir kanserin tedavi edilmesine veya bir kanserin ilerlemesinin ertelenmesine veya kanseri olan bir bireyin immün fonksiyonunun arttirilmasina yönelik bir PD-Ll ekseni baglayici antagonist ve/veya bir MEK inhibitörünü içeren bir kit saglanir. Bazi yönlerde kit, bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesi için veya kanseri olan bir bireyin immün fonksiyonunun arttirilmasi için PD-l ekseni baglayici antagonistin. bir MEK inhibitörü ile kombinasyon halinde kullanilmasina yönelik talimatlari içeren prospektüs içerir. Bazi yönlerde kit, bir MEK inhibitörü ve bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesi veya kanseri olan bir bireyde immün fonksiyonunun arttirilmasi için bir MEK inhibitörünün PD-l ekseni baglayici antagonist ile kombinasyon halinde kullanilmasina yönelik talimatlari içeren bir prospektüs içerir. Bazi yönlerde kit, bir PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörü ve PD-l ekseni baglayici antagonist ve bir MEK inhibitörünün bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesi veya kanseri olan bir bireyin immün fonksiyonunun arttirilmasi için kullanilmasina yönelik talimatlari içeren bir prospektüs içerir. Burada tarif edilen PD-l ekseni baglayici antagonist ve/veya MEK inhibitörlerinden herhangi biri kitlere dahil edilebilir. Bazi yönlerde söz konusu kit, burada tarif edilen PD-l ekseni baglayici antagonistler ve MEK inhibitörlerinden birini veya daha fazlasini içeren bir kap içerir. Uygun kaplar arasinda örnegin siseler, viyaller (örnegin çift hazneli viyaller), siringalar (tek veya çift hazneli siringalar) ve test tüpleri bulunur. Söz konusu kap, cam veya plastik gibi çesitli malzemelerden olusturulabilir. Bazi uygulamalarda söz konusu kit, bir etiket (örnegin kabin üzerinde veya kap ile birlesik) veya bir prospektüs içerebilir. Etiket veya prospektüs, içerdigi bilesigin, bir bireyde kanserin tedavi edilmesi veya kanserin ilerlemesinin geciktirilmesi veya kanseri olan bir bireyin immün fonksiyonunun arttirilmasi için faydali olabilecegini veya bunlari amaçladigini gösterebilir. Söz konusu kit ayrica, bir ticari son kullanici açisindan istenebilecek olan baska malzemeler, örnegin baska tamponlar, seyrelticiler, filtreler, igneler ve siringalar içerebilir. ÖRNEKLER Mevcut bulus, açiklayici olmasi amaciyla saglanan asagidaki örneklere referansla daha iyi anlasilabilir. Örnek 1: MEK inhibitörü, tümör hücre hatlari üzerinde MHC I ekspresyonunu arttirmistir MEK inhibitörü (MEKi) ile gerçeklestirilen tedavinin, tümör hücrelerinin immünojenikligini arttirip arttirmadigini belirlemek için, MEK inhibitörleri GDC-O973 ve G-38963 ile tedavi edilen tümör hücre hatlari üzerinde MHC-I'nin yüzey ekspresyonu test edilmistir. Kisaca, insan melanom hücre Mel, RPMI-795) ve insan kolorektal hücre hatlari (Colo 320 DM, mikromolar MEKi GDC-O GDC-0879 veya DMSO araci ile 24 saat boyunca tedavi edilmistir. Tedavinin ardindan hücreler, sonraki FACS analizi için HLA- A,B,C'ye karsi bir antikor ile yüzey MHC Sinif I ekspresyonu için boyanmistir. Gösterilen veriler, MEKi GDC-O973 ile gerçeklestirilen tedavi içindir. Spesifik olmayan boyama seviyesini belirlemek için etiketli izotip uyumlu antikorlar kullanilmistir. Veri analizi ve histrogramlarin olusturulmasi, MHC-I'in hücre yüzeyi ekspresyonunun, araç ile tedavi edilen hücrelere kiyasla MEKi ile tedavi edilen hücrelerde yukariya dogru regüle etmistir (Sekil 1A). Buna karsilik, BRAFi ile tedavi edilen hücrelerde MHC-I'nin hücre yüzeyi ekspresyonu, araç ile tedavi edilen hücrelere kiyasla yukariya dogru regüle edilmemistir (Sekil 2). Bu sonuçlar, hem melanom hem de kolorektal tümör hücrelerinde MHC-I'nin artmis hücre yüzeyi ekspresyonunun, MEK inhibisyonuna spesifik oldugunu ve RAS/RAF/MEK sinyal yolaklarinin genel inhibisyonuna bagli olmadigini gösterir. MEK inhibitörü (MEKi) ile gerçeklestirilen tedavinin, insan tümör hücrelerine benzer sekilde fare tümör hücrelerinin immünojenikligini arttirip arttirmadigini belirlemek için, MEKi GDC-O973 ile tedavi edilen fare tümör hücre hatlari üzerinde MHC-I'in yüzey ekspresyonu test edilmistir. Kisaca, fare melanoni hücre hatlari (MC38 ve B16.FlO) ve bir fare araç ile tedavi edilmistir. Kisaca hücreler, 1 mikromolar MEK inhibitörü veya DMSO araç kontrolü ile 24 saat boyunca uyarilmistir. Tedavinin ardindan hücreler, MHC-I'e karsi bir antikor (H-ZD) ile yüzeyden boyanmistir ve ekspresyon, sonraki FACS analizi ile test edilmistir. Spesifik olmayan boyama seviyesini belirlemek için etiketli izotip uyumlu antikorlar kullanilmistir. Veri analizi ve histrogramlarin olusturulmasi, MHC-I'in hücre yüzeyi ekspresyonunun, araç ile tedavi edilen hücrelere kiyasla MEKi ile tedavi edilen hücrelerde (gösterilen veriler, MEKi GDC-O973 içindir) yukariya dogru regüle etmistir (Sekil lB). Bu sonuçlar, fare veya insan kökeninden olduguna bakilmaksizin birkaç melanom ve kolorektal tümör hücre hattinda MHC-I'in artmis hücre yüzeyi ekspresyonunun olustugunu gösterir. MHC-I'in artmis hücre yüzeyi ekspresyonunun tümör hücrelerine spesifik olup olmadigini belirlemek için, MEKi tedavisinin insan periferik kan mononükleer hücreleri (PBMC'ler) üzerinde MHC-I ekspresyonu üzerindeki etkisi test edilmistir. Kisaca, PMBC'ler, ilk olarak esit miktarda oda sicakliginda PBS ile seyreltilerek ve ardindan Ficoll ile doldurulmus Leucosep tüplerine (Greiner Bio-One) yerlestirilerek tam kandan izole edilmistir. Santrifügasyondan sonra PBMC arayüzeyi iki kez yikanmis ve kültür ortaminda (%10 fetal sigir serumlu RPMI- 1640, ZOuM HEPES, 55uM 2-mersatoetanol, 50ug/ml gentamisin ve Gibco: Gluta-MAX, sodyum piruvat, penisilin/streptomisindenden takviyelerinin 12100 dilüsyonlari ve esansiyel olmayan amino asitler) ile yeniden süspanse edilmistir. Hücreler, kuyucuk basina toplam 4 ml ile birlikte kuyucuk basina 4xlO6 oraninda 6 kuyucuklu plakalarda kaplanmistir. MEK inhibitörü GDC-0973, luM veya 3uM'de ilave edilmistir. Hücreler, 24 saat sonra toplanmis ve FACS boyamasi için 96 kuyucuklu V tabanli bir plakaya dagitilmistir. Hücreler, asagidaki antikorlarla (tümü BD Biosciences'e ait, buz üzerinde 30 dakika boyunca 1:10 oraninda) boyanmistir: CD3-FITC, HLA-ABC-PE, CD4-APC, CD19- FITC ve CD14-FITC. Ölü hücrelerin ayiklanmasi için propidyum iyodür dahil edilmistir. Örnekler, bir BD EECSCaliber akis sitometresinde çalistirilmistir` ve veriler FlowJo yazilimi (Tree Star, Inc.) kullanilarak analiz edilmistir. Veri analizi ve histogramlarin olusturulmasi, MHC-I'in hücre yüzeyi ekspresyonunun, araç ile tedavi edilen hücrelere kiyasla luM MEKi GDC-O973 veya 3uM MEKi GDC-O973 ile tedavi edilen CD4+ T hücreleri (Sekil 3A), CD8+ T hücreleri (Sekil 3B), B hücreleri (Sekil 3G) veya monositlerde (Sekil 3D) yukari dogru regüle edilmedigini göstermistir. Bu sonuçlar, MEK inhibitör tedavisi ile MHC-I'in artmis hücre yüzeyi ekspresyonunun tümör hücrelerine spesifik oldugunu gösterir. Örnek 2: Ortak uyarici sinyaller, T hücrelerini MEK inhibitörü tarafindan gerçeklesen TCR sinyali aktivasyonuna dirençli hale getirmistir Yakin zamanda yapilan çalismalar, MEK inhibitör tedavisinin, T lenfosit fonksiyonunu bozdugunu göstermistir (Boni ve dig., Cancer Res., 70(l3), 2010). MEK inhibitör tedavisinin, CD8+ T hücrelerini bozdugunun dogrulanmasi için, T hücreleri, T hücresi uyarma sinyalleri ile kombinasyon halinde MEKi ile tedavi edilmistir ve T hücre proliferasyonu bakimindan test edilmistir. Kisaca, insan CD8+ T hücreleri, üreticinin talimatlarina göre StemCell Technologies insan CD8 RosetteSep kullanilarak tam kandan saflastirilmistir. Saflastirilan hücreler, kuyucuk basina 200.000 anti-CD3 veya anti-CD3/anti- CD28 Dynabeads (Invitrogen) ile 96 kuyucuklu U tabanli plakalarda üçlü halinde kuyucuk basina 200.000'de kaplanmistir. MEK inhibitörleri GDC-0973 ve G-38963, lOuM ile 0,001uM arasinda 10 kat titre edilmistir ve böylece nihai kültür konsantrasyonu, kuyucuk basina 200ul'lik toplam hacimde RPMI-1640, ZOuM HEPES, 55uM 2-mersatoetanol, 50ug/ml gentamisin ve Gibco: Gluta-MAX, sodyum piruvat, penisilin/streptomisindenden takviyelerinin 1:100 dilüsyonlari ve esansiyel olmayan amino asitlerdi. 48. saatte kuyucuklar, luCi/kuyucuk 3H-timidin ile uyarilmis ve dondurulmadan ve hasattan önce 16 saat daha kültürlenmistir. Veri analizinde, CD8+ T hücrelerinin, uyarilmamis T hücresine (içi bos daireler) kiyasla anti-CD3 ile uyarilmis T hücresi aktivasyonu (içi dolu üçgenler) ile tedavisi gösterilmistir. T hücrelerinin iki farkli MEK inhibitörü ile tedavisi, test edilen tüm MEKi konsantrasyonlarinda anti-CDB'ün uyarici etkisini (içi dolu daireler, içi dolu kareler) azaltmistir ve T hücre reseptörünün neredeyse tamamen inhibe edilmesi, 0,0l uM MEKi tedavisinde (Sekil 4A) olusan proliferasyonu indüklemistir. Buna karsilik, MEKi ile tedavi edilen T hücrelerinde anti-CD3 ve anti-CD28 ile gerçeklestirilen ortam uyarilma (içi dolu daireler, içi dolu kareler), MEKi'nin T hücresi aktivasyonu üzerindeki inhibe edici etkisinin üstesinden gelmek için yeterli olmustur (Sekil 4B). Bu beklenmeyen sonuçlar, MEKi tedavisi ile TCR sinyalinin inhibisyonunun, B hücreleri, makrofajlar ve dendritik hücreler gibi antijen sunan hücreler tarafindan T hücrelerine saglanan yeterli B hücresi ortak uyarilmasinin saglanmasiyla üstesinden gelinebilecegini gösterir. Teoriye bagli kalmaksizin, ortak uyarilmanin temel bir bileseninin, PIB kinazin aktivasyonu oldugu düsünülür ve PI3K p85 alt biriminin sitoplasmik YMNM motifi ile birlestirilmesi yoluyla CD28 tarafindan saglanir. PD-l, SHPZ ile etkilesimi yoluyla, PI3K'nin aktivitesini engeller. Bu nedenle, PDl ekseninin blokaji, PI3kinaz'in inhibisyonunu kaldirir ve böylece artmis T hücre ortak uyarilmasina neden olur ve T hücre aktivasyonu üzerinde MEKi'nin inhibe edici etkisinin üstesinden gelinmesi için bir araç saglar. PD-l/-Ll blokaji, B7.l ve B7.2 gibi ortak uyarici ligandlarin ekspresyonunun çogu tümörde veya tümör mikroçevresinde oldugu gibi genellikle sinirlayici oldugu kosullar altinda ortak uyarilmayi arttirir. MEKi'nin PDl ekseni blokaji ile birlestirilmesi, MEKi tarafindan tümör MHC I'in (güçlendirici Sinyal I) yukari regülasyonu yoluyla TCR tarafindan Ag taninmasinin artmasiyla ve PDl/PDLl blokaji yoluyla PI3K'nin (güçlendirici Sinyal 2) inhibisyonunun hafifletilmesiyle tümör spesifik T hücre immünitesi güçlendirilmelidir. Örnek 3: MEK inhibitörü, dendritik hücrelerin matürasyonunu ve aktivasyonunu spesifik olarak arttirmistir MEK inhibitörü tedavisinin, dendritik hücrelerin (DC'ler) uyarilmasiyla tümör immünojenisitesini arttirip arttirmadigini belirlemek için, monosit türevi dendritik hücreler, DC ortak uyarici molekül CD40'a karsi antikorlar ile kombinasyon halinde artan dozlarda MEKi GDC-0973, MEKi GDC-38963 veya BRAFi GDC-O879 ile tedavi edilmistir. Kisaca, insan nwnositleri, üreticinin talimatlarina göre StemCell Technologies insan monosit RosetteSep kullanilarak tam kandan saflastirilmistir. Monositler, ortamin yarisi 2 gün degistirilmek üzere toplam 7 gün süreyle, 50ng/ml insan GM-CSF ve 100ng/ml insan IL-4 içinde ml basina O,5-l,Ox106'da Tl75 flasklarda ekilmistir. Hücreler, daha sonra toplanmis ve lug/ml Pfizer anti-CD4O içeren veya içermeyen 96 kuyucuklu düz tabanli plakalarda 100.000 hücre/kuyucuk oraninda kaplanmistir. MEK inhibitörleri ve BRAF inhibitörü, lOuM ile 0,001uM arasinda 10 kat titre edilmistir ve böylece nihai kültür konsantrasyonu, kuyucuk basina ZOOul'lik toplam hacimde %O,5 DMSO olmustur. Kirk sekiz saat sonra hücreler toplanmis ve 96 kuyucuklu V tabanli bir plakaya aktarilmistir. Hücrelerde önce Fc reseptörü bloke edilmis (Miltenyi) ve ardindan asagidaki antikorlar kullanilarak boyanmistir (BD Biosciences, buz üzerinde 30 dakika boyunca 1:10 oraninda): HLA-DR,-DP,-DQ-FITC, HLA-ABC-PE, CD83-APC, CDl4-FITC, CD80-PE ve CD86-APC. Ölü hücrelerin. ayiklanmasi için propidyum iyodür dahil edilmistir. Örnekler, bir BD FACSCaliber akis sitometresinde çalistirilmistir ve veriler FlowJo yazilimi (Tree Star, Inc.) kullanilarak analiz edilmistir. Veri analizi ve histogramlarin olusturulmasi, matürasyon markörü CD83 (Sekil 5A), MHC-II (Sekil SB) ve ortak uyarici molekül CD86'yi (Sekil SC) eksprese eden hücrelerin sikliginin, araç ile tedavi edilen hücrelere kiyasla luM MEKi GDC-O973 ile tedavi edilen hücrelerde arttigini göstermistir. Buna karsilik, luM BRAFi ile tedavi edilen DC'lerde söz konusu DC yüzeyi aktivasyonu markörlerinin hücre yüzeyi ekspresyonu, yukari regüle edilmemistir ve araç ile tedavi edilen hücrelere benzer olmustur. Ayrica, artan konsantrasyonlarda MEKi G-38963 (içi dolu kare) veya MEKi GDC-O973 (içi dolu daire), DC matürasyonunun ve aktivasyonunun bu yüzey markörlerini eksprese eden DC'lerin sikligini konsantrasyon bagli bir sekilde arttirmistir (Sekil 5D-5F). Buna karsilik BRAFi (içi dolu üçgen) tedavisi, anti-CD4O ortak uyarici etkisini arttirmamistir. Bu yeni sonuçlar, artmis DC Hmtürasyonu ve aktivasyonu, MEK inhibitör tedavisine spesifik oldugunu ve RAS/RAF/MEK sinyal yolaginin genel inhibisyonuna bagli olmadigini göstermistir. Ayrica MEKi, anti-CD4O ile ortak uyarilan insan türevli DC'lerin aktivasyonunu konsantrasyona bagli bir sekilde arttirmistir ve bu, MEKi'nin DC'ler üzerinde immünomodülatör bir etkiye sahip olabilecegini gösterir. Örnek 4: MEK inhibitörü ve anti-PD-Ll antikorlari ile gerçeklestirilen ortak tedavi, tümör büyümesini destekleyen Sitokinlerin serum seviyelerini düsürmüstür MEKi tedavisinin, T hücresini ve ortak uyarici varliginda DC aktivasyonunu arttirdigi yeni gözlem nedeniyle, MEKi G-38963, MEKi'nin anti-PD-Ll antikor tedavisinin anti-tümör etkilerini arttirip arttirmayacagini ve tümör tasiyan hayvanlarda sitokin seviyelerini modüle edip etmeyecegini belirlemek için anti-PD- Ll antikorlariyla kombinasyon halinde kullanilmistir. Bu deneylerde kullanilan anti-PD-Ll antikoru, insan PD-Ll'e karsi murin PD-Ll'i tanir. Kisaca, tedaviden 7 gün sonra, farelere anestezi uygulanmistir ve serum için farelerden retro-orbital olarak kan alinir. Sitokinlerin serum seviyelerinin analizi, BioRad Bio-Plex testi kullanilarak gerçeklestirilmistir ve immünosupresif sitokin IL-lO'un, hem melanom (Sekil 6A) hem de kolorektal (Sekil 6G) tümörler için in Vivo modellerde önemli ölçüde azaldigi tespit edilmistir. IL-lO seviyeleri, tek basina anti-PD-Ll antikoru veya MEKi tedavisi ile azalmistir, ancak MEKi ve anti-PD-Ll antikorlari ile gerçeklestirilen ortak tedavi ile büyük ölçüde azalmistir. Ayrica, tümör ilerlemesine rol oynadigi bilinen insan kemokin IL-8'in homologu olan murin kemokin KC'nin serum seviyeleri, hem melanom (Sekil 6B) ve kolorektal (Sekil 6D) tümörleri için in vivo modellerde, en büyük azalma MEKi ve anti-PD-Ll antikorlari ile gerçeklestirilen ortak tedavi ile indüklenmis olmakla birlikte büyük ölçüde azalmistir. Bu sonuçlar, anti-PD-Ll antikorlari ve MEKi ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavisinin, tümör büyümesini destekleyen sitokin salinimini inhibe ettigini gösterir. Örnek 5: MEK inhibisyonu, in vivo kolorektal tümörlerde anti- PD-Ll antikorlarinin anti-tümör aktivitesini arttirmistir MEKi'nin anti-PD-Ll antikorlarinin anti-tümör etkisini arttirip arttirmadigini belirlemek için, kolorektal tümörlere yönelik fare modelleri, kombinasyon tedavi ile tedavi edilmistir. Kisaca, fareler, tümör hücreleri ile subkütan yoldan inoküle edilmistir ve tümörlerin büyümesine izin verilmistir. Tümör tasiyan fareler, ortalama 200 mm3'lük (Sekil 7A) veya 450 mm3'lük (Sekil 7B) bir tümör` hacmine ulastiginda, fareler 4 tedavi grubundan birine rastgele atanmistir. Grup JJ intraperitoneal olarak :3 hafta boyunca haftada üç kez 10 mg/kg izotip kontrol antikoru (anti-gplZO, PRO ve oral olarak 21 gün boyunca her gün MCT kontrol araç verilmistir; Grup 2: intraperitoneal olarak üç hafta boyunca haftada üç kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikor olarak 3x/hafta x 3 seklinde lO mg/kg izotip kontrol antikoru (anti-gplZO, PRO ve oral olarak 21 gün boyunca her gün 75 mg/kg MEKi G-38963, verilmistir; Grup 4: intraperitoneal olarak 3 hafta boyunca haftada üç kez 10 mg/kg gün boyunca her gün 75 mg/kg MEKi G-38963 verilmistir. Fareler, tümör* büyümesi ve Vücut. agirligi degisiklikleri bakimindan izlenmistir. Erken (Sekil 7A) veya geç (Sekil 7B) müdahalede blokaji, tümör büyümesini önlemede tek ajanli bir tedavi olarak oldukça etkili olmustur; MEKi G-38963 ile gerçeklestirilen tedavi de, erken veya geç müdahalede tümör büyümesini önlemede tek ajanli bir tedavi olarak oldukça etkili ve anti-PD-Ll antikor tedavisi ile kiyaslanabilir olmustur. anti-PD-Ll antikorlari ve MEKi ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavisi, hem erken hem de geç müdahalede tümör büyümesini önemli ölçüde inhibe etmistir ve tek basina anti-PD-Ll antikorlari ve MEK tedavisinden önemli ölçüde daha etkili olmustur. Ayrica, tümör büyümesinin erken bir evresinde gerçeklestirilen ortak tedavi, sadece tümör büyümesinde önemli bir azalma ile sonuçlanmamis, ayni zamanda sürekli bir yanit göstermistir. Erken müdahale, en az 92 gün boyunca sürdürülen yaklasik %60'lik bir tam cevaba neden olmustur. Bu sonuçlar, MEKi'nin PD-Ll blokajinin anti- tümör aktivitesini arttirdigini ve böylece tümör büyümesini inhibe etmek için sinerjistik olarak anti-PD-Ll antikorlari ile çalistigini gösterir. MEKi'nin anti-PD-Ll antikorlarinin anti-tümör etkisini arttirip arttirmadigini belirlemek için, kolorektal tümörlere yönelik fare modelleri, iki farkli çalismada farkli bir MEK inhibitörü olan MEKi GDC-O973 kullanilarak kombinasyon tedavisi ile tedavi edilmistir. Birinci çalismada, disi BALE/c fareleri, 100 uL HBSS:matrigel içerisinde 100.000 CT26 murin kolorektal hücreler ile birlikte tek tarafli torasik bölgede subkütan olarak inoküle edilmistir. Fareler yaklasik 200 mm3'lük ortalama tümör hacmine ulastiginda, O. deney gününde dokuz farkli tedavi grubundan birine rastgele atanmistir ve 1. deney gününde tedavi baslatilmistir. 10 fareden olusan gruplara, 21 gün boyunca her gün 200 ul'lik bir hacimde asagidakiler verilmistir: Grup 1'e MCT araci verilmistir; Grup Z'ye 0,5 mg/kg GDC-O973 verilmistir; Grup 3'e 1,0 mg/kg GDC-0973 verilmistir; Grup 4'e verilmistir; Grup 6'ya 4,0 mg/kg GDC-O973 verilmistir; Grup Ikinci çalismada, disi BALB/c fareleri, 100 uL HBSS:matrigel içerisinde 100.000 CT26 murin kolorektal hücreler ile birlikte tek tarafli torasik bölgede subkütan olarak inoküle edilmistir. Fareler yaklasik 200 mm3'lük ortalama tümör hacmine ulastiginda, O. deney gününde alti farkli tedavi grubundan birine rastgele atanmistir ve 1. deney gününde tedavi baslatilmistir. 10 fareden olusan gruplar asagida verilmistir: Grup l'e, oral olarak 21 gün boyunca her gün 200 uL hacimde MCT araci ve intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg izotip kontrol antikoru (anti-gp verilmistir; Grup Z'ye, oral olarak 21 gün boyunca her gün 7,5 mg/kg GDC-O973 verilmistir; Grup 3'e, intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikoru PRO314483, LOT#5944,96 verilmistir; Grup 4'e, intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikoru PRO314483, GDC-O973 verilmistir; Grup 5'e, intraperitoneal olarak haftada oral olarak 21 gün boyunca her gün 3,0 mg/kg GDC-0973 verilmistir ve Grup 6'ya, intraperitoneal olarak haftada 3 kez olarak 21 gün boyunca her gün 6,0 mg/kg GDC-O973 verilmistir. efektörsüz bir Fc D265A/N297A ornatimi bulunan, MPDL328OA'nin insan degisken bölgesini ve IgGZA'nin murin sabit bölgesini içeren bir ters kimera idi. Her iki çalismada da fareler, tümör büyümesi ve vücut agirligi degisiklikleri bakimindan çalisma boyunca haftada iki ila üç kez olmak üzere izlenmistir. Tümör büyümesinin ölçülmesi için tümör hacmi, birbirlerine dik olan uzunluk ve genislik ölçümleriyle ile birlikte UltraCal-IV kaliperleri (Model 54- -111; Fred V. Fowler Company; Newton, MA) kullanilarak ölçülmüstür ve tümör hacmi asagidaki denklem, kullanilarak hesaplanmistir: Tümör Hacmi (mm3) = (Uzunluk x Genislik?) x 0,5 Vücut agirliklarinin ölçüsmesi için fareler, bir Adventura Pro AV812 tartisi (Ohaus Corporation; Pine Brook, NJ) kullanilarak tartilmistir. Vücut agirligi degisim yüzdesi asagidaki denklem kullanilarak hesaplanmistir: Vücut agirligi degisimi (%) = [(Agirlikkniwm - Agirlik& am)/Agirlikmgm] x 100 Veriler, R, versiyon 2.9.2 (R Development Core Team 2008; R Foundation for Statistical Computing; Viyana, Avustruya) kullanilarak analiz edilmistir ve karma modeller, nlme paketi, versiyon 3.1-96 (Pinheiro J ve dig-, R package version 3. 2009, 1-96) kullanilarak R içerisine uydurulmustur. Grafikler, Prism, Mac için versiyon 5.0b (GraphPad Software, Inc.; La Jolla, CA) kullanilarak. olusturulmustur. Ayni hayvanlardan zaman içinde alinan tekrarli tümör hacmi ölçümlerinin analiz edilmesi için karma. bir` modelleme yaklasimi kullanilmistir (Pinheiro J ve dig., Statistics and Computing, Springer. 2010). Bu yaklasimda, istatistiksel açidan rastgele kayip (missing at random (MAR)) olarak siniflandirilabilmesinden dolayi çalisma bitisinden önce hem tekrarlanan ölçümler hem de ilimli düsüsler ele alinmistir. Zamana ve doza göre 1092 (hacim)'de sabit etki degisiklikleri, zaman içindeki dogal kübik regresyon spline bazinin otomatik olarak belirlenen dogal spline baz ile etkilesiminin ve temel etkilerinin toplami olarak modellenmistir. Kesenler (intercepts) ve büyüme oranlari (egimler), hayvana göre rastgele degistigi varsayilmistir. Kontrol ile tedavi edilen grubun tümör büyüme inhibisyonunun yüzdesi (%TGI) olarak, kontrol ile tedavi edilen fareler hala çalismadayken kontrole göre ilgili tedavi grubu için günlük sabit egri altinda kalan alan (AUC) yüzdesi olarak asagidaki denklem kullanilarak hesaplanir: Tam Yanit (CR), tümör hacmi, çalisma boyunca herhangi bir zamanda Saptama Limitinin (LOD) altina, düsen münferit bir hayvan olarak tanimlanmistir. Kismi Yanit (PR), tümör hacmi, çalisma boyunca herhangi bir zamanda baslangiçtaki tümör hacminin %50'si oraninda azalan münferit bir hayvan olarak tanimlanmistir. Genel Yanit Orani (ORR), tam ve kismi yanitlarin toplami olarak tanimlanmistir. 5x Ilerleme Için Geçen Süre (TTPSX), bir grubun sabit tümör hacminin (yukarida tarif edilen karma modelli analiz temel alinarak) baslangiç hacminin 5 katinin üstüne çikmasi için geçen süre gün olarak tanimlanmistir ve en yakin yarim güne yuvarlanmis ve söz konusu grup için TTPSX olarak belirtilmistir. Ayni hayvanlardan alinan zaman içindeki vücut agirlik degisimlerinin tekrarli ölçümünün analiz edilmesi için dogrusal karma etki analizi de kullanilmistir. Artan konsantrasyonlarda MEKi GDC-O973 ile gerçeklestirilen tedavi, tedavi sonrasi 20. günde 7,5 mg/kg GDC-O973 tedavi grubunda görülen maksimum inhibisyonla tümör büyümesini baskilamistir (Sekil 8A, Tablo 2). Tablo 2. Artan dozlarda MEKi GDC-O973'e bagli olarak artmis Tedavi % TGI Anti-PD-Ll antikoru ve MEKi GDC-O973 ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavisi, tek basina anti-PD-Ll antikorlari veya MEKi GDC-O973 ile gerçeklestirilen tedaviye kiyasla daha uzun bir süre boyunca tümör büyümesinde artmis azalma göstermistir (Sekil 8B, Tablo 3). Ayrica, MEKi GDC-O973'ün. daha düsük konstantrasyonlari (1 mg/kg, 3 mg/kg ve 6 mg/kg), tek basina daha yüksek bir konsantrasyonda. (7,5 mg/kg) MEKi GDC-O973 kullanilmasina kiyasla anti-PD-Ll antikoruyla kombinasyon halinde kullanildiginda tümör büyümesini baskilamada daha etkili olmustur (Sekil 8A ve B, Tablo 3). Tablo 3. Anti-PD-Ll antikoru ve MEKi GDC-O973 kombinasyon tedavisinin etkinligi Tedavi %TGI (gün) %PR %CR Kontrol 0 12 0 0 anti-PD-Ll antikoru 78 24 20 0 anti-PD-Ll antikoru + anti-PD-Ll antikoru + anti-PD-Ll antikoru + GOOO39805), kolorektal tümörlere yönelik bir fare modelinde kombinasyon tedavisinde kullanildiginda anti-PD-Ll antikorlarinin anti-tümör etkisini arttirip arttirmadigini belirlemek için baska çalismalar yürütülmüstür. MEK inhibitörü G02443714 ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavide, disi BALB/c fareleri, 100 uL HBSS:matrigel içerisinde 100.000 CT26 murin kolorektal hücreler ile birlikte tek tarafli torasik bölgede subkütan olarak inoküle edilmistir. Fareler yaklasik 200 mm3'lük ortalama tümör hacmine ulastiginda, 0. deney gününde dört farkli tedavi grubundan birine rastgele atanmistir ve 1. deney gününde tedavi baslatilmistir. 10 fareden olusan gruplar asagida verilmistir: Grup l'e, oral olarak 21 gün boyunca her gün 200 uL hacimde MCT araci ve intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg izotip kontrol antikoru (anti-gplZO, PRO verilmistir; Grup 2'ye, oral olarak 21 gün boyunca her gün 25 mg/kg G02443714 verilmistir; Grup 3'e, intraperitoneal olarak LOT#5944,96 verilmistir ve Grup 4'e, intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikoru PRO314483, anti-PD-Ll ve/veya izotip kontrol antikorunun uygulanmasindan dört saat önce oral yoldan gavaj yoluyla verilmistir. MEK inhibitörü G02442104 ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavide, disi BALE/c fareleri, 100 uL HBSS:matrigel içerisinde 100.000 CT26 murin kolorektal hücreler ile birlikte tek tarafli torasik bölgede subkütan olarak inoküle edilmistir. Fareler yaklasik 200 mm3'lük ortalama tümör hacmine ulastiginda, 0. deney gününde dört farkli tedavi grubundan birine rastgele atanmistir ve 1. deney gününde tedavi baslatilmistir. 10 fareden olusan gruplar asagida verilmistir: Grup l'e, oral olarak 21 gün boyunca her gün 200 uL hacimde MCT araci ve intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg izotip kontrol antikoru (anti-gp verilmistir; Grup 2'ye, oral olarak 21 gün boyunca her gün 25 mg/kg G02442104 verilmistir; Grup 3'e, intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikoru PRO314483, LOT#5944,96 verilmistir ve Grup 4'e, intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikoru PRO314483, anti-PD-Ll ve/veya izotip kontrol antikorunun uygulanmasindan dört saat önce oral yoldan gavaj yoluyla verilmistir. MEK inhibitörü GOOO39805 ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavide, disi BALB/c fareleri, 100 uL HBSS:matrigel içerisinde 100.000 CT26 murin kolorektal hücreler ile birlikte tek tarafli torasik bölgede subkütan olarak inoküle edilmistir. Fareler yaklasik 200 mm3'lük ortalama tümör hacmine ulastiginda, O. deney gününde dört farkli tedavi grubundan birine rastgele atanmistir ve 1. deney gününde tedavi baslatilmistir. lO fareden olusan gruplar asagida verilmistir: Grup l'e, oral olarak 21 gün boyunca her gün 200 uL hacimde MCT araci ve intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg izotip kontrol antikoru (anti-gplZO, PRO verilmistir; Grup Z'ye, oral olarak 21 gün boyunca her gün 100 mg/kg G00039805 verilmistir; Grup 3'e, intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikoru PRO314483, LOT#5944,96 verilmistir ve Grup 4'e, intraperitoneal olarak haftada 3 kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikoru PRO314483, anti-PD-Ll ve/veya izotip kontrol antikorunun uygulanmasindan dört saat önce oral yoldan gavaj yoluyla verilmistir. kombinasyon çalismasinin hepsinde fareler, tümör büyümesi ve vücut agirligi degisiklikleri bakimindan çalisma boyunca haftada iki ila üç kez olmak üzere izlenmistir. Tümör büyümesinin ölçülmesi için tümör hacmi, birbirlerine dik olan uzunluk ve genislik ölçümleriyle ile birlikte UltraCal-IV kaliperleri (Model 54-10-111; Fred V. Fowler Company; Newton, MA) kullanilarak Ölçülmüstür ve tümör hacmi asagidaki denklem kullanilarak hesaplanmistir: Tümör Hacmi (mm3) = (Uzunluk x Genislikz) x 0,5 Vücut agirliklarinin ölçüsmesi için fareler, bir Adventura Pro AV812 tartisi (Ohaus Corporation; Pine Brook, NJ) kullanilarak tartilmistir. Vücut agirligi degisim yüzdesi asagidaki denklem kullanilarak hesaplanmistir: Vücut agirligi degisimi (%) = [(Agirlikmniwm - Agirlik& gün) /Aglrllk0.gün] X 100 Veriler, R, versiyon 2.9.2 (R Development Core Team 2008; R Foundation for Statistical Computing; Viyana, Avustruya) kullanilarak analiz edilmistir ve karma modeller, nlme paketi, versiyon 3.1-96 (Pinheiro J ve dig., R_package version 3. 2009, 1-96) kullanilarak R içerisine uydurulmustur. Grafikler, Prism, Mac için versiyon 5.0b (GraphPad Software, Inc.: La Jolla, CA) kullanilarak olusturulmustur. Ayni hayvanlardan zaman içinde alinan tekrarli tümör hacmi ölçümlerinin analiz edilmesi için karma. bir` modelleme yaklasimi kullanilmistir (Pinheiro J ve dig., Statistics and Computing, Springer. 2010). Bu yaklasimda, istatistiksel açidan rastgele kayip (missing at random (MAR)) olarak siniflandirilabilmesinden dolayi çalisma bitisinden önce hem tekrarlanan ölçümler hem de ilimli düsüsler ele alinmistir. Zamana ve doza göre logz (hacim)'de sabit etki degisiklikleri, zaman içindeki dogal kübik regresyon spline bazinin otomatik olarak belirlenen dogal spline baz ile etkilesiminin ve temel etkilerinin toplami olarak modellenmistir. Kesenler (intercepts) ve büyüme oranlari (egimler), hayvana göre rastgele degistigi varsayilmistir. Kontrol ile tedavi edilen grubun tümör büyüme inhibisyonunun yüzdesi (%TGI) olarak, kontrol ile tedavi edilen fareler hala çalismadayken kontrole göre ilgili tedavi grubu için günlük sabit egri altinda kalan alan (AUC) yüzdesi olarak asagidaki denklem kullanilarak hesaplanir: Tam Yanit (CR), tümör hacmi, çalisma boyunca herhangi bir zamanda Saptama Limitinin (LOD) altina düsen münferit bir hayvan olarak tanimlanmistir. Kismi Yanit (PR), tümör hacmi, çalisma boyunca herhangi bir zamanda baslangiçtaki tümör hacminin %SO'si oraninda azalan münferit bir hayvan olarak tanimlanmistir. Genel Yanit Orani (ORR), tam ve kismi yanitlarin toplami olarak tanimlanmistir. 5x Ilerleme Için Geçen Süre (TTP5X), bir grubun sabit tümör hacminin (yukarida tarif edilen karma modelli analiz temel alinarak) baslangiç hacminin 5 katinin üstüne çikmasi için geçen süre gün olarak tanimlanmistir ve en yakin yarim güne yuvarlanmis ve söz konusu grup için TTPSX olarak belirtilmistir. Ayni hayvanlardan alinan zaman içindeki vücut agirlik degisimlerinin tekrarli ölçümünün analiz edilmesi için dogrusal karma etki analizi de kullanilmistir. Anti-PD-Ll antikoru ve G02443714 ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavisi, 18. günde gözlemlenen %20'lik bir kismi yanit ile birlikte tek basina anti-PD-Ll antikorlari veya G024437l4 ile gerçeklestirilen tedaviye kiyasla daha uzun bir süre boyunca tümör büyümesindeki azalmanin artmasina neden olmustur (Sekil 9). Anti-PD-Ll antikoru ve G02442104 ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavisi de 37,5. günde gözlemlenen %40'lik bir kismi yanit ve %lO'luk tam yanit ile birlikte tek basina anti-PD-Ll antikorlari veya MEKi G02442104 ile gerçeklestirilen tedaviye kiyasla daha uzun bir süre boyunca tümör büyümesindeki azalmanin artmasina neden olmustur gerçeklestirilen kombinasyon tedavisi, 22. günde gözlemlenen antikorlari veya MEKi GOOO39805 ile gerçeklestirilen tedaviye kiyasla daha uzun bir süre boyunca tümör büyümesindeki azalmanin artmasina neden olmustur (Sekil 11). Bu sonuçlarin tamami, çesitli MEK inhibitörlerinin, tümör büyümesini inhibe etmek için anti-PD-Ll antikorlarinin anti-tümör aktivitesini arttirabildigini gösterir. Örnek 6: MEK inhibisyonu, in ViVO melanom tümörlerde anti-PD- L1 antikorlarinin anti-tümör aktivitesini arttirmistir MEKi'nin anti-PD-Ll antikorlarinin anti-tümör etkisini arttirip arttirmadigini belirlemek için, melanom. tümörlere yönelik fare modelleri, kombinasyon tedavi ile tedavi edilmistir. Kisaca, fareler, tümör hücreleri ile subkütan yoldan inoküle edilmistir ve tümörlerin büyümesine izin verilmistir. Tümör tasiyan fareler, ortalama 100-200 mm3'lük bir tümör hacmine ulastiginda, fareler 4 'tedavi grubundan birine rastgele atanmistir. Grup 1: intraperitoneal olarak üç hafta boyunca haftada üç kez 10 mg/kg izotip kontrol antikoru (anti-gp ve oral olarak 21 gün boyunca her gün MCT kontrol araç verilmistir; Grup 2: intraperitoneal olarak üç hafta boyunca haftada üç kez 10 mg/kg anti-PD-Ll intraperitoneal olarak üç hafta boyunca haftada üç kez 10 mg/kg izotip kontrol antikoru (anti-gplZO, PRO ve oral olarak 21 gün boyunca her gün 75 mg/kg MEKi G-38963, verilmistir; Grup 4: intraperitoneal olarak üç hafta boyunca haftada üç kez 10 mg/kg anti-PD-Ll antikoru PRO314483, MEKi G-38963 verilmistir. Fareler, tümör büyümesi ve vücut agirligi degisiklikleri bakimindan izlenmistir. Cloudman S91 (Sekil 12) melanom tümörlerinde PD-Ll'in anti-PD-Ll antikoru tek ajanli bir terapi olarak etkili olmustur. MEKi G-38963 ile gerçeklestirilen tedavi de, tümör büyümesini önlemede tek ajanli bir tedavi olarak oldukça etkili (Sekil 12) ve anti-PD- Ll antikor tedavisi ile kiyaslanabilir olmustur. Anti-PD-Ll antikorlari ve MEKi ile gerçeklestirilen kombinasyon tedavisi, her iki nelanom hücre hattinda da tümör büyümesini önemli ölçüde inhibe etmistir. Buna karsilik, kemoterapötik bir ajan olan Temodar, anti-PD-Ll antikorlari ile kombinasyon halinde kullanildiginda, anti-PD-Ll antikorlarinin anti-tümör aktivitesini inhibe etmistir (Sekil 13). T hücresi OX40 ortak uyarici molekülünü bloke eden bir antikor, MEK inhibitörü G- 38963 ile kombinasyon halinde kullanildiginda da benzer sonuçlar elde edilmistir (Sekil 14). Bu sonuçlar, MEKi'nin PD- L1 blokajinin anti-tümör aktivitesini spesifik olarak arttirdigini ve böylece melanom tümörü büyümesini inhibe etmek için sinerjistik olarak anti-PD-Ll antikorlari ile çalistigini gösterir. Örnek 7: MEK inhibitörü, PDL1 antikor aktivitesinden bagimsiz olarak dendritik hücrelerin aktivasyonunu arttirmistir Önceki çalismalar, MEK inhibisyonunun, yüzey PD-Ll'in asagi regülasyonu yoluyla immün fonksiyonunu arttirabilecegini göstermistir ve bu, MEKi'nin etkilerinin, PD-Ll ekspresyonundaki degisiklikler vasitasiyla aracilik edildigini gösterir. Artmis tümör immünojenisitesinin, MEK aktivasyonunun ardindan PD-Ll ekspresyonuna bagli olup olmadigini belirlemek için, dendritik hücrelerin aktivasyonu, tek basina MEKi GDC- 0973, tek basina anti-PD-Ll antikorlari (Fcgamma reseptörlerine etkili baglanmayi önlemek için bir Fc mutasyonu içeren fare IgGZa sabit sekanslarina kaynasmis MPDL328OA'nin degisken bölgelerinden olusan kimerik bir antikor) veya anti- PD-Ll antikorlari ile kombinasyon halinde MEKi ile tedavi edildigi karsilastirilmistir. Kisaca, fare kemik iligi hücreleri izole edilmis ve 7 gün boyunca 40ng/ml fare GM-CSF içeren kaplarda tedavi edilmis 10 cm doku disi kültür basina toplani 10 ml hacini için 2x106'da ekilmistir. Taze ortamin yarisi 2-3 günde bir degistirilmistir. Kültür ortami, %10 fetal sigir serumlu RPMI-1640, ZOuM HEPES, 55uM 2-mersatoetanol, 50ug/ml gentamisin ve Gibco: Gluta-MAX, sodyum piruvat, penisilin/streptomisindenden takviyelerinin 1:100 dilüsyonlari ve esansiyel olmayan amino asitlerdi. 7. günde tüm hücreler toplanmis, yikanmis ve ardindan 96 kuyucuklu düz tabanli bir plakada 100.000 hücre/kuyucuk oraninda ekilmistir. MEK inhibitörü GDC-O973, lüM'lik bir konsantrasyonda eklenmistir ve anti-PDLl insan/fare ters kimerasi veya anti- Ragweed fare IgG2a izotip kontrolü (Genentech PUR 22251), lOüg/ml'de eklenmistir. Her biri lpg/ml'lik nihai bir konsantrasyonda hücrelere eklenmeden Önce anti-CD4O klon FGK- 45 (Genentech lot 68020-62), bir saat süreyle oda sicakliginda keçi anti-Rat IgG Fc-gamma-reseptörü (Jackson ImmunoResearch) ile çapraz baglanmistir. 48 saatlik uyarilmadan sonra hücreler toplanmis ve 96 kuyücuklu V tabanli bir plakaya aktarilmistir. Örnekler, ilk önce Fc reseptörü (saflastirilmis anti- CD16/CD32, BD Biosciences, Bug/ml) ile bloke edilmis ve daha sonra I-A/I-E-FITC, H-ZDb/H-ZKb-biyotin (ardindan streptavidin-PE), CDllc-APC, CD86-FITC ve CD80-PE (hepsi BD Biosciences'a ait) ile boyanmistir Ölü hücrelerin ayiklanmasi için propidyum iyodür dahil edilmistir. Örnekler, bir BD FACSCaliber akis sitometresinde çalistirilmistir ve veriler FlowJo yazilimi (Tree Star, Inc.) kullanilarak analiz edilmistir. Tek basina fonksiyonel olarak bloke edici anti-PD- Ll antikorlari ile gerçeklestirilen tedavi, MCC-I'in DC yüzey ekspresyonunu ilimli bir sekilde arttirmistir (Sekil lSA), ancak DC yüzey aktivasyon markörleri MHC-II (Sekil 15B), CD80 (Sekil lSC) veya CD86 (Sekil 15D) ekspresyonunu indüklememistir. Buna karsilik MEKi tedavisi, MHC-ll, CD80 ve CD86 ve ayrica MHC-I ekspresyonunu arttirmistir. Ilginç bir sekilde MEKi ve anti-PD-Ll antikorlarinin kombinasyon tedavisi, tek basina MEKi'ye kiyasla DC yüzey aktivasyon markörlerini degistirmemistir. Ortak uyarici anti-CD4O antikorlarinin eklenmesi ile benzer sonuçlar elde edilmistir (Sekil lSE-H). Bu yeni bulgular, MEKi'nin PD-Ll ekspresyonu üzerindeki etkisinden bagimsiz olarak DC'lerin aktivasyonunu indükledigini gösterir. Bu sonuçlar birlikte, MEKi'nin, anti- PDL'den farkli mekanizmalari ile tümör immünojenisitesini arttirdigi ve anti-tümör immünitesinin en iyi sekilde gelistirilmesi için MEKi ve PD-Ll blokajinin birlestirilmesi için destek sagladigini gösterir. Örnek 8a: MEK testi (MEK aktivite testi) Böcek hücrelerinde eksprese edilen yapisal olarak aktive edilmis insan mutant MEKl, kinaz testinde 62,5nM'lik nihai bir konsantrasyonda enzimatik aktive kaynagi olarak kullanilir. Test, substrat olarak E.Coli'de üretilen rekombinant GST-ERKl kullanilarak SOpM ATP varliginda 30 dakika boyunca gerçeklestirilir. Substratin fosforilasyonu, Cisbio tarafindan saglanan HTRF reaktifleri kullanilarak tespit edilir ve ölçülür. Bunlar, allofosiyanin (XL665)'e konjuge edilmis bir anti-GST antikoru ve öropiyum-kriptat'a konjuge edilmis bir anti-fosfo (Thr202/Tyr204) ERK antikorundan olusur. Anti- fosfo antikor, Thr202 ve Tyr204'te ikili bir sekilde fosforolize edilmis ERKl'i tanir. Her iki antikor da ERKl'e baglandiginda (yani substrat fosforilize edildiginde), kriptattan allofosiyanine gerçeklesen enerji transferi, 340nm'de eksitasyonun ardindan meydana gelir ve bu, üretilen fosforilize substrat miktari ile orantili olarak floresansin yayilmasina neden olur. Floresans, çok kuyucuklu bir fluorimetre kullanilarak tespit edilir. Bilesikler, test tamponuna eklenmeden önce DMSO içinde seyreltilir ve deneyde nihai DMSO konsantrasyonu %l'dir. konsantrasyon olarak tanimlanir. ICm degerleri, XLfit yazilim paketi (versiyon 2.0.5) kullanilarak hesaplanir. Örnek 8b: MEK testi (MEK aktivite testi) Böcek hücrelerinde eksprese edilen yapisal olarak aktive edilmis insan mutant MEKl, kinaz testinde lSnM'lik nihai bir konsantrasyonda enzimatik aktive kaynagi olarak kullanilir. Test, substrat olarak E.Coli'de üretilen rekombinant GST-ERKl kullanilarak SOuM ATP varliginda 30 dakika boyunca gerçeklestirilir. Substratin fosforilasyonu, Cisbio tarafindan saglanan HTRF reaktifleri kullanilarak tespit edilir ve ölçülür. Bunlar, allofosiyanin (XL665)'e konjuge edilmis bir anti-GST antikoru ve öropiyum-kriptat'a konjuge edilmis bir anti-fosfo (Thr202/Tyr204) ERK antikorundan olusur. Bunlar, sirasiyla 4ug/ml ve 0,84ug/ml'lik nihai konsantrasyonlarda kullanilir. Anti-fosfo antikor, Thr202 ve Tyr204'te ikili bir sekilde fosforolize edilmis ERKl'i tanir. Her iki antikor da ERKl'e baglandiginda (yani substrat fosforilize edildiginde), kriptattan allofosiyanine gerçeklesen enerji transferi, 340nm'de eksitasyonun ardindan meydana gelir ve bu, üretilen fosforilize substrat miktari ile orantili olarak floresansin yayilmasina neden olur. Floresans, çok kuyucuklu bir fluorimetre kullanilarak tespit edilir. Bilesikler, test tamponuna eklenmeden önce DMSO içinde seyreltilir ve deneyde nihai DMSO konsantrasyonu %l'dir- konsantrasyon olarak tanimlanir. Icw degerleri, XLfit yazilim paketi (versiyon 2.0.5) kullanilarak hesaplanir. <110 <120 <130 <140 <141 <150 <151 <170 <210 <211 <212 <213 <220 <223 <220 <221 <222 <223 <400 <210 <211 SEKANS LISTESI GENENTECH, INC. F. HOFFMANN-LA ROCHE AG MAEACKER, Heather PD-l EKSENI BAGLAYICI ANTAGONISTLER VE MEK INHIBITÖRLERININ KULLANILDIGI KANSER TEDAVISINE YÖNELIK YÖNTEMLER Henüz atanmamis Burada eszamanli olarak sunulmus US 61/574,406 2011-08-01 Windows için FastSEQ Version 4.0 Yapay Sekans Sentetik Yapi VARYANT Xaa = Asp veya Gly Gly Phe Thr Phe Ser Xaa Ser Trp Ile His <212 <213 <220 Yapay Sekans <223 Sentetik Yapi <220 <221 VARYANT <222 4 <223 Xaa = Ser veya Leu <220 <221 VARYANT <222 10 <223 Xaa = Thr veya Ser <400 2 Ala Trp Ile Xaa Pro Tyr Gly Gly Ser Xaa Tyr Tyr Ala Asp Ser Val 1 5 10 15 <210 3 <211 9 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 3 Arg His Trp Pro Gly Gly Phe Asp Tyr <210 4 <211 25 <212 PRT <2l3 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 4 Glu Vai Gln Leu Val Glu Ser Giy Giy Giy Leu Vai Gln Pro Giy Giy 1 5 10 15 Ser Leu Arg Leu Ser Cys Ala Ala Ser <210 5 <211 13 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 5 Trp Val Arg Gln Ala Pro Gly Lys Gly Leu Glu Trp Val <210 6 <211 32 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 6 Arg Phe Thr Ile Ser Ala Asp Thr Ser Lys Asn Thr Ala Tyr Leu Gln 1 5 10 15 Met Asn Ser Leu Arg Ala Glu Asp Thr Ala Val Tyr Tyr Cys Ala Arg 25 30 <210 7 <211 ll <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 7 Trp Gly Gln Gly Thr Leu Val Thr Val Ser Ala <210 8 <211 11 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <220 <221 VARYANT <222 Arg Ala Ser Gln Xaa Xaa Xaa Thr Xaa Xaa Ala <223 Xaa = Asp veya <220 <221 VARYANT <222 6 <223 Xaa = Val veya <220 <22l VARYANT <222 7 <223 Xaa : Ser veya <220 <221 VARYANT <222 9 <223 Xaa = Ala veya <220 <221 VARYANT <222 10 <223 Xaa = Val veya <400 8 <210 9 <211 7 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <220 <221 VARYANT <222 4 <223 Xaa = Phe veya <220 Xaa = Tyr veya Ala Phe veya Ser Phe veya Trp Ala, Thr, Gly, Phe veya Ile Pro, Thr veya Ile <221 VARYANT <222 6 <223 <400 9 <210 10 <211 9 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <220 <221 VARYANT <222 3 <223 Xaa = Tyr, <220 <221 VARYANT <222 4 <223 Xaa = Leu, <220 <221 VARYANT <222 5 <223 Xaa = Tyr, <220 <221 VARYANT <222 6 <223 Xaa = His, <220 <221 VARYANT <222 8 <223 Xaa = Ala, Arg, Pro veya Thr <400 10 Gln Gln Xaa Xaa Xaa Xaa Pro Xaa Thr <210 11 <211 23 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 11 Asp Ile Gln Met Thr Gln Ser Pro Ser Ser Leu Ser Ala Ser Val Gly 1 5 10 15 <210 12 <211 15 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 12 Trp Tyr Gln Gln Lys Pro Gly Lys Ala Pro Lys Leu Leu Ile Tyr 1 5 10 15 <210 13 <211 32 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 13 Gly Val Pro Ser Arg Phe Ser Gly Ser Gly Ser Gly Thr Asp Phe Thr 1 5 10 15 Leu Thr Ile Ser Ser Leu Gln Pro Glu Asp Phe Ala Thr Tyr Tyr Cys 25 30 <210 14 <211 11 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 14 Phe Gly Gln Gly Thr Lys Val Glu Ile Lys Arg <210 15 <211 10 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 15 Gly Phe Thr Phe Ser Asp Ser Trp Ile His <210 16 <211 18 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 16 Ala Trp Ile Ser Pro Tyr Gly Gly Ser Thr Tyr Tyr Ala Asp Ser Val 1 5 10 15 <210 17 <211 11 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 17 Arg Ala Ser Gln Asp Val Ser Thr Ala Vai Ala <210 18 <211 7 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 18 <210 19 <211 9 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 19 Gln Gln Tyr Leu Tyr His Pro Ala Thr <210 20 <211 118 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 20 Ala TrpLys Gly <210 <211 <212 <213 <220 <223 <400 <210 <211 <212 <213 <220 <223 <400 Arg Leu Ser Cys Ala AlaHis Trp Val Arg Gln Ala Yapay Sekans Sentetik Yapi Val Thr Ile Thr Cys ArgTrp Tyr Gln Gln Lys Pro Ala Ser Phe Leu Tyr SerSer Gly Thr Asp Phe ThrPhe Ala Thr Tyr Tyr CysGly Gln Gly Thr Lys Val Yapay Sekans Sentetik Yapi ProAla <210 <211 <212 <213 <220 <223 <400 Sekans Sentetik Yapi <210 <211 <212 <213 <220 <223 <400 Sekans Sentetik Yapi Trp Gly Gln Gly Thr Leu Val Thr Val Ser Ser <210 25 <211 ll <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 25 <210 26 <211 448 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 26 Glu Val Gln Leu Val Glu Ser Gly Gly Gly Leu Val Gln Pro Gly Gly <210 27 <211 214 <212 PRT <213 Yapay Sekans <220 <223 Sentetik Yapi <400 27 TR TR TR TR TR TR TR TR